Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Mehmet AÇAR / HT MAGAZİN

        macar@htmagazin.com.tr

        İki yıl önce gösterime giren “Liseli Polisler”in (21 Jump Street) devamı niteliğindeki “Liseli Polisler 2” (22 Jump Street) gösterime girdi. İlk filmin polis kahramanları Schmidt (Jonah Hill) ve Jenko (Channing Tatum) yine gizli bir görev için bu kez üniversiteli oluyorlar.

        2012 yazında seyrettiğimiz “Liseli Polisler” (21 Jump Street), 1987 – 1991 yılları arasında yayınlanmış aynı adlı TV dizisinden yapılan serbest bir uyarlamaydı. Özel bir görev için yeniden liseli olan Schmidt (Jonah Hill) ve Jenko (Channing Tatum), hem ergenlik çağlarıyla yeniden hesaplaşıyor hem de sıkı dost oluyorlardı. İlginç olan, gerçek lise yıllarında Schmidt “inekler”, Jenko “popülerler” grubundayken, gizli görev sırasında rollerin değişmesiydi... Yeni filmde ise özlerine dönüyorlar. Jenko, üniversitede sporcu erkekler grubundaki yerini alırken, Schmidt sanatçıların arasına karışıyor. Ama öykünün belkemiği bu “ayrı dünyalar meselesi”nden ziyade, arkadaşlıklarının yaşadığı kriz üzerine kurulu. Jenko, futbol takımındaki Zook (Wyatt Russell) ile adeta “ruh ikizi”ni buluyor ve Schmidt’ten uzaklaşıyor. Schmidt’in payına ise yalnızlık ve kıskançlık düşüyor. Senaryonun ironik bir şekilde romantik komedi gibi yazıldığını, âşık çiftlerin yerini bu kez iki erkek arkadaşın aldığını fark etmemek mümkün değil. Schmidt’in kaprisleri, arkadaşlığı yeniden kurmak için gösterdiği çabalar, Jenko’nun Zook ve Schmidt arasındaki kararsızlıkları, filmi tuhaf bir romantik komedi parodisine dönüştürüyor. Aralarında geçen birçok diyalog romantik komedi filmlerinden kes–yapıştır yöntemiyle alınmış gibi duruyor. Ama filmin tüm mizah anlayışının bu incelikli parodiye yaslandığı söylenemez. İlk filmi de yöneten Phil Lord – Christopher Miller ikilisi, karakterlerin karşılıklı uzun uzun konuştuğu sözel bir mizaha ağırlık veriyorlar daha çok. Burada Jonah Hill kadar renkli yan karakterlerden de destek alıyorlar. Bunların arasında, kişilikleri de tıpatıp aynı olan ikizler (Kenneth ve Keith Lucas) ya da Jillian Bell tarafından canlandırılan “arıza sarışın” Mercedes’in ayrı bir yeri olduğunu söyleyelim. İlk filmden tanıdığımız Yüzbaşı Dickson (Ice Cube) karakterinin geçirdiği sinir krizlerinin filmin mizahına katkısı ise azımsanamaz.

        JENKO’NUN SEÇİMİ

        Hollywood komedi filmlerinin çoğu gibi “Liseli Polisler 2” de basit bir ana fikir etrafında dönüyor ve arkadaşlığı sorguluyor. Jenko mükemmel uyum sağladığı, kendisine benzeyen Zook’u mu, yoksa neredeyse zıt özelliklere sahip olduğu, uyumsuzluk yaşadığı Schmidt’i mi tercih edecek? Bu soru filmin dramatik yapısının gizli lokomotifi. Görünürde ise ilk filmde olduğu gibi yine bir uyuşturucu soruşturması ve gevşekçe akıp giden bir polisiye öykü var. Finale doğru aksiyon, çatışma ve takip sahnelerinin sayısı giderek artıyor. Ama bunlar filme renk ve tempo getirmenin dışında pek önem taşımıyorlar. “Liseli Polisler 2”nin amacı seyirciyi heyecanlandırmaktan ziyade güldürmek ve bunu da belirli ölçülerde başarıyor. Son olarak, film bitince koltuklarınızdan kalkmamanızı ve gelecekteki olası devam filmlerinden sahneler içeren bölümleri seyretmenizi tavsiye ederim.

        Filmin notu 6

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