Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, artık fiilen bir koalisyona dönüşen AK Parti-MHP ittifakıyla devreye girdi. Seçim sonucu, iki partinin Meclis’te yasama faaliyetlerinde ittifakını zorunlu kılıyor. Bu ittifakın yargıda hatta yürütmede de işletileceğini söylemek için kâhin olmaya gerek yok.

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin al bayrak metaforuyla tarif ettiği yeni sistemde, Türk bayrağının kırmızı zemini bağımsız yargıyı, hilal yasamayı yani Bahçeli’nin ifadesiyle MHP’nin üstlendiği denge-denetleme görevini, yıldız da yürütmeyi yani Cumhurbaşkanını temsil ediyor. 24 Haziran seçimleri, AK Parti-MHP ittifakının bugünü ve geleceği konusunda çok önemli sonuçlar doğurdu. İlk olarak, “MHP’yle ittifak halindeki Erdoğan Kürtlerden oy olamaz” tezi çöktü. Erdoğan, Güneydoğu’da oylarını artırdığı gibi MHP ittifakı da karşısında güçlü rakipleri olmasına rağmen oylarını yükseltti. AK Parti Şırnak’ta 1 milletvekilini MHP sayesinde aldı. MHP’ye de Şanlıurfa’da AK Parti sayesinde bir milletvekili geldi. Erdoğan, Türk milliyetçisi bir partiyle Kürtlerden de oy alarak Cumhurbaşkanı seçildi. Bu konudaki bütün tezler çöktü. AK Parti, Diyarbakır’da milletvekili sayısını 2’den 3’e çıkardı. Kürt oylarında MHP’den dolayı azalma yaşanmadı. Tezleri ve savunduğu değerler 24 Haziran’da milletten vize alan MHP, milletin politik zekâsı olduğunu gösterdi.

İTTİFAKIN ÖMRÜ

Şimdi “Bu ittifak nereye gider, çözülür mü?” diye soruluyor. PKK sorunu bitmeye yüz tuttuğunda MHP, AK Parti ile birlikte bazı konularda esner. Terörle bağlantısı olmayan Kürtler sisteme entegre olur. MHP’nin de bu konuda sürpriz yaklaşımları olur; yeter ki terör bitsin. MHP, “AK Parti’yi Meclis’te yalnız bırakır mı? AK Parti başka ittifaklara yelken açar mı?” diye soruluyor. MHP, AK Parti’ye Meclis’te desteğe muhtaç bırakmaz; devletin bekası için güçlü Meclis’i, güçlü Cumhurbaşkanı’nı savunur. İktidarın devamı için gerekirse bazı konularda taviz verir. Dar alanda kırmızı çizgileri, hassasiyetleri olsa da Cumhurbaşkanı’na geniş bir yetki ve takdir alanı bırakır.

TERÖRLE MÜCADELE

AK Parti-MHP ittifakının yürütmede en önemli sonucunu yargı ve terörle mücadelede göreceğiz. Başta PKK ve FETÖ ile mücadelede daha güçlü ve kararlı bir iktidar söz konusu olacak. İmar affı ve bedelli askerlikte toplumun taleplerine kulak tıkamayan AK Parti, kader mahkûmlarına af konusunda ittifak ortağının talep ve beklentilerine kayıtsız kalamayacak. Ancak nitelikli çoğunlukla Meclis’ten geçebilen genel af için diğer partilerin desteği gerekiyor. Son soru, “BBP destekli AK Parti-MHP ittifakı büyüyüp gelişir mi?” Bir ayıklama ve sadeleştirme yapılırsa, İyi Parti’nin ittifakla yakınlaşması ancak söz konusu olabilir.

SANDIKTAN SÜRPRİZ ÇIKMADI: ‘7 HAZİRAN-1 KASIM ARASI İKLİM’

Seçim öncesi AK Parti’nin sağduyusuna ve tecrübesine güvendiğimiz isimlerine, "Meydanlar, sokak size ne söylüyor; sonuç nasıl olur?” diye sorduğumuzda, “Sürpriz olmaz. Recep Tayyip Erdoğan, ilk turda seçilir. Türk seçmeni maceraya atılmaz” diye yanıt veriyorlardı. “Peki AK Parti ne yapar? Parlamento nasıl şekillenir?” diye sorunca, “7 Haziran-1 Kasım arası bir iklim görünüyor” diyorlardı. AK Parti 7 Haziran 2015’te yüzde 40.9, 1 Kasım’da ise yüzde 49.5 oy almıştı. Bu seçimde tam da bu iki seçim arasında bir oy oranına ulaştı; sokağın nabzı/halkın anketi yanılmadı. Sonuçta sürpriz olmadı; Erdoğan ilk turda, partisinin oylarından daha fazla oy olarak kazandı. Tartışmasız, Türk siyasetinin halen alternatifsiz lideri olduğunu tescilledi. Erdoğan, 2014 cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 51.8 oy alırken, 16 Nisan 2017 referandumunda sandıktan yüzde 51.4 “Evet” oyu çıkmıştı. Geçen sürede Türk siyasetinin eko politiğinde önemli gelişmeler oldu. Ekonomik riskler, dış politik riskler ve güvenlik riskleri arttı. Bunun siyasete etkileri oldu. 2019 Kasım’ında yapılacak seçimler 1.5 yıl öne alındı.

MHP KÜLLERİNDEN DOĞDU

“Sürpriz yok” dedim ama bu seçimin en büyük sürprizini ve çıkışını MHP yaptı. İyi Parti’nin siyaset sahnesinde yerini almasına ve çoğunlukla MHP tabanından oy almasına rağmen, 1 Kasım 2015’teki oy oranına yakın bir oy aldı. Daha önemlisi MHP’nin Cumhur İttifakı’nın parlamentodaki sandalye çoğunluğuna ve cumhurbaşkanlığı seçimine katkısını görmezden gelmemek lazım. Seçmen psikolojisine etkisi bir yana, MHP’nin katkısı olmadan ne Erdoğan ilk turda seçilebiliyordu ne de Cumhur ittifakı Meclis’te sandalye çoğunluğunu sağlayabiliyordu çünkü ittifak dışında olan HDP, Batı’dan gelen oylarla, daha doğrusu CHP’den kayan oylarla barajı geçti ve Güneydoğu’dan önemli sayıda milletvekili çıkardı. AK Parti-MHP ittifakının geleceğiyle ilgili tartışmalar da bu sonuçlarla çöpe gitmiş oldu.

MECLİS’TE YENİ İTTİFAKLAR

Seçim sonuçları ve cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi vatana millete hayırlı olsun ancak Türkiye’nin önünde çözüm bekleyen yığınla sorun var. Bunların çözümü ve akılcı yönetim için ortak akıl, ilkeler koalisyonu, teknokrat bakanlar, Meclis’te yeni ittifaklar gerekebilir. Türkiye seçim atmosferinden süratle çıkıp önündeki hedeflere odaklanmalı çünkü 9 ay sonra bir seçim daha var...