Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Emirgan Parkı, adını Osmanlı İmparatorluğu'nun bir çağına (1718-1730) veren geleneksel çiçek olan lale ile yakından ilişkilidir. 1960'larda Emirgan Parkı'nda özel bir bahçe kuruldu. 2005 yılından bu yana her Nisan ayında Uluslararası Lale Festivali düzenleniyor ve bu renkli çiçekler parkı daha da çekici hale getiriyor. Şimdi bu özel parkı daha yakından tanıyalım. İşte Emirgan Korusu gezi rehberi ve lale festivali etkinliği....

EMİRGAN KORUSU NEREDE? EMİRGAN'A NASIL GİDİLİR?

Emirgan Korusu'na toplu taşıma araçlarıyla ulaşmak için İETT'nin sahil yolundan Sarıyer’e giden bütün otobüslerini kullanabilirsiniz. Emirgan durağında indikten sonra yürüyerek kolayca ulaşılabiliyor.

- İstinye, Bahçeköy, Sarıyer yönünden gelmek isteyenler; 25E, 42T, 40T numaralı otobüsleri,

- Kabataş yönünden gelmek isteyenler; 25E, 40T, 22RE numaralı otobüsleri,

- Mecidiyeköy yönünden gelmek isteyenler; 29Ş numaralı otobüsleri,

- Zincirlikuyu yönünden gelmek isteyenler; 40B numaralı otobüsleri kullanarak Emirgan Korusu'na ulaşım sağlayabilirler.

Ayrıca; Taksim’den 40, 42T, 40T otobüslerinden biriyle çok kısa bir sürede Emirgan Korusu’na ulaşabilirsiniz.

Yine Mecidiyeköy’den 4.Levend’e ulaştıktan sonra, EL2 numaralı otobüslere binerek ulaşabilirsiniz.

Ve de İstinye İskele’den 40 numaralı otobüse binerek Emirgan’a ulaşmak mümkün.

 

Özel araç kullananlar Emirgan Korusu'na nasıl gidebilir?

Özel araç tercih edenler yine Sarıyer sahil yolu ile Beşiktaş yönünden Emirgan’a geldiklerinde Sakıp Sabancı Caddesi’ndeki tabelaları takip ederek Emirgan Korusu’na ulaşabilirler.

Anadolu yakasından gelecekler, Kadıköy’den vapurla, Üsküdar’dan da motor ve vapurla Beşiktaş’a geçip yukarıda saydığımız otobüslerden biriyle Emirgan Korusu'na varabilirler.

LALE FESTİVALİ HAKKINDA

13. İstanbul Lale Festivali, Emirgan Korusu ve Göztepe 60. Yıl Parkı'nda gerçekleştiriliyor. Festival kapsamında dünyanın en büyük lale halısı, Sultanahmet Meydanı'nda hayat buluyor. Festivalin düzenlendiği yerlerden tarihi Emirgan Korusu, İstanbul'daki en büyük halka açık parklardan biridir.

Emirgan Korusu, İstanbul'un nefes alan ve şehirde doğayı arayanlar için, 120 farklı türden ağacın bulunduğu yeşillikler içerisinde sakin, eşsiz güzellikte bir gezi ve dinlenme yeridir.

EMİRGAN KORUSU LALE FESTİVALİ ETKİNLİKLERİ

Emirgan Korusu'ndaki etkinlikler 1-30 Nisan tarihleri arasında gerçekleştiriliyor ve etkinlik saatleri de 11:00-19:00 arası.

- Yerli Müzik Gruplarının Performansları
- Ebru Sanatçılarının Performansları
- Ressamların Performansları
- Kaligrafi Sanatçılarının Performansları
- Cam Üfleme Sanatı Performansı
- Kadın Koordinasyon Merkezi Lale Temalı Ürünler Sergisi
- İSMEK Geleneksel Türk Sanatlarında Lale Sergisi
- İSMEK Lale Temalı Ürünler Satış Noktası
- Lale Heykelleri Sergisi
- Lale Festivali Kronolojik Fotoğraf Sergisi
- Canlı Lale Satış Noktaları
- Lale Fotoğraf Çekim Noktası

EMİRGAN'IN TARİHİ VE EMİRGAN KOROSUNDA GÖRÜLMESİ GEREKENLER

1635 yılında Revan'ı kuşatan IV. Murat, kuşatma sırasında Revan Kalesi’ni direniş göstermeden teslim eden Safevi Pers komutanı Emir Gûne Han'a Emirgan'ı bağışlayarak burada ikamet etmesine izin verir. Bundan sonra da bu bölgenin adı Emirgan olarak anılmaya başlar. Emirgan Korusu daha sonraları, 1861 ile 1871 yılları arasında padişahlık yapan Sultan Abdülaziz tarafından, dönemin Mısır Valisi İsmail Paşa'ya verilmiştir. İsmail Paşa da 1871-1878 yılları arasında, korunun içine, Sarı Köşk, Pembe Köşk ve Beyaz Köşk’ü yaptırmıştır. 1943 yılında tamamen halkın kullanımına açılan Emirgan Korusu’nun içindeki köşkler bugün belediye tarafından işletiliyor.

Sarı Köşk: 1871-1878 yılları arasında av köşkü ve misafir evi olarak inşa edilen büyük bir ahşap konaktır. Parkın merkezinde yer alan ve Boğaz'a bakan iki katlı köşk, 400 metrekarelik bir alan üzerine inşa edilmiştir. Alt katta dört oda, bir salon ve bir mutfak, üst katta ise üç oda ve bir salondan oluşmaktadır. Yerleşim düzeni, geleneksel Osmanlı evinin mimarisini, birçok oturma odasının çevrelediği bir salon ile yansıtmaktadır. Tavandaki ve duvarlardaki süslemeler, Mimar Sarkis Balyan'ın eseridir. Tavanlar yağlı boyalı çiçek figürleri, olağanüstü oymalar ile cepheler zenginleştirilmiştir. Yüksek kapı ve pencerelerin yanı sıra parlak renklerdeki iç dekorasyonlar da o dönemin ihtişamını yansıtmaktadır. 1980'lerin başında antikalarla döşenmiş ve bir kafeterya olarak halka açılmıştır.

Pembe Köşk: İki katlı, tipik bir Osmanlı evidir. Dış cephesinin orijinal pembe renginden sonra isimlendirilen köşk, tarihinin ihtişamını güzel süslemelerle yansıtmaktadır. Köşk kafeterya olarak kullanılmakta ayrıca özel kutlamalar ve düğün törenleri yapılmaktadır.

Beyaz Köşk: Sarı Köşk'e sadece 150 metre uzaktaki üçüncü köşktür. İki katlı ahşap bina neo-klasik tarzı hatırlatıyor. Köşk, gündüzleri kafeterya, akşamları ise Türk-Osmanlı mutfağının seçkin yemeklerinin sunulduğu restoran olarak kullanılmaktadır.