"Plastik atıklar doğmamış bebekler için bile büyük tehdit"
Bilim, teknoloji, mühendislik, tıp, sosyal bilimler ve beşeri bilimler alanlarında akademik yayıncılık yapan Springer Nature tarafından hazırlanan yeni bir çalışmada, deniz, su ve kara kirliliğine ilişkin büyüyen endişenin birincil kaynağının, sentetik veya yarı sentetik bileşenlerden yapılmış plastikler olduğuna dikkat çekildi. Çalışmada, felakete karşı geri dönüşümün gerekliliği vurgulanırken; plastik atığın yakılma sonucu, solunduğunda ölümcül olabilen dioksin gibi kanserojen kimyasallar yaydığı, hamile kadınlar ve doğmamış çocuklarının bu toksik etkilere karşı özellikle savunmasız olduğu ifade edildi
ABONE OLUluslararası kuruluşların verileri ve bilimsel araştırmaların sonuçlarına yer veren Springer Nature kaynaklı bilimsel bir çalışma, plastiklerin ekosistemler üzerindeki yıkıcı etkilerini gözler önüne seriyor. Çalışmaya göre, yılda yaklaşık 400 milyon ton plastik üretiliyor ve bu miktar son 20 yılda iki katına çıkmış durumda.
Çalışmada, ekosistemdeki hayvanların yanı sıra insanların da bu atıklardan nasıl etkilendiği tartışıldı. İnsanların içme suyundan, havadan ve yiyeceklerden gelen plastik parçacıklara veya kirleticilere doğrudan veya dolaylı olarak maruz kaldığı belirtildi.
İnsan organlarının, özellikle akciğer ve bağırsakların, mikroplastikler ve ince parçacıkları nedeniyle etkilendiği belirtildi. Çoğu zaman hücre zarlarına giren parçacıkların kan-beyin yoluna taşındığı ifade edildi.
Mikroplastikler ve nanoplastiklerin insan solunum yolundaki farklı birikim modellerini açıklamada solunum hızlarının ve parçacık boyutunun oynadığı hayati rollere dikkat çekildi.
Napoli'deki Campania Luigi Vanvitelli Üniversitesi'ndeki araştırmacıların Mart 2024 tarihli bir çalışması, kan damarları mikroskobik plastiklerle kirlenen kişilerde felç, kalp krizi ve erken ölüm riskinin önemli ölçüde arttığını ortaya koydu.