Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

İstanbul’da yaşayan uluslararası ilişkiler öğrencisi T.Y., 23 yaşında genç bir kadın. İddiaya göre 4 yıllık ilişkisini bitirdiği 22 yaşındaki A.O.K. ona hayatını zindan etti. İşletme öğrencisi olan eski sevgilinin barışma isteğini reddeden T.Y., “Toprak olacaksın. Gebereceksin” mesajlarının ardından, “Elimde fotoğrafların var” diye şantaja da maruz kaldı. Genç kadın, 26 Şubat’ta eski sevgilisiyle konuşmak istedi. A.O.K., otomobilinde buluştuğu genç kadının ‘Barışmak istemiyorum’ sözü üzerine ise dehşet saçtı. Önce genç kadına yumruk atan, boğazını sıkıp bıçak çeken A.O.K., araçtan inip kaçmak isteyen T.Y.’nin kafasını defalarca kaldırıma vurdu. Çığlıklarını polisler duydu. Yüzü kanlar içinde kalan, burnu kırılan genç kadın, darp raporunun ardından uzaklaştırma kararı da aldırdı.

A.O.K. ise eski kız arkadaşından cep telefonunu geri almak istediğini, topuklu ayakkabı giyen T.Y. ile birlikte yere düştüklerini öne sürdü. T.Y.’nin takıntılı olduğunu ifade eden A.O.K., dosyaya giren tehdit ve şantaj mesajlarına rağmen “Asıl şikâyetçi benim, hayatımdan endişe ediyorum” dedi.

Savcılık ‘kasten yaralama’, ‘şantaj’, ‘tehdit’, ‘hakaret’ ve ‘özel hayatın gizliliğini ihlal’ suçlarından şüphelinin tutuklanmasını talep etti. Mahkeme ise ‘suçun şüpheli lehine değişme ihtimali’ nedeniyle adli kontrolle serbest bıraktı.

‘ADALETE GÜVEN...’

Gazete Habertürk'ten Arzu Kaya'nın haberine göre savcı, karara itirazında kadına şiddet ve yargının tutumu konusunda çarpıcı ifadelere yer verdi: “Ülkemizde son yıllarda kadına şiddet arttı. Kamuoyunun gözünde yasaların yetersiz kaldığı ve suç işleyenlerin elini kolunu sallayarak dolaştığı izleniminin artarak yargıya da güvenin azalmasına sebebiyet verildi. Darbın raporla kanıtlanmasına rağmen adli kontrol verilmesi, yargıdan beklenenleri karşılayamaz. Basit yaralama suçu dahi medyada haber olması üzerine tutuklamalar yapıldı. Bu olayda tutuklama şartı gerçekleştiği halde delillerin takdirinde hata yapıldı.” Ancak mahkeme ve sonrasında üst mahkeme de itirazın reddine hükmetti.

Soruşturmayı yürüten Anadolu Başsavcılığı, şüphelinin evinde arama yapılması ve cep telefonuna el konulmasını talep etti.

Burnu kırılan, yüzü ve alnında şiddetin korkunç izlerini taşıyan T.Y.’nın fotoğrafları dava dosyasına da girdi.

‘HAYATIM TEHLİKEDE’

Savcılıkta ifade veren T.Y., şüphelinin yurtdışına kaçacağı yönünde duyum aldığını belirterek, “Dövüldüm, tehdit ve şantaja uğradım. Hayatım tehlikede. Yalnız dışarı çıkmaya korkuyorum” dedi. Mahkemeden aldığı uzaklaştırma kararı nedeniyle şüphelinin kendisini aramadığını söyleyen genç kadın, ancak arkadaşlarının barıştırmak için kendisini aradığını ifade etti. Habertürk’e konuşan T.Y. “Adalet, hak yerini bulsun istiyorum. Sapkın kişilerin tutuklandığı temiz bir ülke istiyorum. Sesimi duysunlar. İlla ölmem mi gerek?” diye sordu.

A.O.K: TACİZ VE SALDIRILARA MARUZ KALAN BENİM

Bu iddiaların ardından bir açıklama yapan A.O.K. saldırıya uğrayanın kendisi olduğunu belirterek soruşturmanın sürdüğünü kaydetti. A.O.K.'nin açıklaması şöyle:

2015 yılında T.Y’nin beni instagram üzerinde eklemesiyle tanıştık ve ilerleyen zamanlarda birbirimizi daha yakından tanımaya başladık. Yaklaşık 2-3 ay sonra T.Y’nin takıntılı ve sorunlu bir insan olduğunu fark ederek, kendisiyle olan bu tanıma sürecine ve flörtüme son verdim. Fakat T.Y’yi, istemememe ve defalarca uyarmama rağmen, mesaj atarak, arayarak ve takip ederek sürekli beni taciz etmeye devam etmiştir.(Araçla beni takip ettiği görüntüleri dahi vardır.) Arkadaşlarımla üniversite sınavlarının bitişini kutladığım yere gelerek bilinçli bir şekilde bana ve arkadaşlarıma saldırmıştır, bunun neticesinde İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açtım, sonraki süreçte T.Y’nin ısrarları ve ailesinin/babasının haberi olursa sıkıntı yaşayacağını ifade etmesi üzerine, şikayetimi geri çektim.

