Gordon Ramsay, Londra’daki ‘Maze’ isimli restoranını 2019’un başında kapatacağını açıkladı. Açıldığı tarihi daha dün gibi hatırlıyorum. Gordon Ramsay’e ait farklı bir restoranda çalışıyordum ve açılış sırasında yardım amaçlı sık sık çağırırlardı. Konsepti o zamanlar için sıra dışıydı. Suşi ve ızgara et yemeklerini aynı mönüde harmanlamıştı. Gordon, Maze’in çok başarılı olacağını anlatıp dururdu. Kendince Maze’de sihirli bir formül bulmuştu. Reçetesi şu şekildeydi: Kadınlar güzel giysiler içerisinde şık restoranlara gitmeyi severdi. Ancak şık restoranlardaki yemekler ve porsiyon miktarları erkekleri mutlu etmezdi. Maze’de herkesi mutlu edecek bir şeyler vardı. Erkekler ızgara etlerini yiyebilecek, kadınlar da hem güzel giyinip hem de çok sevdikleri suşilerini yiyebileceklerdi. Olaylara şef kimliğinden daha çok, tüccar kimliği ile bakardı. Bunu da herkesin bildiği açık sözlü karakteri ile saklama gereği duymazdı. HT Pazar'dan Murat Bozok'un haberi...

MAZE DEMODE KALMAYA BAŞLADI

Aradan tam 14 yıl geçti ve şu anda gastronomi dünyası bambaşka bir noktaya geldi. Olaylar başlangıçta Gordon’un düşündüğü gibi gelişti ve özelikle ilk 3-4 yıl Maze çok iyi iş yaptı. Güzel paralar kazanıldı. Açılışta restoranın başında yetenekli bir şef olan Jason Atherton vardı. Jason, Gordon Ramsay’in çekirdek ekibindendi. Restoranlarının başına koyduğu tüm şefler ile olduğu gibi, Jason’la da bir süre sonra anlaşamayıp yolları ayırmak zorunda kaldılar. Dünya farklı bir noktaya giderken, bir süre sonra Maze demode kalmaya başladı. İlk yılın sonunda aldıkları Michelin yıldızını, 2015’te kaybettiler. Ve Gordon geçtiğimiz hafta Maze’i 2019 yılının ilk ayında kapatacağını herkese duyurdu.

Kanımca üstadın bu gidişle Londra’da kapatacağı tek restoran Maze olmayacak. Geçtiğimiz yıl Gordon Ramsay’in grup şirketi, Londra’da bulunan toplam 14 adet restoranlarından 3.8 milyon sterlin zarar ettiklerini açıkladı. Bu zarar her yıl artarak büyüyor. Buna karşılık televizyon programlarından ve yurtdışında açtığı restoranlardan elde ettiği ciro ve kârda ciddi bir artış var. Özellikle ABD’de televizyon programlarının sağladığı medya gücü ile insanları bu ülkede yeni açtığı restoranlara bir şekilde çekmeyi başarıyor. Ancak yıllardır hizmet verdiği İngiltere’de artık bir parça eskimeye başladı. Rekabetin yoğunluğu ve gastronominin geldiği nokta Gordon’u eski dünyada köşeye sıkıştırdı.

MEDYATİK BİR TÜCCAR OLMAYI TERCİH ETTİ

Gordon Ramsay bundan 15 yıl kadar önce kendisine farklı bir yol çizdi. Bunu bilerek veya isteyerek yaptığından da emin değilim. Kendisi dünyanın en yetenekli ve en donanımlı şeflerinin başında gelirken, medyatik bir tüccar olmayı tercih etti. Açık söyleyeyim, bunu da şefliği kadar iyi yapıyor. Allah daha çok versin iyi para kazanıyor ve dünya çapında bir şöhreti var. Ancak çıkış noktası olan restoranlarının bu hale düşmesi, içimi burkmuyor değil. Kangren haline dönüştürmeden, kesip atması kendisi için de en hayırlısı. Yoksa Gordon her zaman zirvede olmanın farklı bir yolunu bulacaktır...