Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

Gülin YILDIRIMKAYA/ HT GAZETE

HACETTEPE Üniversitesi tarafından Türkiye’de ikinci yüz nakliyle eşzamanlı olarak ameliyat edilen ve 2 kol ile 2 bacak nakli yapılan Şevket Çavdar’ın ardından Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde 21 Ocak günü Prof. Dr. Ömer Özkan ve ekibi tarafından çift kol nakli yapılan Atilla Kavdır da hayatını kaybetti. 1 Mayıs 2012 tarihinde kan zehirlenmesi ve düşük tansiyon gerekçesiyle yoğun bakıma alınan ve hayatını kaybeden Atilla Kavdır’la ilgili Akdeniz Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ömer Özkan, tıp olarak her şeyi yaptıklarına inandığını, bu tür nakillerde her şeyle karşı karşıya olabileceklerini söyledi. “Dünyada çok ender görülen bir durum. Bu hastaların biraz dikkat etmesi gerekir. Bir mantarın enfeksiyonu sonucu hastamızı kaybettik. Bu enfeksiyonu nereden kaptığını bilemiyoruz yediği bitkiden veya gezdiği bir ortamdan olabilir. Bu mantar enfeksiyonu dünyada 60’a yakın bir hastada görülmüş. Atilla Kavdır’ın ölümüyle ilgili olarak gerçekleştirilen uzuv naklinin bir alakası yok. İlk 25 gün içerisinde hastanın kaybedilmesi gibi bir durumla karşılaşılması durumunda kendimde suç bulurdum ama Kavdır 45 gün normal bir yaşam sürdü. Bu ölümün organ naklini de etkileyeceğini düşünmüyorum” diyen Özkan’ın ardından sözü Türkiye’de organ naklinde önemli başarılara imza atmış isimlere ve kurumlara sorduk. Çift uzuv naklinde acele mi edildi? Operasyon hatası var mı? Yaşanan kayıplar, organ bağışında azalmaya neden olur mu?

‘Bu kayıplar yaşanmadan organ naklinde ilerleyemeyiz’

Universal Hastaneler Grubu Organ Nakli Merkezi Koordinatörü Yeliz GÜL:

NAKLİN ardından yaşanan bu kayıpların istisna olduğunu düşünüyorum. Nakil yapıldıktan sonraki süreç çok önemli. Hastanın uyumu ve çevresindekilerin uyumu çok çok önemli. Atilla Kavdır’ı enfeksiyon sonucunda kaybettik, yoğun ilgiden bunalmıştı. Biz toplumolarak organ nakline ne kadar hazırız, nakil sonrasında neler yapıyoruz bu da önemli. Bu tür şeyler olmadığı sürece tıp bu alanda ilerleyemeyecektir. Gelecekteki kompozit doku nakilleri, akciğer nakilleri için ne kadar olumlu düşünürsek o kadar olumlu sonuçlar elde ederiz. Çevredekilerin dikkatsizliğinin çok payı var. Biz toplumolarak akın akın hasta ziyaretine gidiyoruz, yalnız bırakmıyoruz. Organ nakli konusu bambaşka bir konu. Biz, vücut organları reddetmesin diye bağışıklık sistemini baskılıyoruz. Dolayısıyla hassasiyet artıyor, bu süreçte ziyaretleri daha kısa tutmak gerekiyor. Bu son yaşanan örnek de nakilden kaynaklı bir kayıp değil, enfeksiyon.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