Fed faiz kararını açıkladı
Fed beklentilere paralel bir şekilde faizi sabit bıraktı. Karar metninde "Orta Doğu'daki gelişmelerin ABD ekonomisi üzerindeki etkileri belirsiz" ifadeleri yer aldı. Fed yetkilileri 2026 yılında 1 faiz indirimi beklemeye devam ederken, enflasyon projeksiyonlarında yukarı yönlü revizyona gidildi. Kararın ardından açıklamalarda bulunan Fed Başkanı Jerome Powell "Petrol şokunun net etkisi, harcamalar ve istihdam üzerinde aşağı yönlü, enflasyon üzerinde ise yukarı yönlü bir baskı yaratacaktır" dedi
ABD Merkez Bankası (Fed) 2026'nın ikinci faiz kararını açıkladı. Buna göre Fed Açık Piyasa Komitesi (FOMC) politika faizini piyasa beklentisine paralel bir şekilde yüzde 3.50-3.75 aralığında sabit bıraktı.
2025'in son 3 toplantısında üst üste 25'er baz puanlık faiz indirimlerine giden Fed ocak toplantısında ise faizi sabit bırakmıştı.
FOMC’den yapılan açıklamada, ekonomik aktivitenin “sağlam bir hızda” büyümeye devam ettiğine işaret edildi. Ancak istihdam artışlarının zayıf seyrettiği, işsizlik oranının ise son aylarda büyük ölçüde değişmediği belirtildi. Enflasyonun ise hâlâ bir miktar yüksek olduğu vurgulandı.
BELİRSİZLİK YÜKSEK, ORTA DOĞU RİSKİ TAKİPTE
Kurul, ekonomik görünüme ilişkin belirsizliğin yüksek kalmaya devam ettiğini ifade etti. Özellikle Orta Doğu’daki gelişmelerin ABD ekonomisi üzerindeki etkisinin net olmadığına dikkat çekildi. FOMC, hem istihdam hem de enflasyon risklerini yakından izlediğini belirtti.
Açıklamada, ilerleyen dönemde faiz patikasına ilişkin kararların gelen veriler, ekonomik görünüm ve risk dengesi dikkate alınarak verileceği kaydedildi. Fed’in azami istihdamı destekleme ve enflasyonu uzun vadede yüzde 2 hedefine geri döndürme konusundaki güçlü kararlılığı yinelendi.
Para politikasının uygun duruşuna karar verilirken iş gücü piyasası, enflasyon baskıları, enflasyon beklentileri ile finansal ve küresel gelişmelerin yakından takip edileceği ifade edildi. Gerekmesi halinde politika duruşunun değiştirilebileceği mesajı verildi.
1 ÜYE FAİZ İNDİRİMİNDEN YANA OY KULLANDI
Karara karşı çıkan tek isim Stephen I. Miran oldu. Miran, bu toplantıda politika faizinin 25 baz puan düşürülmesi yönünde oy kullandı.
Faizlerin sabit tutulması yönünde oy kullanan isimler arasında Fed Başkanı Jerome Powell ile birlikte John C. Williams, Michael S. Barr, Michelle W. Bowman, Lisa D. Cook, Beth M. Hammack, Philip N. Jefferson, Neel Kashkari, Lorie K. Logan, Anna Paulson ve Christopher J. Waller yer aldı.
2026'DA TEK İNDİRİM ÖNGÖRÜLÜYOR
Fed, faiz kararının yanında ekonomik projeksiyonlarını da yayımladı. Açıklanan tahminler, enflasyon görünümünde yukarı yönlü revizyona işaret ederken, faiz indirimlerinin sınırlı kalacağı mesajını verdi.
Fed’in projeksiyonlarına göre federal fonlama faizi için medyan beklenti 2026 sonunda yüzde 3,4 seviyesinde oluştu. Bu patika, mevcut faiz seviyeleriyle kıyaslandığında bu yıl yalnızca bir faiz indirimi öngörüldüğüne işaret etti. Faizin 2027 ve 2028 yıllarında ise kademeli olarak yüzde 3,1 seviyesine gerilemesi bekleniyor.
