Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Polemik Medya Kime Göre Neye Göre'de Nihat Doğan'dan Esra Elönü'ye: Eğer türbanını çıkarırsan

        Habertürk ekranlarında yayınlanan Kime Göre Neye Göre'de geceye Nihat Doğan ve Esra Elönü polemiği damga vurdu. Türban konulu tartışmada Nihat Doğan'ın sözleri Elönü'yü çok kızdırdı.

        Esra Elönü'yle girdiği tartışmada "Eğer türbanını çıkarırsan bu kadar yazılıp çizilmeyeceksin" diyen Nihat Doğan, bir çok sanatçının iktidara yaranmak için dindar gibi gözükmeye başladığını söyledi. "Dindarlar ve din tüccarları var" diyen Nihat Doğan "Ben 5 yıl önce Tayyip Erdoğan'ı sevdiğimi söylediğim için bana hakeret edenler bugün Tayyip Erdoğan'ın önünde hazırola geçiyorlar" diyerek devam etti.

        PROGRAMDA NELER KONUŞULDU?

        Nihat Doğan: "Barış için soyunurdum"

        Moderatörlüğünü Ceren Akdağ Şahin'in yaptığı Kime Göre Neye Göre programının dün yayınlanan bölümününde popülerlik, şöhret, ünlüler dünyası ve bu dünyanın içindeki kavramları masaya yatırıldı.

        Sanatçı-diva-usta-megastar-yıldız-popstar gibi kavramların incelendiği programda, Cem Mumcu, Günseli Kato, Pelin Batu ve Esra Elönü, "Şöhret dünyasının kapıları nasıl aralanıyor? Bu kapıdan geçebilenler kalıcı olmak için ne yapıyor? Ünlü olmanın ne gibi bedelleri vardır" gibi sorulara yanıt aradı. Programa konuk olarak katılan ünlü sanatçı Nihat Doğan ise, kendine özgü söylemi, aforizmaları ve ilginç yorumlarıyla geceye damga vuran isim oldu.

        ESRA ELÖNÜ: "SANATÇI GÜNAHKARDIR"

        Programda sokak röportajlarıyla gündeme gelen sanat ve sanatçı kavramlarının ne olduğu tartışmasında Esra Elönü, "Sanatın dini olmaz. O ayrı bir şey. Sanatçının günahkar olduğu yorumuna katılıyorum. İnsanın dört tane zaafı var: Servet, saltanat, şehvet ve şöhret. Şöhret olmak için biraz günah işlemek gerekiyor." yorumuyla bu hafta da Twitter trending topics listesinde yerini alırken, "Türkiye'de şu anda şöhret olmak için hiçbir şey yapmanıza gerek yok." sözlerini sarfetti.

        CEM MUMCU: "TOPYEKÜN ÇILDIRIYORUZ"

        Programda, sadece korumalarla sokağa çıktığı için kendini ünlü olarak tanıtmayı başaran bir adamın görüntüleri üzerinden yaşanan, ünlü sayılmak için kendini ünlü gibi göstermenin yeterli olup olmadığıyla ilgili tartışmada, Cem Mumcu "Hiç kimse olan birisi, birdenbire kendisini ünlüymüş gibi konumladığında halkın garip bir şekilde ilgisini çekmiş, insanlar onunla fotoğraf çektirmeye başlamışlar. Bu bizim topyekün çıldırdığımızın tam da filmidir. Bu delilik artık aldı başını gidiyor." yorumunu yaptı.

        Bu konudaki faktörlerden birinin "medyanın kolay olması" olduğunu belirten Pelin Batu ise, "İnsanların sanki geninde birisine tapınma, birisini kovalama, birisini görünce ağlama var." sözlerini kullandı.

        Nihat Doğan ise bu tartışmada suçu medyaya yüklerken, medyanın insanları robotlaştırdığını ileri sürdü: "Şu fotoğraf insanların nasıl robotlaştıklarını gösteriyor. Medya yalandır, medya dikte eder, insanları robotlaştırır, bu onun göstergesidir. İnsanları yönlendirme adına sadece başlığı ortaya koymak yetiyor. İnsanların soru sorma yetisini almışlar, bir tanesi kalkıp da 'Ya bu kim arkadaş, ben bunu hiç tanımıyorum' diye sormuyor."

