Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Galatasaray'ın eski yöneticilerinden Mehmet Helvacı, HABERTÜRK TV'de Faik Çetiner'in sunumuyla yayınlanan Sportürk programına konuk oldu. İşte Mehmet Helvacı'nın yaptığı açıklamalar: 

POLAT'IN LİSE SÖZLERİNE CEVAP
"Lise Galataray'ın kaderinde çok önemli bir kurumdur. Çünkü Galatasaray'ı kuran kurumdur. Lise'nin Galatasaray açısından önemini hiçbir Galatasaraylı yadsıyamaz. Lise ile ilgili söylenenler, kendilerine mazeret arayan insanların başvurduğu söylemlerdir."

POLAT İLE NİYE TERS DÜŞTÜ?
"Bizim o dönemin başkanıyla ters düşmemize sebep olan şey, Galatasaray'ın o dönem stat açılışında meydana gelen olayların sonucunda kendisinin Galatasaray taraftarlarını savcılığa şikayet edeceğini beyan etmesiyle başlamıştır. Ben de bunun üzerine Galatasaray başkanının, taraftarları yadsıyamayacağını ve onunla ters düşemeyeceğini söyledim. O andan itibaren çatışmaya başladık. Kendisinin söyledikleri söz konusu değil. O zamana kadar benim açımdan bir sorun yoktu. O gün stadı dolduran insanlar Galatasaray'ın genel kurul üyeleri ve yakınlarıydı. Onlara davetiye gönderildi. O zamanın başkanın söyledikleri söylendi. O 200 provakatör ortaya çıkmadı. Doğru olsa bu 200 kişi ortaya çıkarılırdı. İnsanların söylediklerini takip etsinler. Ya kanıtlarsınız ya da zaman sizi haklı çıkarır. Buna bakmak lazım. Ali Sami Yen Stadı kapandığı akşam neler olmuşsa, TT Arena'nın açılışında da onlar olmuştur. Ev sahibinin misafirlerine böyle davranma imkanı yok. Galatasaray'a yakışacak davranışlar bunlar değil. Ama tarihi takip etmek lazım. Kapanış ve açılışa bakmak lazım. Böyle bir şey varsa da önlem almak lazım."

"Mali kongrede yaşananlarla ekonominin bu duruma gelmesi arasında bir bağlantı yok. O gün olanlar yaşandı diye borç olmadı ki. 338 milyon Dolar'dı bizim yönetimimiz zamanında. Cansun döneminden önce başladı borçlanma. Bu işin başlama tarihi 1996, Alp Yalman zamanında. Borçlanma 1996 ve sonrasında yaşanmıştır. Sebebi de Galatasaray Genel Kurulu'nun yetkilerinden harcamayı çıkarmaktır. Komplolar falan değildir."

NEDEN İBRA EDİLMEDİLER?
"Birinci nedeni o günkü başkanla sorun yaşamama sebep olan sözlerdir. Bu davranışlar neticesinde Galatasaraylılar, seçime gidilmesini istediler. O dönemki başkan tarafından da bu karşılanmadı. Ben başkana 'Gittiğimiz yer burası' dedim daha önce. Yapılan demokratik bir haktır. 'Galatasaray başkanı camiayı bölmez. İbra istersen camiayı ikiye bölersin' dedim. Rahmetli Özhan Canaydın döneminde de oldu. O ne yaptı? Camiayı birleştirdi. O yönetimden önce bir arkadaşımız istifa etti. Tabii ki benim çıkışım etkili oldu. Ben 2. başkandım. Zaten etkili olsun diye istifa ettim. Bu o dönemin başkanına bir uyarıdır. Kamuoyuna yansımış şeklidir. Bana kişisel olarak zarar vermiştir bu durum. Ben bunu bilerek yaptım, Galatasaray'a zarar gelmesin diye. Birçok kişi bunu anladı, hala anlamayanlar da var."

KENDİLERİNİN DÖNEMİ VE ŞU ANKİ DÖNEMİN KARŞILAŞTIRMASI
"O dönem eğer UEFA kriterleri devrede olsaydı... O dönem, bu dönemden daha kötüydü. 2 dönem ekonomik olarak birbiriyle kıyaslanamaz, ekonomik olarak. Çünkü o dönem iki farklı şirket vardı. Birisi Futbol A.Ş. idi, sürekli zarar ediyordu. Diğeri de Sportif A.Ş. idi. Bunun da yüzde 30'u halka açıktı. Galatasaray kazandığı her 100 liranın 30'unu halka dağıtıyordu. Bu şekilde ekonominin düzelmesi mümkün değildi. İki şirket de batıyordu, iflasa gidiyordu. Birleşme projesi, Özhan Canaydın döneminde düşünülmüştü. Ben rahmetli Canaydın'a götürdüm bu fikri. 'Bunu yapabilir misin, çok zor bir şey bu. Sana 1 ay mühlet veriyorum. Bir daha tetkik et' dedi. Tekrar çalıştım. 'Yaparım' dedim. Özhan ağabey onay verdi ve biz başladık. Bu 5 sene sürdü, öyle pat diye olacak bir şey değil. Bütün parçaları tek tek ikna etmek gerekiyor. '70 milyon kredi bulduk da yaptık'lık bir şey değil yani. Çok zor bir iş başarıldı."

