Cannes'de smokin SİYAD'da hırka olur mu?
Türkiye bu hırkalı görüntüyü konuşuyor...
Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) ’ın 44. Türk Sineması ödülleri önceki akşam Cemal Reşit Rey ’de düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Nuri Bilge Ceylan’ın Altın Palmiyeli “Bir Zamanlar Anadolu’da” filmi toplam 6 dalda ödül alarak bu seneki SİYAD ödül törenine damgasını vurdu. Vatan'ın haberine göre: Bu arada Ceylan’ın törene kazakla katılması tartışma konusu oldu.
Ali Hakan (Sinema eleştirmeni): Cannes’da ne giydiğine bakın bir de SİYAD gecesine bakın. İki resim arasındaki farkı Nuri Bilge Ceylan giydiği kıyafetle ortaya koymuştur. Diyor ki; “Cannes uluslararası ciddi bir festivaldir, SİYAD ise ‘bizim çocuklar kime ödül vermiş, bir bakayım’ gibi gidilmiş bir gecedir.” Kazak bile diyor ki “Ben köşedeki inşaatta boyacıyım. Bana gelip ödül alır mısın dediler. Üstümü bile değiştiremeden geldim.”
Alper Turgut (Cumhuriyet): Eğer SİYAD’ın gönderdiği davetiye de kıyafet şartı konulsaydı ona uyulurdu. Ancak öyle bir şart olmadığı için isteyen istediği gibi geldi.
Ege Görgün (tersninja.com ve Esquire sinema yazarı): Bence çok anormal bir durum yok ortada. Sinema yazarları acaba bu törene ne kadar önem veriyor, kaç kişi katılmış, nasıl katılmış, ona bakınca durum ortaya çıkıyor. Dernek yeterince önemini vurgulayamıyor. Özellikle geçen seneki tören hatırlanınca herkes dalga geçti, katılımın az sayıda kalması ile. Dernek bu konuda daha fazla çalışıp Atilla Dorsay’ın başkanlığı dönemindeki gibi törenler yapabilmeli. Dorsay başkanlığı bıraktıktan beri hem katılım hem de değer ve önem anlamında tören marka değerini kaybediyor. En kötüsü son 2 tören oldu. Nuri Bilge Ceylan’ın zaten genel snob bir tavrı var. Türk gazeteciler ve sinema yazarlarıyla da fazla röportaj yapmaz. Ben normal karşılıyorum onun adına.
“İsterse çırılçıplak gitsin”
Lale Mansur: Nuri Bilge Ceylan yaptığı filmleri yapsın istiyorsa çırılçıplak gitsin, isterse çuval giysin benim için hiç fark etmez. Bunu herkes için söylemem ama Nuri Bilge bu sözlerimi sonuna kadar hak ediyor.