        ESRA ELÖNÜ: "MUHAFAZAKARLARIN MAĞDUR DURUMDA OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM"

        Yorumcular programda "sanatta muhafazakarlık" ve "muhafazakar sanat" konusunu da masaya yatırdılar. Esra Elönü'nün "Bir zamanki gibi insanların inançlarından, duruşlarından çok fazla aşağılanmıyorlar. En azından iki kutup şu anda karşı karşıya bakabilir hale geldi. Bu çok önemli bir şey." yorumuna Nihat Doğan'dan itiraz geldi.

        Doğan'ın, "Bunu sen nasıl söylersin? Bugün hala muhafazakar insanların yapmış olduğu sanatı sanat olarak görmeyen bir zümre var. Bu hala tartışılıyor." yanıtına karşılık ise Elönü "Bir zamanlar mütedeyyin insanlar gerçekten sanat içerisinde aşağılandılar, o fildişi kulelerden bakıldı ama ben muhafazakarların, başörtülü insanların şu zaman içerisinde asla ve asla eskisi kadar mağdur olduklarını düşünmüyorum." ifadelerini kullandı.

        PELİN BATU: "SANAT MUHAFAZAKAR OLAMAZ"

        Sanat ve sanatçıya yüklenen tanımlar hakkındaki tartışmada Pelin Batu sanatın muhafazakar olamayacağını savunarak, "Sanat kavramında muhafazakarlık denilen bir şey olamaz. Sanat dediğinin yeni bir şeyler açması lazım." derken, Nihat Doğan ise sanatçının aydın olması gerektiğini ileri sürdü:

        "Bence sanatçı aydın olmalı. Sanatçı marjinal olmalı, entelektüel olmalı, bilgi birikimiyle dolu olmalı. Toplumların aynasıdır sanatçılar, aydınlar. Aydın olmak da yürek isteyen bir şey, çünkü aydını olmayan bir millet ekinsiz toprak gibidir. Sen konuşan sanatçıyı susturursan, o da sadece popüler kültürün getirdiği olur."

        Cem Mumcu ise, Nihat Doğan'ın "Sanatçı susmalı mı yani" sorusuna karşılık, "Sanatçı her zaman çok iyi konuşmak zorunda değil. Bir sanatçı her zaman topluma örnek olmak zorunda da değil." diyen Mumcu, "Adam çok şizoid yapıda bir adamdır, dünyanın en iyi romanını yazmıştır, bir kelam etmez" şeklinde konuştu.

        NİHAT DOĞAN: "ESRA KIZINCA ÇOK GÜZEL OLUYORSUN"

        Programın sonlarına doğru, Esra Elönü'nün bir önceki hafta twitter'da trending topic olmasını sağlayan "Önemli olan Allah katında tt olmak" cümlesi hakkında Nihat Doğan'la yaşadığı tartışma ise renkli anlara sahne oldu.

        Esra Elönü: "Bilinçsizce ne kadar güzel bir şey söylemişim, kendimle gurur duydum."

        Nihat Doğan: "İyi tt var, kötü tt var. Sen hangi manada söyledin, Allah katında kötü şekilde tt olmaktansa..."

        Esra Elönü: "Ben ironi yaparak, olayı dramatize ederek konuştum."

        Nihat Doğan: "Senin gibi genç bir insanın da böyle yaşlı gibi konuşması..."

        Esra Elönü: "Gerçekten bunu ciddiye alıp da..."

        Tartışma esnasında Nihat Doğan'ın, "Laf güzel laf ama tt'de sıkıntı var. Her tt olan övgü almıyor ki. Bazen kötü eleştiriye uğradığı için tt olanlar da var." cümlesi karşısında gerildiği gözlerden kaçmayan Elönü "Nihat o kadarını da anlamışsındır yani sonuçta." derken, Nihat Doğan'ın yorumu ise stüdyodaki havayı bir anda yumuşattı:

        Nihat Doğan: "Esra yalnız kızınca çok güzel oluyorsun sen, ben sana söyleyeyim. Ben dönem filmi çekecek olsam kesinlikle Esra'yı oynatırım."

