Evlenince düzelmez!
Çapkın evlenince ihanetin dozu artar.. Yol yakınken geri dönün!
Çiftlerin çoğu, yaşadıkları sorunların evlendiklerinde geçeceğini düşünüyor. Kıskanç sevgilinin, şiddet uygulayan erkeğin düzeleceğine inanılıyor. Oysa sorunlar daha da büyüyor. ‘Evlilik öncesi danışmanlık’ hizmeti almak, bu sorunları çözmeyi sağlıyor.
Sevgiliniz sizi aldattı, “Bu kerelik affediyorum. Bir daha olmaz” diyorsanız, size bir tokat attığında “Evlenince böyle olmaz” diye düşünüyorsanız, restoranda birine baktığınızı iddia ederek aşırı kıskançlık gösteriyorsa, sakın bu ilişkiyi evlilikle taçlandırmayın! Çünkü flört dönemindeki sorunlar evlendiğinde beşe katlanıyor. Davranış bilimleri Enstitüsü’nden psikolog Emre Konuk, çiftlerin cinsellik, para meseleleri, aileyle ilişkiler, çocuk yapıp yapmayacakları vb. pek çok konuyu konuşmadan evliliğe adım attığını belirterek, bu durumda sorun yaşamanın kaçınılmaz olduğunu belirtiyor. Konuk’un önerisi evlenmeye karar veren çiftlerin, evlilik öncesi danışmanlık alması. Çünkü bunu yapan çiftlerin yüzde 70’inin evliliği daha iyi oluyor. Emre Konuk ve psikolog Serkan Özgün sorularımızı yanıtladı.
Flört döneminde sorunlar kendini ele vermez mi?
Emre Konuk: Flört döneminde ev işleri birlikte yapılır, eğlenilir, sorunların üstesinden gelinir. Ama ne zamanki evleniliyor her şey değişiyor.
Neden? Evliliğin kerameti nedir?
E.K.: Aslında kadından da kaynaklanıyor evlenen erkeğin değişmesi. Evlenince kadın bazı şeyleri farkında olarak veya olmayarak onaylıyor. Bunun yaratacağı muhtemel sıkıntının farkında olmuyor. Bazen de flört döneminde sorunlar oluyor ama insanlar, “Evlenince düzelir” diye düşünüyor. Evlenince düzelme diye bir şey söz konusu değil. Şiddet olması, hayatın organize edilmesinde ciddi sorunların varlığı durup düşünmeyi gerektirir.
Bunun çözümü nedir?
E.K.: Çözümü ‘evliliğe hazırlık projesi’nde.. Diyoruz ki daha başında bazı şeyleri fark ediyorsan evlendiğinde de bunun böyle devam edeceğini bil. Çünkü erkek tayfası yayılmaya, yatay konumlanmaya endekslidir. Yani yere paralel yaşar. Yani siz ondan ev işlerine yardımcı olmasını beklerken o tercihini yayılmaktan yana kullanır. Bu nedenle kadınlara düşen görevler var. Erkek ise eşinden, hayat arkadaşından neler beklediğini net konuşmalı. “Ben akşamları gelir televizyon başına kurulurum. Ev işlerinin sadece yüzde 5’ini yaparım” vs de diyebilir. Neticede kadın kabul ediyorsa bu da planlamayı gerektirir.
Bunlar konuşulmadığı için mi sorun çıkıyor?
Serkan Özgün: Hiç konuşulmuyor. Flört döneminde olan şey romantizm, biraz rahat bir çiftse cinselliktir... Onun dışında diyelim ki deli gibi kıskançlık vardır ama kadın buna ‘okey’ demiştir. Aşk, tutku diye açıklamıştır. Bu da AB’ye uyum gibi. Açılan defter sadece romantizm ve cinsellik. Peki geriye kalan 10-15 başlık ne olacak, onlar düşünülmüyor. Oysa evlenmeden önce bu defterleri açmak, nerede ne zaman nasıl sıkıntılar yaşanıyor ortaya koymak ve çözümlerini bulmak gerekiyor. Gelinen aileler, para harcama tutumları, evde geçirilecek zaman, kimlerle görüşüleceği, ne zaman çocuk yapılacağı vb. pek çok şey konuşulmalı ve planlanlanmalı.
E. K.: Pratikte bize gelen çiftlerin bambaşka hikayeleri yok. Madem o kadar bildik sorunlar var neden çözülemiyor değil mi?
Evlilik hikayelerini dinlemeye başladığınızda şunu görüyorsunuz. Daha evliliğin başında iyi ve güzel gitmesine rağmen sorunlar işaretini vermiş. Bunlar sonradan çıkan şeyler olmuyor. Kıskançlık nedeniyle adam hayatı kadına zehir ediyor. Gece vakti kıskançlık nedeniyle kadını E-5’te indirebiliyor. “Restaronda kime baktın?” diye... Bunu flört döneminde yapan adamın evlendikten sonra bunun beş katını yapacağını bilmeniz gerekir. Çünkü evlendikten sonra da restorana gidilecek ve kadın başını önüne eğip oturmayacak... Arkadaşı, aile dostuyla samimi konuşmayacak mı?
HER ŞEYE 'OKEY' DEMEYİN
Erkeğe evlilikle ilgili hangi algı bunu yaptırıyor?
