Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Polemik Yaşam 'Beyin göçü lise çağlarına inecek'

        Sultan UÇAR / AHT

        Boş kontenjan varsa nakil şartı tutan kaydediliyor

        YÖK'ün yurtdışından başvuran öğrencilerin sınav-puan şartını kaldırmasından sonra şimdi de Milli Eğitim Bakanlığı, Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği'ni değiştirerek yurtdışından gelen öğrencilerin liselere sınavsız puansız girişinin önünü açtı. Yurtdışında bir yıl öğrenim görenler, boş kontenjan olması, ikametgahı ve nakil şartları tutması halinde komisyon kararıyla sınavsız puansız liselere kayıt yapabilecek. Bu karar eğitim camiasını ikiye böldü. Türkiye'de milyonlarca öğrenci iyi bir lise ve iyi bir üniversite kazanmak için adeta bir servet harcarken, en gözde lise ve istedikleri üniversiteye sınavsız puansız kayıt hakkı verilmesini Türkiye'deki çocuklara haksızlık olarak değerlendiren de var. Türkiye'nin önünün açılması için bu kararın alınmasında geç kalındığını düşünenler de. İşte görüşler...

        'Beyin göçü lise çağlarına inecek'

        Anadolu Eğitim Sen Genel Başkanı Cansel GÜVEN:

        BU ayrıcalık Türkiye'de okumaya çalışan çocukların hakkını gasp etmektir. Aile dershane parası vereceğine çocuğunu yurtdışındaki bir ortaokula, ya da liseye göndererek iyi liselerin ve iyi üniversiteleri garantileyecek. Yurtdışında çocuğunu okutabilecek kadar ekonomik gücü olan bir aile geri döndüğünde devlet onlardan üniversite harcı bile almayacak. Özel üniversitelerin bile öğrenim ücretini devlet karşılayacak. Çocuk yurtdışından gelip yıllığı 50-57 bin TL arasındaki vakıf üniversitesinin diş hekimliği ya da tıp fakültesine girebilecek. Bunu da devlet üstlenecek. Aile yurtdışında liseyi okutacak, üniversiteyi de devlet ısmarlayacak. Bunun neresi sosyal adalet? Bu, beyin göçünün lise çağlarına inmesi demektir. Bu eğitimcilere hiç sorulmadı. Türkiye'deki sınavda yüzde 1'lik dilime giren yani derece yapan öğrencinin girmek istediği bölümleri yurtdışından gelenler talep ederse o zaman ne olacak? Öncelik kime verilecek? Bu da net değil.

        'Yoksulların çocuklarına sınavlar ülkesinde yarışmak kalıyor'

        Özel Okullar Derneği Yönetim Kurulu Eşbaşkanı Yusuf TAVUKÇUOĞLU:

        Lisede de üniversitede de yurtdışından gelen bir öğrencinin Türkiye'deki istediği liseye veya üniversiteye girebilecek olması, Türkiye'de okuyan bütün çocuklarımıza yapılmış bir haksızlıktır. Özellikle parası olmayan yoksul kesimin çocukları yurtdışına gidemeyeceği için sınavlar ülkesinde sınavlara girerek yüksek tahsil yapıp meslek sahibi olmaya çalışacak. Ekonomik sorunu olmayanların çocukları, 1 yıl yurtdışındaki okullarda okuyup sonra Türkiye'ye dönecek ve Türkiye'nin en seçkin kurumlarına sınavsız girme hakkı kazanacaklar. Buna Galatasaray Lisesi de ODTÜ de dahil. Bu okulların öğrenci kalitesinin düşmesi kaçınılmaz olacak. Bu sistem kurumlarımızı da olumsuz etkileyecek. Bir orada bir burada okuyan çocukların gelişim çağında kişilik gelişimleri de olumsuz etkilenecektir.