        Cem Mumcu: "Hangi dönemde?"

        Nihat Doğan: "Hangi dönem olursa olsun hiç farketmez."

        NİHAT DOĞAN: "BARIŞ İÇİN SOYUNMAYA RAZIYIM"

        Ünlü olma taktikleri konusundaki tartışmada, soyunarak ünlü olmak da masaya yatırılırken, Nihat Doğan ise soyunarak ünlü olmayı bir taktik olarak görenlere yönelik eleştirileriyle stüdyodakileri kırıp geçirdi:

        Nihat Doğan: "Bu ülkede herkes soyunuyor. Ünlü olmak için çıplaklıksa herkes onu deniyor. Bir sanatçı arkadaşımız soyunmuş çırılçıplak, basın toplantısı yapıyor, niye soyundun diye soruyorlar, adam açıklama yapıyor: 'Ben caretta carettaların hayatını kurtarmak için soyundum'. Kardeşim caretta carettaların senin soyunmana ihtiyacı mı var? Ondan memnun mu caretta yani?"

        Nihat Doğan: "Adam soyunmuş çırılçıplak anadan üryan, diyor ki 'Ben soyundum çünkü ozon tabakası deliniyor. Ozon tabakası deliniyor ve bizim bu noktada bişeyler yapmamız lazım.' Ozon tabakasını senin oranla kurtaramayız yani."

        Nihat Doğan, "Sen derdini anlatmak için soyunur musun?" sorusuna karşılık ise, "Ben bir şey için soyunurum an itibariyle bu ülkede. Ne ozon tabakası ne caretta, bu ülkeye barış gelecekse eğer bir gün, ben soyunmaya razıyım arkadaş"

        Şöhret, ün ve ünlülük hallerinin enine boyuna tartışıldığı programdan çıkan sonuca göre, yorumculara göre Türkiye'de şöhret olmanın taktikleri şu şekilde ortaya çıktı:

        Esra Elönü: "Bilinçsiz, safça laflar edip, sonucunu sabahleyin twitter'da görmek."

        Pelin Batu: "Zavallı, mağdur edebiyatı bayağı işe yarıyor. İkincisi, popo sallama, meme gösterme gibi formüller var, ama onlar ne kadar ün yapıyor bilmiyorum. Bir an için sansasyon olup, sonrasında unutulup gidiyor. Ünlü olmak için sahte polemikler çıkarıp, birilerine saydıran kavgacılar var."

        Cem Mumcu: "Ünlü olmak için elden geldiğince edepsizleşin, ilkesiz davranın, spekülasyon yaratabilecek her türlü şeyi yapın. Gerçekten yaptığınız bir şey olmasın, sadece ünlü olmayı amaçlayın. Kitap okumayın okuyormuş gibi davranın, bir şeyler yapıyormuş gibi davranın ama her türlü hoyratlığı, edepsizliği yapın ki sesiniz duyulsun. Rezil de olsanız medya size bir şekilde yer verecektir, ünlü olursunuz. Çirkinleşin, elden geldiğince lütfen."

        Günseli Kato: "Birilerinin metresi, sevgilisi olmak. Kendinden 10 yaş küçük, 20 yaş büyük birisiyle beraber olmak, bunlar ünlü olmanın kolay yollarından biri. Sanatınla, tiyatronla, sinemanla ünlü olmak zaman isteyen bir şey. Gerçek ünlü olmak başka bir şey, kolay ünlü olmak başka bir şey. İlişkiler dolayısıyla ünlü olan çok kişi var."

        Nihat Doğan: "Ben bu kadar pesimist değilim, hep suiizanla bakılıyor ama güzel işler yapanlar da var. Mesela youtube'da abi kardeş şarkı yapıp ünlü olan arkadaşlar da var. Böyle nice arkadaşlarımız var, sonradan albüm yapan. Bu işler taktikle maktikle olacak işler değil. Hiç kimse gözlerini çok iyi kırpıyor diye youtube'da meşhur olmaz, bu abartıdır. Gerçekten söylediği şarkı güzelse yerini buluyor."

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