Özetle olayın olduğu gece T.Y, Sarıyer’de ikamet etmesine karşın Acıbadem’de bulunan evime gelmiş, fakat daha önceden T.Y aynı hareketlerde bulunduğundan dolayı SiteGüvenlik görevlilerine kendisinin içeriye alınmaması konusunda talimat verildiğim için içeri alınmamıştır. Tacizkar mesajları ve aramaları üzerine T.Y’yi uzaklaştırmak ve sakinleştirmek amacıyla aracıma aldım ve tekrar beni rahatsız etmemesini söyledim. Orta konsolda duran cep telefonumu zorla alan T.Y, araçtan inerek telefonu hem araca hem kaldırım refujlarına vurmaya başlamıştır. T.Y, ısrarla telefonumu istememe rağmen telefonumu vermemeye devam etmiş, hatta bunu önleyici hareketlerde bulunmuştur. T.Y’nin telefonu kaçırmaya başlamasıyla, telefonunu kaçırmaması için peşinden koşmaya başladığım sırada T.Y, yere takılarak düşmüştür. Tahmin ediyorum ki çok yakın geçmişte, dudak ve yüzüne yaptırdığı botoks nedeniyle düşmesinin de etkisiyle yüzünde yaralanma olmuştur.Kendisine herhangi bir darbem, fiske bile vurmam söz konusu değildir.(Buna dair kamera kayıtları mevcut olup mahkeme ve savcılığa verilmiştir.)Bunun üzerine yardım amacıyla, düşmenin etkisiyle yüzünde kanama meydana gelen T.Y’yi, hastaneye götürmek için aracıma aldım. Bu sırada polisler geldi. Tüm anlattıklarım Allah’tan site kameralarınca kayda alınmış.(Tüm bu yaşananlar, kamera kayıtlarıyla sabit olup, savcılık ve mahkemeye verilmiştir.)

Mevcut olaya ilişkin anlatılanların aksine T.Y’nin taciz ve hukuk dışı saldırılarına maruz kalan benim. Kendisi 2 sene önce dedemin cenazesine kadar gelmiş, burada dahi tanıkların önünde tarafıma saldırmıştır.(Buna dair cep telefonuyla çekilmiş görüntüleri savcılığa ve mahkemeye sundum.)

3 farklı sitenin kamera kayıtları, whatsapp konuşmaları ve mesajları, tanık beyanları vb. durumu aydınlatması, soruşturmayı yürüten Savcılığın kararı ile evimde yapılan aramada ve telefonumda hiçbir suç unsuruna rastlanmaması gibi; mevcut deliller ve soruşturma dosyasına sunulan kanıtlar nedeniyle yetkili Mahkemece adli kontrol şartı ile serbest bırakıldım.

Tüm bu açıkladığım sebeplerle, “Erkek Şiddetine İsyan Ve İtiraz”, “Ölmem mi gerekiyor” şeklinde Kamuoyuna sunulmasını sağlayan bilgiler; gerçeklere ve yargılama dosyasında bulunan delillere tamamen aykırı olarak, sizleri ve kamuoyunu yanıltmak gayesiyle T.Y tarafından yanlış, eksik ve manipülasyon amacıyla aktarılmıştır.

Kamuoyunun; son süreçte kadına, çocuğa, çevreye, hayvanlara, yaşanan saldırı ve tehditlere oluşan haklı hassasiyetini suistimal eder şekildeki haber kaynağının verdiği bilgiler gerçeği yansıtmayıp; yanlış bilgiler veren T.Y hakkında Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılmış 2018/50311 Hazırlık No’lu şikayetim sonucu, T.Y tarafından ika edilen “Nitelikli İftira, Mala Zarar Verme, Hakaret, Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozma, Tehdit” suçlaması ile ilgili soruşturma sürmektedir. Yine T.Y’nin babası B.Y’nin babam ve beni ölümle tehdit etmesi ve hakaretleri nedeniyle,(Tehditler, T.Y’nin babasından açıkça sesli ve sms olarak gelmiştir.) B.Y hakkında da tehdit, hakaret suçlarından dolayı suç duyurusunda bulunulmuş olup, soruşturma sürmektedir.

Özetle açıkladığım üzere, T.Y en başından beri yalan söyleyip iftira atmakta, beni ve arkadaşlarımı sürekli taciz etmektedir. Kendisi hakkında maddi manevi tazminat ve tüm şikayet haklarımı saklı tutuyorum. Kazanılacak tazminatı da şiddete uğrayan kadınlara aktarılmak üzere, Kadın Dayanışma Vakfı’na bağışlayacağımı beyan ederim.