BİR KAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ!
haber,kaynak, etkinlik, konu, yazı vb.
LİSTELE
PAYLAŞ
Haber/makale'yi paylaşmak için aşağıdaki sosyal hesaplardan birini kullabilirsiniz!

Nazım Ziyaeddin Nazım Osmanoğlu, adından da anlaşıldığı üzere Osmanlı Hanedanı’ndan. Ürdün’de doğdu, Dubai’de büyüdü, Londra’da okudu. Adını kısaltıp Naz Osmanoğlu sahne adını seçti ve ‘İmparatorluğu Olmayan Osmanlı’ adındaki stand-up gösterisiyle ünlendi. 2013’te Londra Türk Büyükelçiliği’nde verilen bir davette akrabalarıyla tanıştı, o heyecanla İstanbul’a gelip sarayları gezdi. Dediğine göre dedelerinin sarayına biletli girdiği için bozulmuş. Yine de kan çekiyor, sık sık İstanbul’a gösteri yapmaya geliyor. Son gösterisini duyurduğu Instagram’da yorumlardan bazıları şöyle: “Sempatik şehzade”, “Bir Türkçe öğrensen çok güzel olacak şehzade”, “Şehzademiz!”... Osmanoğlu BKM Mutfak’ta sahne aldı. Gösterisinden sonra sorularımızı yanıtladı. HT Pazar'dan Ece Ulusum'un haberi...

Ürdün, Dubai, İngiltere ve İstanbul. Bu dört şehrin sizdeki yeri nedir?
Hepsi evimin parçaları. Hayatımda çok yer değiştirdim ve sonuç olarak belki de ev olarak nitelendirebileceğim bir yer yok. Ancak İstanbul’a gelip uzun zamandır kayıp olan akrabaları bulmak ve yeni arkadaşlar edinmekle beraber İstanbul’un özlenen yuvanın son parçası olması fikrini de seviyorum.

Bir röportajınızda, “Her şeye rağmen sıradan bir adamım” demişsiniz. Bir Osmanoğlu olarak burada sıradanlığınız hükümsüz.
Deme öyle ya! (Gülüyor.) Türkiye’nin zengin tarihinin bir parçası olmaktan gurur duyuyorum ve ailemizi, zengin tarihimizi seven insanlarla tanışmak beni onurlandırdı. Her şeye rağmen ben kendimim ve evet, sıradanım. Bu durum beni daha da gülümsetiyor.

Tüm saraylar şu an sizin olsa, ne yapardınız?
Hiç fena olmazdı ama masraflı olurdu!

Bilmem söz ettiler mi, ülkemizde stand-up denince akla birkaç kişi gelir.
Bence bu ilginç ama büyüyeceğinden eminim. Türkiye’de tanıştığım tüm stand-up’çılar çok yetenekli ve tutkuluydu. Sanırım gittikçe daha iyi olacak, büyüyecek. Özellikle büyük yaratıcı platformlar desteklerse...

Bana okuyunca komik gelen, anlam bulamadığım bir deyiş var: “Bizim memlekette gülmek ihtiyaç değil, lüks...” Böyle bir şey doğru olabilir mi sizce?
Lüks olduğunu söylemem, ayrıcalık olduğunu söyleyebilirim.

‘BELKİ İSTANBUL’A DÖNERİM’

Jerry Senfield tüm şakalarını yazar, tüm yazdıklarını da saklar. Sizde o süreç nasıl işliyor? Şaka bulunca ilk yaptığınız ne oluyor?
Gülüyorum! Genellikle birçok şeyi hayal ediyorum ve daha sonra test ediyorum ve eğer beni güldürüyorsa yazıyorum. Sonra tekrar test ediyorum.

Şakalarınıza reaksiyon alamadığınızda ne hissediyorsunuz?
Bazı şakalar çok iyi gitmese bile daha fazlasını dinlemekle ilgileniyorlar. İnsanlar ilgilendiği sürece mutluyum ve hem seyirci hem de ben mutlu olduğumda kahkahaya eğilimli oluyoruz! Seyirci sevmediyse bunu söyleyebilmeli.

Beklentileriniz neler bundan böyle?
İstanbul’u fazla ziyaret etmek için sabırsızlıkla bekliyorum. Kendi kendime eğlendiğim zamanki gibi İstanbul’a geri dönmeyi normal bir alışkanlık haline getirmek istiyorum. Kim bilir, belki bir gün sadece orada kalacağım.

Naz Osmanoğlu, 65 yaşında tahta çıkan 35. Padişah Beşinci Mehmet Reşad’ın soyundan...

YORUM YAP 0
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ
300