E. K.: Henüz evlenmemişken kadının gidebilme ihtimali var. Salt erkekler değil kadınlar için de geçerli bu. Birkaç ayrılma girişimi olan bir çift vardı. “Her şeyiyle bana ait olursa ilişkiye devam ederim” diyordu kadın. Ne demek herşeyiyle bana ait olması? Bu, soluk alacak alan bırakmamak demek. Örneğin aldatma olmuş veya kadına bir tokat atmış erkek. “Okey, bir daha olmaz” denilip kapatılmış. “Okey” dediğiniz şeyler evlendikten sonra da sorun. Hem de fazlasıyla. Örneğin bize gelen çiftlere soruyoruz, “Neden evlenmek istiyorsun?” diye. Yanıt, “Beni çok seviyor” oluyor. “Başka?” diyorsunuz. Cevabı, “Ben de onu seviyorum...” oluyor. Oysa bu yetmiyor. Başka şeyler de söyleyebilmelisiniz. Evlilik, evlenmek için yapılan bir şey değil. En basitinden kanunlarla bağlısınız. İşin içine belediye, medeni hukuk, borçlar kanunu, anayasa, hatta Birleşmiş Milletlere kadar uzanan bağlantılar giriyor. Bunun kararı kolay değil. S. Ö.: Bu, araba almaya karar verip sadece rengiyle ilgilenmek gibi birşey. Arabanın kaç çeker olduğu, benzinli mi dizel mi olduğu gibi pek çok ayrıntıya bakmamak gibi bir şey.
O zaman doğru strateji nedir?
E.K.: Amerika ve Avrupa’da evlilik öncesi danışmanlığı var. Şu anda bu projeyi araştırıyoruz ve pek çok ilde iyi giden ve kötü giden evlilikleri tarıyoruz. Sonuçta 150 soruluk bir form çıkacak. Evlenmeye karar veren ve bize başvuran çiftler bu formu dolduracak. Böylece, ilişkilerinin hangi alanlarında sorun olduğu, nasıl çözebileceklerini ortaya koyacağız. Bu, bir nevi koruyucu tıp. Yani sorun ortaya çıkmadan tespit edip çözeceğiz. Evlilik öncesi danışmanlığının amacı çiftlere, ‘Evlenin’ veya ‘Evlenmeyin’ demek değil. Anlayacağınız soruna erken müdahale edeceğiz.
Bu evliliği nasıl etkileyecek?
E.K.: Evlilik öncesi danışmanlığı alanların yüzde 70’inin evliliklerini olumlu gidiyor. Yüzde 30’u ise nötr. Yani danışmanlık, olumlu etkilemese de olumsuz bir etkisi yok. YATAKLARI AYIRMAYIN
Çiftlere, “Sorun olsa bile yatakları ayırmayın” denir. Sizin öneriniz ne?
Kavga sonrası yorganı alıp salona gitseniz bile bir an önce durumu tamir edin. Sorunları büyütmek, sürekli gündeme getirmek, biriktirmek çözümden çok çözümsüzlüğe yol açar. Beyninizi pozitife yönlendirmeniz gerekir.
Bazen değişimler spontan olur ama bunun için uygun zemin olması gerekir. İnsan zihni garip çalışıyor. “Ayrıldım, gidiyorum, bir daha dönmeyeceğim” deyip de buna sardığında neden dönmemen gerektiğine dair bin neden bulursun. Çünkü insan zihni negatif düşünmeye daha yatkındır.
Sıkıntı yaşanabilir, insan birbirine darılır. Ama en hızlı şekilde tamir etme alışkanlığı kazanılmalı. İlişkileri iyi olan çiftlere baktığınızda, sorun yaşandığını ama hızlı tamir olduğunu görürsünüz.
Küsme ve duvar örme en sıkıntı yaratan şeylerdir ve genelde erkekler bunu yapar. Diyelim kızdın gittin. Tamam. Ama gecenin bir yarısı uyanırsan yatağına dön. Sarılırsan cevap alırsın. Kadın tayfası, bu tip şeylere hemen yanıt verir. Kadını yönetmek kadar hayatta kolay bir şey yok. Elini tutup, “Ya sevgilim...” dediğinizde iş büyük oranda bitiyor. Fizyolojik uyarılma kadında 5 dakika erkekte ortalama 20 dakika. Erkeğin, durulmak için kadından daha fazla zamana ihtiyacı oluyor.
Kendimi daha güvenli hissetmemi sağlayabilir misin? Sakinleşmeye ihtiyacım var. Desteğine ihtiyacım var. Şimdi sadece beni dinle ve anlamaya çalış Onu geri alabilir miyim? Lütfen daha nazik davran. Lütfen sakinleşmeme yardımcı ol. Lütfen sus ve beni dinle Bu benim için önemli. Lütfen dinle. Dur da sözümü bitireyim. Taşmaya başladığımı hissediyorum Biraz ara verebilir miyiz?
Özür dilerim
Aşırı tepki verdim. Özür dilerim. Çuvalladım, kabul ediyorum. Tekrar denememe izin ver. Durumu nasıl düzeltebilirim. Yani diyorsun ki... Özür dilerim. Lütfen affet.
Dur!
Ben hatalı olabilirim Lütfen bir süreliğine duralım Bir ara verelim. Bana biraz izin ver. Hemen dönerim. Taştığımı hissediyorum. Lütfen dur. Burada anlaşamadığımız konusunda anlaşalım. Her şeye baştan başlayalım Konuyu değiştirelim.
Takdir ediyorum
Hatanın sende olmadığını biliyorum. Bu sorunda benim payım... Ne demek istediğini anlıyorum. ... için teşekkür ederim. İyi bir noktaya değindin, İkimizin de dediği gibi. Anlıyorum. Seni seviyorum. ... için müteşşekkirim. Sende hayran olduğum şeylerden biri de... Bu senin değil, bizim sorunumuz.
Hatice Yaşar/Radikal