Bugün Anneler Günü... Yani kelimelerle tarifi çok zor olan annelerimizin en özel günü. Ben de bugün bir dönem podyumlarda fırtınalar estiren ve sonra aniden anne olmaya karar veren Deniz Akkaya'nın kapısını çaldım. Deniz cesur bir anne. Çünkü kızını tek başına büyütüyor. Maddi-manevi her şeyi ile tek başına ilgileniyor. Bu röportajı yaptığımız gün Ayşe'nin babası Efe Önbilgin, Deniz Akkaya'ya hediye ettiği arabayı almak için mahkemeye vermişti. Sonuç mu? Deniz, "Bugün benim kızımla özel günüm. Bugün sadece ben ve Ayşe varız. Her zaman olduğu gibi" diyerek doğum anından bugüne dek tek başına gö-ğüslediği hayatı içtenlikle anlattı. Usta fotoğrafçı Lara Sayılgan'ın evinde Ayşe ve Deniz ile buluşmayı beklerken çok heyecanlıydım. Ayşe çiçekli elbisesi ile gülücükler dağıtarak geldi. Her şeyin farkındaydı ve bizi hiç yormadan, üzmeden en güzel pozları 'Ne sandınız, ben Deniz Akkaya'nın kızıyım' edasıyla verdi. Bu röportajda baba yok. Sadece anne ve kızı var. Bir annenin tek başına ayakta kalıp bir çocuk büyütmesinin hikâyesini okuyacaksınız. Tüm annelerin Anneler Günü'nü kutluyorum. Ve size keyifli güzel bir gün diliyorum. Ben uzun süredir hiçbir çekim ve röportajdan bu kadar keyif almamıştım. Umarım siz de okurken çok keyif alırsınız.
HT MAG / Esin ÖVET
*** Neler hissediyorsun?
Bugün benim ilk Anneler Günü'm. İlk kez yaşadığım duygu olduğu için tarifi çok zor. Ayşe ile birlikte hayatımda yeni bir dönem açıldı. Bambaşka hormonlar, dostluklarım, hayata bakış açım, her şeyim değişti. Anne olduktan sonra insanlar bu cümleleri çok sarfedermiş. Ama bunlar içten sözler. Bir kere bencil bir insan olmaktan vazgeçmeye karar verdikten sonra anne olmak lazım. Artık 'ben değil, biz' demeye başlamak lazım.