        'Lise-üniversite kapılarının koşulsuz açılması haksızlık'

        Eğitim İş Özlük Hukuk Danışmanı Maksut BALMUK:

        EŞZAMANLI hem liselerin hem üniversitelere yurtdışından gelenlerin sınavsız girişinin önünün açılması oldukça düşündürücü. Yurt dışında 8. sınıfı bitiren öğrenciler, ülkemizdeki öğrencilerin tabii oldukları sınavlara girmeden okullara yerleştirecek. Türkiye'deki bir ortaokul öğrencisi yeni sisteme göre sadece 8. sınıfta 6 dersten 12 ayrı sınava girmek zorunda. Buna karşılık yurtdışından gelecek çocuklar için bu şart ortadan kaldırılıyor. Eğitimde belli kesimlerin yurt dışı okullarına öncelik tanımaya çalışmıştır. Bu öğrenciler ülkelerine geri dönmek zorunda kalmışlarsa, mevzuat gereği yerleşebilecekleri okullara gitsinler. Van ilinde birincilikle Anadolu Lisesine yerleşen bir çocuğun babasının tayini İstanbul'a çıktığında nasıl ki SBS (OYP) puanına bakılıyorsa, yurtdışındakilere de aynı davranılması gerekir. Türkiye'de okuyanların suçu ne? Sadece yurtdışına gitme şansı bulanlara buradaki liselerin üniversitelerin kapısının koşulsuz açılması haksızlıktır.

        'İçerdekine eziyet dışardakine iltifat ediliyor'

        Bahçeşehir Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ali BAYKAL:

        BOĞAZİÇİ Üniversitesi'nde 39 yıl eğitim bilimleri alanında çalışmalar yaptım. Üniversite sınavıyla gelen öğrenciler oldukça başarılıydı. Sınav başarılı-başarısız olacak öğrenciyi ayırdediyor. Sınavı savunmamızın nedeni bu. ÖSYM zaten bu tür sevimsiz işler nedeniyle kuruldu. Liseler de üniversiteler de şimdi bu suistimallere açık hale gelmiştir. Testiyi taşıyan yorulurken, kıracak olan ödüllendiriliyor. Zaten kıt kaynaklar var, bu da haksızca dağıtılıyor. Üniversitelerinde çocukları ortaöğretim sınavına girecek ailelerin de buna karşı çıkması gerekir. Bir taraftan içerideki çocuğa tek sınav yerine 8. sınıfa 12 sınav daha gelirken, diğer taraftan dışarıdan gelene elini kollunu sallayarak girecek. İçerdekine eziyet dışardakine iltifat edilip, nimet muamelesi yapılıyor. Türkiye'deki çocuklara çok büyük bir haksızlık ve adaletsizlik yapılıyor..

        'Türkiye'nin stratejik gelişimi için reform'

        Eskişehir Osmangazi Üni. Eğitim Fak. Dekanı Prof. Dr. Selahattin TURAN:

        Türkiye aslında bu tür adımları atmakta çok geç kaldı. Ülke olarak sürekli yurtdışına hem lise hem üniversite düzeyinde öğrenci gönderiyoruz. Çiller zamanında ilk 1000'e girenleri yurtdışına göndermeye başlamışlardı. Biz bunun çok tehlikeli olduğunu, fen liselerini bitiren ülkenin belki de en zeki çocuklarını elimizle yurtdışına göndermenin çok riskli olduğunu anlatmıştık. Türkiye'nin bilim-teknoloji alanlarında gelişmesine bu gidişlerin önemli oranda ket vurduğunu düşünüyorum. 2040'da Amerika, İngiltere'de yaş ortalaması 42, bizde 36 olacak. Bizim onların karşısında güçlü olabilmemiz için onların karşısında güçlü yapılar kurmamız gerekiyor. Lise düzeyindeki düzenlemeye olumlu baktığımı söyleyemem ancak üniversite düzeyindeki yanlışı YÖK artık farketti ve önlem aldı. YÖK'deki ve MEB'deki eğitim alanındaki atılan adımlar, Türkiye'nin stratejik olarak geleceğini doğru inşaası için bir reformdur.

