Aksaray’da bir ilkokulda “normal” çocuklarla aynı okulun özel eğitim sınıflarında kaynaştırma eğitimi alan otizmli çocukların bir grup veli tarafından protesto edilerek okuldan uzaklaştırılma isteği gündemi sarsmaya devam ediyor. Bazı veliler otizmli çocukların kendi çocuklarıyla aynı okulda eğitim görmesine tepki göstermişti. İddialar okul müdürünün de bu eylemi desteklediği yönünde.

BU ÇOCUKLAR İÇİN EĞİTİM ANAYASAL HAKTAN ÖTE BİR TEDAVİDİR 

Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz, Tohum Otizm Vakfı Genel Müdürü Betül Selcen Özer, “Konu Türkiye’nin gündemine bu şekilde oturmuş olabilir ama biz bu sorunla hayatın her alanında karşılaşıyor ve otobüslerden parklara her yerde otizmli çocuklarımızın dışlandığına ve yaşamlarının zorlaştırıldığına tanıklık ediyoruz” diyor. Özer, konuyla ilgili olarak otizmli çocukların kapsayıcı eğitime katılmalarının ve engellilikle ilgili önyargıların kırılmasında öğretmen ve velilerin tutumlarının önemine dikkat çekerek şunları söylüyor; “Her çocuğun eğitim hakkından yararlanması gerekliliği anayasal bir haktır. Otizmli çocuklar söz konusu olduğunda ise haktan da öte bir ilaç, bir tedavi anlamına gelir. Bu nedenle geçmişten günümüze çocuklarımıza gösterilen bu tür tepkiler kabul edilir değildir.

EN BÜYÜK ENGEL EĞİTİMSİZ ÖĞRETMEN VE VELİLER

Bizler otizmli çocukları verdiğimiz eğitimlerle hayata kazandırıp bağımsız bireyler haline getirmek için uğraşıyor ve bunun eğitimle mümkün olduğunu gösteriyoruz. Bu noktada en büyük engelimiz öğretmen ve velilerin eğitimsizlikleri ve konuyla ilgili farkındalıklarının düşük olması. Öğretmenler bu sorun karşısında eğitimsiz olunca ne yapacaklarını ve otizmli öğrenciye nasıl yaklaşacaklarını bilmiyorlar. Oysa öğretmenin kapsayıcı eğitim konusunda donanımlı olması çok şeyi değiştiriyor. Onların dik duruşu, velilerin tavrı konusunda da belirleyici oluyor. Özel gereksinimli çocuklarla ne yapacağını, nasıl baş edeceğini bilen öğretmenlerin görev yaptığı okullarda bu tür sorunlarla karşılaşılmıyor.

 FARKLI OLANLA KARŞILAŞMAK KORKU GETİRİYOR

Bu noktada sadece öğretmenin tavrı değil velilerin tavrı da önem taşıyor. Kendinden farklı olanla karşılaşmak kişiyi bilmediğinden korkma noktasına getiriyor. Sorunu velilerin eğitim ve yaşam tecrübesi anlamında ki yetersizlikleri de körüklüyor. Farkındalıklara saygının ilkokul sıralarında başladığı düşünülecek olursa, son olayda tepki gösteren velilerin, ilkokuldan itibaren engelli arkadaşları olmadan büyüdüklerini, engelin ne demek olduğunu bilmediklerini ve bir engelliyle yaşamak hakkında fikirleri olmadığını tahmin etmek zor olmuyor. Tersi durumda veliler kendilerini engelli çocuk ailelerinin yerine koyar ve bu çeşit tepkiler vermemeleri gerektiğini bilirlerdi. Eğer konuyla ilgili farkındalıkları olsaydı bu problem yaşanmazdı.

 O SİZİN DE ÇOCUĞUNUZ OLABİLİR

Otizmli çocuklarımızdan bazıları otizmden etkilenme süreçlerine göre akranlarıyla aynı sınıflarda eğitim alırken bazıları aynı okulda bulunan özel eğitim sınıflarında 4 öğrenciye 2 öğretmen düşecek şekilde eğitim görüyorlar. Bu eğitimler onlar için yaşamsal önem taşıyor. Bu noktada düzeltilmesi gereken çok şey bulunuyor. Örneğin otizmli çocuklarımız neden okula ön kapı yerine arka kapıdan girsinler? Neden diğer arkadaşlarıyla aynı saatte teneffüse çıkamasınlar? Neden bahçede oynayamasınlar? Bir kez daha belirtmek isterim ki eğitim çocuklar için anayasal bir haktır ama otizmli çocuklar için haktan da öte bir tedavi anlamı taşır. Gerek öğretmen ve idarecilerimizden gerekse velilerden kendilerinin de özel gereksinimli bir çocuğun anne ya da babaları olabilecekleri ihtimalini düşünmelerini istiyorum.”

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri

1881 -
1938