Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Medya Eğlence garanti, denemesi bedava!

        HT MAGAZİN

        İbrahim Türker, Ege Kayacan, Volkan Kantoğlu, Tarkan Bulut, Serkan Yılmaz, İlker Gümüşoluk ve Mesut Süre her cuma akşamı bir araya gelip yarışmadan, birbirlerine destek olarak kendi mizahlarını anlatıyorlar. Bunu da "Şık bir kanalda yapıyoruz" diyorlar. Hepsinin derdi ortak. Bu ülkede çok fazla komik insan olduğunu ama stand-up yapacak mekân olmadığını söylüyorlar.

        Stand-up'a nasıl başladınız?

        Volkan Kantoğlu: Hayatım boyunca kadın-erkek ilişkilerine dikkat ettim ve incelemeye başladım. Üzerine biraz da abartı koyunca eğlenceli bir hale geldi, anlatmaya başladım.

        Mesut Süre: 2007'de Eskişehir'deydim ve stand-up yapmak için 5.5 saat trenle gelip Old City Comedy Club'da 15 dakika gösteri yapmaya başladım. Kalacak yerim de yoktu. Yeniden Eskişehir'e dönüyordum. Bütün hafta yeni espri arıyordum. Daha sonra Rock FM'de 'Rabarba' adında bir program yapmaya başladım.

        İlker Gümüşoluk: 2004'te, biraz da arkadaşlarımın desteğiyle Taksim'de bir türkü bar kiralayıp eşe dosta stand-up yapıyordum. Sonra pek çok mekânda çıktım. Şu anda KarmaTürk FM'de 'Akşam Akşam' adında bir programım var, stand-up'lar da devam ediyor.

        Serkan Yılmaz: 12 yaşında Gırgır'da çizdiğim bir karikatür yayınlandı. Ondan aldığım parayla bir oduncu gömleği aldım ve bu işi bıraktım. Yıllar sonra çocukluk hayalime dönmeye karar verdim. Şu anda Penguen çizeriyim. Stand-up ise askerde başladı. Veda gecelerinde gösteri yapıyordum. Daha sonra Mesut'la tanıştım ve başka kitlelere de stand-up yapmaya başladım.

        İbrahim Türker: 1994-2007 arasında büyük bir şirketim vardı. 'Ferrari'sini Satan Bilge" gibi şirketimi devredip gönlümdeki televizyon işine girdim. Beyazıt Öztürk,benim en yakın arkadaşım. Bu camiada çok fazla tanıdığım var. Onların desteğiyle bir yapım firması kurdum. Arkadaşlarım arasında 'Anlatan adam' olarak anılırım. Beyazıt'ın önerisiyle anlattıklarımı kameraya çektik ve Facebook.com/anlatanadam sitesine koyduk. Bugün itibariyle 2 milyon 700 bin kişi izledi. Sonra Bloomberg İç Yapımlar'dan böyle bir teklif aldım.

        Tarkan Bulut: Doğdum, kendimi bildim bir de baktım ki, evdeki mutfak taburesinin üstünde ev halkına gösteri yapıyorum. Benim ilk sahnem orasıdır. Sonrası kendiliğinden geldi ve hayat tarzım oldu. Sahne beni sevdi, ben de onu. Sevişiyoruz işte...

        Ege Kayacan: Kızım doğduktan sonra gece hayatım sıfırlanmıştı. Bara gitmek için bahane bulmam gerekiyordu. Stand-up'a başladım. 99'dan beri 'Modern Sabahlar' adlı radyo programını yapıyorum. 2008'den beri de stand-up gösterilerime devam ediyorum.

        Şu anda oylamanın olmadığı, yarışılmayan bir formattasınız. Peki, hedefiniz ne?

        İ.T: Bana "Bu adam çok komiktir" denmesi ve kendi programlarımı yapmak. Kendime güvenim yerine geldiğinde de oyunculuğu deneyebilirim.

        T.B: Bu bir yarışma değil ve fakat hâlâ yarışma programı sananlar oluyor.

        S.Y: "Nereye oy atalım" diyorlar.

        T.B: Yedi tane sapız işte, sonrası konusuz! Ben böyle bir programı yıllardır hayal ediyordum. Bu vizyonu Bloomberg HT yakaladı. Bu programa gelirken tek hedefim stand-up'ımı doğru bir şekilde yapabilmekti.

        E.K: Her zaman televizyona çıkmak istiyordum. 'Bugün ne giysem?'e başvurum, reddedilince son çare bu programa geldim. Sonraki hedefim yeniden çekilirse 'Aşk-ı Memnu'da oynamak.

        M.S: Sahnedeki tek kişilik stand-up'ı, seyircinin de dahil olduğu etkileşimli bir mizaha çevirmek istiyorum.

        S.Y: Anlatmayı seviyorsun, güldü-rürsen de evine mutlu dönüyorsun. Ben dergiden kalan günlerimde keyif almak için yapıyorum bu işi. Böyle de devam edeceğim.

        İ.G: Stand-up yapacak mekân yok. Birkaç comedy club açın, sonra "Neden komedyen çıkmıyor?" sorusu ortadan kalksın. Bu işi sorun yaşamadan yapmak istiyorum.

        "Ağlatmak kolay, güldürmek zordur" derler. Bu sizin için geçerli mi?

        S.Y: O kadar ciddiye alınacak bir iş değil güldürmek. Doğanda varsa, ortam da varsa güldürebilirsin. T.B: Güldürmek hep zor. Hele ki doyasıya gülmenin ayıp karşılandığı bir toplumda. Evet, ağlatmak kolay. Anlat 'Kibritçi Kız'ı; adını anınca bile ağlayasım geldi. Masal değil, psikolojik gerilim sanki. Bu masalı uyuyayım diye anlatmışlardı ama benim uykum kaçmıştı.

        'KOMİK KADIN ÇOK FENA ÂŞIK EDER'

        İlker, stand-up yapacak kişinin mahalle kültürünü tatması gerektiğine inanıyor. Serkan, erkeklerin kadınları güldürmeyi görev edindikleri için stand-up yapan kadın sayısının az olduğunu düşünüyor. Volkan ise güldürme işinin tamamen kızları tavlamaya yönelik algılandığı için erkeklerin kadınlardan daha komik olduğunu söylüyor. Mesut muhabbete aşk ekiyor ve “Komik kadın az ama çok komik kadın da kendine çok fena âşık eder” diyor.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