Alper Uruş

Almanya'nın başkenti Berlin'de dün, Almanya Başbakanı Angela Merkel'in daveti üzerine, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve 11 ülkenin temsilcilerinin katılımıyla tarihi bir konferans gerçekleştirildi.

Genelkurmay Eski İstihbarat Dairesi Başkanı İsmail Hakkı Pekin.

Türkiye'nin desteğini isteyen meşru Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) lideri Serrac ile ordu komutanı Hafter'in de katıldığı Berlin Konferansı'nı, HABERTÜRK, Genelkurmay Eski İstihbarat Dairesi Başkanı İsmail Hakkı Pekin ile masaya yatırdı. İşte Pekin'in sorularımıza verdiği yanıtlar ve dikkat çeken tespitleri...

"BERLİN'DE ATEŞKESİN ÇERÇEVESİ ÇİZİLDİ"

"Berlin Konferansı'yla, ateşkese uyulması konusunda genel bir çerçeve çizildiğini söylememiz gerekir. İkinci olarak tarafların masaya oturması önemliydi. Temsilciler, silahla mücadele yerine, siyasi görüşmelerle sürecin çözülmesi gerektiğini ifade etti. Bu başlangıç, masanın dağılmasından çok daha iyidir. Silahların toplanması maddesi ne kadar hayata geçer bence bu tartışılacak bir madde.

"SİLAH GİTMESİ NASIL ÖNLENECEK?"

Maddelerden biri Libya'ya, taraf ülkelerin silah göndermemesi ancak bu nasıl engellenecek? Bir kurul kurulması lazım. 5+5 bir kurul kurulacak ancak Hafter'e Mısır'dan silah geliyor. Bölgede Selefiler var ve çok fazla terörist de var. Bunu kontrol edecek bir mekanizmanın olması gerekir. Bölgede vekalet savaşları devam edecek. Uzun vadeli bir anlaşmayı kabul eden ülkeler silah vermemeli.

AVRUPA'NIN KORKTUĞU 3 SENARYO

Konferansa giden süreç ve taraflar nezdinde 3 önemli başlığa değinmek gerekir. Libya'daki savaş sürecinin daha da şiddetlenmesi İtalya için bir göç dalgası oluşturacaktır. Avrupa ülkelerinin petrol ve doğalgaz sevkiyatı zorlaşacak ve Avrupalı emperyal ülkelerin Afrika'daki ülkelere de bu çatışmaların sıçramasının önü açılacaktır.

"FRANSA NEDEN TÜRKİYE'DEN RAHATSIZ?"

Örneğin Fransa'nın bugün Afrika kıtasında eski sömürgelerinden oluşan 14 ülke ile bir ticari ilişkisi var. Bu ülkeler ihracat gelirlerini Fransız bankalarına yatırıyor. Fransız Frank'ı üzerinden dönen bir piyasa söz konusu ve paranın kontrolü ise Fransa'da. Fransa'nın Türkiye ve Çin'i bölgede engelleme girişiminin temelinde bu yatıyor. Fransa'nın Libya, Tunus sınırında, Nijer, Mali ve Burkina Faso'da 5 bin askeri bulunuyor. Bu güç terörle mücadele kapsamında görev yapıyor.

"AB, RUSYA'NIN ETKİSİNİ KIRMAK İSTİYOR"

Berlin Konferansı'nın bir diğer sonucu da Avrupa Birliği'nin (AB) Libya sürecine dahil olması oldu. Türkiye ile Rusya'nın temel aktörler olarak öne çıktığı süreçte AB, Rusya'nın etkisini Berlin'de bir nebze de olsa kırdı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kontrolü ele alıyor, AB görünür hale gelmeye başladı. Hafter'in Rusya'da imza atmamasının ardında ABD'nin, Hafter'i destekleyen ülkeler üzerinde yarattığı baskının da olduğunu düşünüyorum.

"TÜRKİYE MÜTTEFİKLERİNİ ARTIRMALI"

Türkiye, Berlin Konferansı'nın ardından oluşturulacak siyasi, ekonomik vb 4 komitede de olacak. Ancak Türkiye'nin Libya'daki gücünü desteklemesi gerekiyor. Türkiye, UMH'nin çağrısıyla gittiği Libya'da kalmalı. Şu an Türkiye'ye Cezayir, Katar ve İtalya destek veriyor. Ancak Türkiye'nin tüm ülkelerle ilişkiye geçip müttefiklerini artırması gerekiyor. Göbeğimizi kesmek durumunda kaldığımızda ise gerekeni yapmak için burada ya da orada yığınağımızı geliştirmemiz gerekiyor.

"İTALYA İLE FRANSA'NIN ÇATIŞMASI"

İtalya'nın, Fransa'nın yanında değil de Türkiye'nin yanında olmasının birçok nedeni var. Fransa'nın askeri ve savaşı destekler tutumu İtalya'yı çok rahatsız ediyor. Çünkü Libya'da savaşın şiddetlenmesi İtalya'yı göç dalgasının vurması anlamına geliyor. Fransız petrol şirketinin İtalyan petrol şirketini dışlaması ise enerji temini konusunda iki ülkeyi karşı karşıya getiriyor. İtalya, Fransa yüzünden sadece Libya değil; Çad, Sudan, Somali, Tunus ve Cezayir'den gelebilecek bir göç kaygısını taşıyor.

"TÜRKİYE İLE UMH ARASINDAKİ ANLAŞMAYA İTİRAZ OLMADI"

Türkiye'nin masaya oturması önemliydi; kalması artık çok daha önemli ve Türkiye o masada kalacak. Türkiye açısından Berlin Konferansı'nda en önemli olay ise Libya UMH'siyle Türkiye arasında imzalanan "Mutabakat"ın geçerliliğine itiraz edilmemesi oldu. Yani Türkiye'nin bir kanadın temsili daha da meşru bir hale geldi. Daha önce Yunanistan buna yeltendi ama Almanya reddetti.

RUSYA İLE TÜRKİYE KARŞI KARŞIYA AMA...

Türkiye, UMH'nin menfaatlerini korumaya devam edecektir. Rusya ile karşı karşıya gelme konusunda ise şunu söylemek gerekir ki; iki ülke farklı grupları desteklese de bunu yukarda çözüyorlar ve silahsız bir adımda anlaşabiliyor.

ABD VE ÇİN'İN KONFERANSA SESSİZ KATILIMI

ABD, Hafter'in arkasındaki Rusya'yı devre dışı bırakmaya çalışıyor. ABD ve Çin, konferansa sessiz biçimde katıldı. Vekaletler savaşı sürecinde iki ülke de bölgeyi gözlemliyor. ABD, kesinlikle Rusya'nın bölgede etkisini artırmasını istemiyor. Petrolün kontrolünün Rusya'ya geçme ihtimali bile ABD'nin bölgeye şiddetle müdahil olması sonucunu doğurur. Yine Çin'in Akdeniz'e müdahil olması ABD'yi bölgede daha aktif bir hale getirir. Bu haliyle barış zor gibi görünse de masada toplanılması çok olumlu bir adımdır."

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri