'Sanatçı aktivist ve dalga geçici olmalı'
Kardeş Türküler, Arto Tunçboyacıyan ile bir araya gelişlerini ve konserlerini anlattı...
GAZETE HABERTÜRK / PINAR TARCAN
Bu albümün temelleri nasıl atıldı nasıl bir araya geldiniz? Bu kez biraz uzun bir ara verdiniz.
Vedat Yıldırım: Biz aslında yaklaşık 6 yıl ara verdik “Bahar” albümünden sonra. O arada bir Kardeş Türküler kitabı çıkardık. Bir de böyle daha farklı projeler oldu. Kardeş Türküler biliyorsunuz birçok dilden şarkı okuyor. Arto Tunçboyacıyan ile yollarımız kesişti. İlk, Hrant Dink’in anmasında bir araya gelmiştik. Sonra, belli yerlerde karşılaştık yine. Kuruçeşme Arena’da iki üç sene önce birlikte sahne aldık. Oradan bir ilişkimiz başladı. Geleneksel müzik dünyasını hem sound olarak hem içerik olarak güncellemek isteyen iki grup, Arto Tunçboyacıyan ve Kardeş Türküler. O yüzden, bir araya geldik ve “Çocuk (h)aklı” diye bir çocuğumuz oldu.
Arto Tunçboyacıyan, hem sound hem fikir anlamında Kardeş Türküler ile nasıl bir birlikteliğe girdi?
Vedat Yıldırım: Arto popüler müzikten gelmiş, aynı zamanda Sezen Aksu’nun mutfağında olan bir isim. Cazdan geleneksel müziklere kadar çok geniş bir müzikal yelpazesi ve birikimi var. O yüzden bize katkısı çok oldu. Deneyim aktarma olsun, kayıt süreci olsun...
“Çocuk (h)aklı”, oyunlu bir albüm ismi. Kimin fikriydi?
Ayhan Akkaya: Biz geçen sene birtakım çalışmalar yapmıştık. Orada zaman içerisinde şekillenen şeyler oldu. Örneğin Karagümrük’te bir atölye yapmıştık, orada çocuklarla çalışıyorduk. Gelen repertuvar önerilerinde falan, onlar daha fazla öne çıkmaya başladı. Stüdyoda bir gün kayıt yaparken, dışarıdan bir arkadaşımızın böyle bir önerisi oldu: Çocuk (h)aklı, çocuk aklı. Hem repertuvarda hem yaptığımız şarkılarda o temadan çok şarkı var. O temaları işleyerek birtakım yerlere de dokunduk.
Ve 23 Nisan’da albümün ilk konserini Diyarbakır’da verdiniz? Nasıldı Diyarbakır konseri?
Ayhan Akkaya: Oradaki çocuklar çok farklılar. Onların farklı bir dünyaları var. Hem onlara jest oldu. Onların sıkıntıları da çok farklı, o bölgede yaşayan çocukların sıkıntıları. Manidar oldu o yüzden.
Kardeş Türküler’in çeşitli kökenlerden çok hayranı ve dinleyeni var. Etnik tınılar, sözler... Bunların ne kadar payı olduğunu düşünüyorsunuz bunda?
Ayhan Akkaya: Herkes kendinden bir şey buluyor. Karadenizli de olsa, Kürt de olsa. Biz elimizden geldiği kadar bunu samimi bir şekilde yapmaya çalışıyoruz bunu. Elimizden geldiğince çoğunlukçu bir şekilde yapmaya çalışıyoruz. Her kesimden bir seyirci profilimiz var. Yapılan işlerin iyi yapılmaya çalışılmasından da bir etki var.
'KÜLTÜRLERİ BİR ARAYA GETİRİYORUZ'
Albümün girişinde bir söz var “Her çocuk biraz eşkıya biraz umuttur”. Neden biraz eşkıya biraz umuttur?
Vedat Yıldırım: Hopa’da mesela Başbakan “eşkıya” deyince “Hepimiz eşkıyayız” pankartını açtılar. O asilik çocuklarda da var. Kral çıplak diyebiliyorlar, büyükler diyemiyor mesela.
Ayhan Akkaya: Şimdi internet çıktı mesafeler kısaldı. Her şey yönlendirilebiliyor. Sanki belli bir yerde yaşayan belli insanlar teröristler. Eşkıya kelimesi mesela... Bunlar hep böyle negatif anlamda kullanılıyor.
Bunca yıl, bunca konser. Hafızanızda özellikle yer eden konserler hangileri?
Ayhan Akkaya: Biz ilk başta İstanbul, Ankara, İzmir’de turne yapıyorduk. 2000 yılında ilk Doğu turuna çıkmıştık. Doğu turundaki ilk konserlerimizi unutamam.
Vedat Yıldırım: Batman, Hatay Antakya konserleri de güzeldir.
'SORUN ÇOK'
Kardeş Türküler, aynı zamanda görüşlerini sık sık dile getiren bir grup...
Vedat Yıldırım: Siyaset cenderesinden kurtulamıyoruz. Şimdi seçimler oldu. Büyüklerimiz derler ya, bakalım büyükler ne yaptılar. Bir kere bürokrasi, en büyük problemlerden biri. O çok büyük problem. Bizim çocuklaşmamız anlamında. Kültür-sanat anlamında da çok sorunlar var. Gerçekten dalga geçen eserler yapmak lazım, aktivist olmak lazım. Farklı bir eylem olduğunda katılmak lazım. Dayanışmak lazım.
Ayhan Akkaya: Kardeş Türküler’in çıkış noktası Türkiye’deki barış ortamının bozulması. Biz çok farklı kültürleri bir araya getiriyoruz ama biz yeterli değiliz.