GALATASARAY BU HALE NASIL GELDİ?
"Bu Galatasaray genel kurulu denetiminden mali harcamaların çıkmasıyla başladı. Çıkaran sistem yaptı. Bu niçin ve kimler tarafından yapıldıysa. Biz bu yapıyı düzelttik. Sonra tekrar bir yönetim geldi, Ünal Aysal yönetimi. Bu sefer başka türlü bozuldu bizim kurduğumuz yapı. 20 senede geldiğimiz nokta burası."

AYSAL NASIL İBRA EDİLDİ?
"Onu da edenlere sormak lazım. Bence ibra edilmemeliydi. Kim hangi tarihte ne söylemiş bunlara bakmak lazım. Bunlara bakılınca ortaya çıkar her şey. Aysal'dan öncesi de var tabii ki. Bizim kurduğumuz yapı, doğru yönetilseydi borç biterdi. 'Hiç kimse yanlış yapmadı, sadece Ünal Aysal yanlış yaptı' da denemez. Bu Galatasaray'ın denetiminden çıkarılmaması gereken bir konuymuş, çıkarılmış. Demek ki tekrar geri almak lazım. Bunları çözmeden hiçbir şey çözemeyiz. Kişisel meseleler değil bunlar. Galatasaray, en uzun insan ömründen uzun yaşamış vaziyette. Bizim varlığımızın sebebi Galatasaray'ı sonsuza dek yaşatabilmek. Şahsi çıkarlarımız için burada değiliz.

GALATASARAY'IN KİMYASI NEDEN BOZULDU?
"Galatasaray'ın geleceğini konuşuyorsak kimseyi suçlamamak lazım. İnsanları suçlayarak, Galatasaray'ı bölerek bir yere varamayız. Galatasaray bölündüğü için bu hale gelindi. Yüzde 5 'liseci' varmış da... 11-12 bin kişilik toplulukta 500 kişi demektir. 500 kişinin ne kadar etkisi olur? Dönemin başkanı da demek ki bu 500 kişiyi de arkasına almış. Alırken sorun yok da karşıya geçtiklerinde niye sorun oluyor? Galatasaray'da 'liseci', 'liseli, 'alaylı', 'saraylı' gibi şeyler yoktur. Herkes Galatasaraylıdır. Bunlar politika uğruna çıkarılmıştır. Ben yıllardır Galatasaray'ın içindeyim. Hiç böyle bir ayrım görmedim. Genel kurulun yüzde 33'ü Galatasaray Liseli'dir, kalanı değildir."

"Galatasaray yönetimi yetki makamında varsa bir şey mahkemeye gidecekler. Gereğini yapmıyorlarsa hiç konuşmayacaklar. Ünal Aysal dönemi, elbette doğru bir dönem değil. Anormal harcamalarını olduğu, doğru bir yapılanmanın olmadığı... Teknik olarak da ibra edilmemesi gereken şeyler var. Ama bu da çok önemli değil. Şu anki yönetim yine mahkemeye başvurabilir. Zaman aşımı önemli değildir. Suçlu, suçludur. Zaman aşımı olması, kişiyi aklamaz."

"Galatasaray'ın hızla normalleşmeye ihtiyacı var. Biz eski yöneticiler, kendimizle ilgili problemler yerine Galatasaray'la ilgili problemleri konuşmalıyız. Olan olmuştur. Bunları tespit etmek Galatasaray'ın lehine değildir. Galatasaray için yardım talep edilirse, her zaman yaparız."

GALATASARAY'IN KURTULUŞ REÇETESİ NEDİR?
"Varsayım üzerine ben olsaydım, olmazdı demek çok kolaycı bir şey. Ben iki senedir istisnasız, Galatasaray'ın UEFA ile problemi olduğunu ve ceza geleceğini söylüyordum. Ben yönetimde olsaydım ilk iş olarak bunun üzerine çalışırdım. Tabii ki bir şeyler yapılabilirdi. Galatasaray muhtemelen bir ceza alacak. +1 kurtarılabilir. Yeniden ceza almamak üzerine konuşulmalı. Neyi savunacaksınız? Hukuki savunma yapılacak yer kalmamıştır neredeyse. 1+1 neredeyse mutlaktır. Ortadaki 134'ü nasıl yok edeceğiz? 14-8 falan olsa bir şeyler yaparsınız. 1+1'de diğer 1'in de olacağı kesin değildir. 1. sene sonunda bakılır, düzelme varsa +1 kalkar."

"Satıp ödemek zararı ortadan kaldırmıyor. Bir yerden 134 milyon Euro bulsanız bu problem çözülmez. Sizin gelir elde etmeniz gerekiyor. 'Galatasaray'a başkan adayı olacak olan kimse gelir bulmak zorunda' dedim. Hibeyle, anormal sponsorluk geliriyle bunlar düzeltilemez. Bu kurallara herkes tabii. Çilek alınmaz diye bir şey yok. Doğru programla alınır."

"Galatasaray'da şu an bir başkan var. Galatasaray'da başkanlığa aday olunmaz. Tüzüğümüze göre 100 kişinin sizi aday göstermesi gerekiyor. Ben Galatasaray etiği içinde 'başkan adayıyım' demeyi doğru bulmam. Beni şu an aday gösteren 100 kişi yok, o zaman ben de aday değilim."