        'Olumlu bir adım'

        TOBB Eğitim Meclisi ve GÜVENDER Başkan Yardımcısı Eyüp Kılcı:

        YURTDIŞINDAN gelenlerin problemini çözülmek için atılmış olumlu bir adımdır. Öğrenciler yurtdışına gidiyor. Ülkelerin çoğunda dil gibi birçok problemi aşarak geri geliyorlar. Türkiye'de gelip sıfırdan başlamak zorunda kalıyorlardı. Bu çocuklara bir ayrıcalık tanınmasını olumlu buluyorum. Yurtdışından gelen her öğrencinin denklik, nakil, ülkelerin değerlendirme sistemleriyle ilgili problemler yaşıyorlar. Bunun daha esnek olması ülke insanın dışarıda ticaret yapmasını da kolaylaştırıyor. İnsanlar yurtdışına gidip 1-2 yıl iş yaparken, çocuklarını da götürüyor. Yurtdışına gidip sonra yurda dönmek isteyenlerin önü açılmıştır. Türkiye bu düzenlemeyi yapmakta yani uluslararası standartları yakalamakta bana göre geç bile kalmıştı. Okulların durumu ve öğrenci durumunu dikkate almadan rastgele kayıt yapılması zor görünüyor. İllerdeki müdür yardımcıları ve lise müdürleri de komisyonda olacak. Her öğrencinin durumu tek tek görüşülecek.

        'Yurtdışından Türkiye'ye bir hareketlilik olmaz'

        Eğitim Bir Sen Genel Başkan Vekili Ahmet ÖZER:

        SON yönetmelik değişikliğiyle zaten Türkiye'deki ortaöğretime geçiş sistemi ile yurtdışındaki ortaöğretime geçiş sistemi zaten uyumlu hale getirilmeye başlandı. Daha önce yurtdışından gelen öğrenciler için hem ortaöğretim hem de üniversite için hem de çok ciddi sınavlar vardı. Yurtdışında eğitim alan öğrenciler burada en nitelikli okullara sınavsız geçiyor diye düşünülebilirdi. Ama bizde SBS kaldırıldığı ve çocuklar artık okuldaki başarısıyla ortaöğretime geçeceği için çok ciddi bir adeletsizlik olacak denilemez. Artık Türkiye'deki ortaöğretime geçiş sistemi yurtdışı standartlarına getirildiği için bu anlamda bir haksızlığa meydan vermeyecektir. Ben yeni sistemle yurtdışından Türkiye'ye bir hareketlilik olacağını sanmıyorum. Türkiye'den çocukların yarım dönem yurtdışına gidip sonra geri döneceğini sanmıyorum.

        'Üniversiteler için iyi liseler için haksızlık

        Türk Hava Kurumu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ünsal BAN:

        İyi yönü, gençlerin üniversite eğitimi almalarını kolaylaştırıcı bir yaklaşım olmasındandır. Yurtdışında lisans eğitimi alacaklarına Türkiye'de lisans eğitimi almış olacaklar. Bu şekilde Türkiye hem ekonomik hem de sosyal olarak kazanmış olacak. Türkiye'nin üniversite eğitiminde nereye geldiğinin bir göstergesi olacak. Türkiye'deki üniversiteleşmeyi ve kontenjanlarını değerlendirdiğimizde öğrenci talebini tamamen karşılayabilecek durumda olduğunu görüyoruz. Üniversitelerin artık kendi seçme değerlerine göre öğrencileri alabileceğinin önemli bir göstergesidir. Öğrencisini nasıl seçeceğine artık üniversiteler karar vermelidir. İşin kötü yönünü söylersek, Türkiye'de ortaöğretim bir anda liseye kayabilir. Özellikle son sınıflarda bu risk daha yüksek olacaktır. Maddi imkanı olmayan çocuklar için büyük bir haksızlık yapılmış olur. Yurtdışından gelen çocuklar için sağlanan bu ajantajlar, Türkiye'deki öğrencilere de sağlanırsa o zaman eşitlik olur.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