ENFLASYON TAHMİNİ YÜKSELDİ
Projeksiyonlarda en dikkat çekici değişim enflasyon tarafında görüldü. Fed, 2026 yılına ilişkin enflasyon tahminini yüzde 2,7’ye yükseltti. Bir önceki projeksiyonda bu oran yüzde 2,4 seviyesindeydi. Çekirdek enflasyon tahmini de benzer şekilde yüzde 2,7’ye çıkarıldı. Fed, enflasyonun 2027’de yüzde 2,2’ye gerilemesini, 2028’de ise yüzde 2 hedefiyle uyumlu seviyelere inmesini bekliyor.
Büyüme tarafında ise sınırlı yukarı yönlü bir güncelleme yapıldı. Buna göre ABD ekonomisinin 2026 yılında yüzde 2,4, 2027’de yüzde 2,3 ve 2028’de yüzde 2,1 oranında büyümesi öngörülüyor. İş gücü piyasasına ilişkin beklentilerde önemli bir bozulma öngörülmezken, işsizlik oranının aynı dönemde yüzde 4,4’ten yüzde 4,2’ye gerilemesi bekleniyor.
"ENFLASYON RİSKLERİ YUKARI YÖNLÜ"
Kararın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Fed Başkanı Jerome Powell, para politikası açısından mevcut görünümün zorlu olduğuna dikkat çekti. İş gücü piyasasında aşağı yönlü risklerin faiz indirimi ihtiyacını artırdığını, buna karşın enflasyon tarafındaki yukarı yönlü risklerin ise faizlerin yüksek tutulmasını gerektirdiğini vurguladı.
“İki hedef arasında denge kurmaya çalışıyoruz. İş gücü piyasasına yönelik riskler aşağı yönlü, bu da daha düşük faiz gerektiriyor. Ancak enflasyon riskleri yukarı yönlü, bu da faizlerin yüksek tutulmasını ya da indirim yapılmamasını gerektiriyor” diyen Powell, mevcut durumu “zor bir denge” olarak nitelendirdi.
Powell, Fed’in mevcut politika duruşunun sıkı para politikası ile nötr seviyenin sınırında bulunduğunu da sözlerine ekledi.
"PETROL FİYATLARI BASKI YARATABİLİR"
Jerome Powell, yükselen petrol fiyatlarının Amerikan ekonomisi üzerinde baskı yaratabileceğini ifade etti. Powell, “Petrol şokunun net etkisi, harcamalar ve istihdam üzerinde aşağı yönlü, enflasyon üzerinde ise yukarı yönlü bir baskı yaratacaktır” dedi.
Ancak Powell, bu şokların ABD’deki artan enerji üretimiyle bir ölçüde dengelenebileceğini de belirtti. “Biz net enerji ihracatçısıyız. Dolayısıyla istihdam, ekonomik faaliyet ve harcamalardaki etkiler, petrol şirketlerimizin kârlı hale gelmesi ve belki de daha fazla sondaj yapmasıyla bir ölçüde dengelenecektir” ifadelerini kullandı.
Öte yandan Powell, savaşın ekonomik etkilerinin öngörülemez olduğunu belirtti. “ABD ekonomisi şu anda oldukça iyi durumda. Ancak bunun etkilerini bilmiyoruz. Gerçekten, bunu bilen yok” ifadelerini kullandı.
"AYRILMA NİYETİM YOK"
Powell, Fed’in genel merkez binasına ilişkin yürütülen soruşturma hakkında yaptığı değerlendirmede, “Soruşturma devam ederken görevden ayrılma niyetim yok. Sürecin şeffaflık ve kesinlikle tamamlanmasını bekleyeceğim” ifadelerini kullandı.