Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Kariyeri için Joachim Löw ile Giovanni Trapattoni'nin önemli isimler olduğunu vurgulayan yıldız oyuncu, "Birisi kanıtlayana kadar en iyisi sensin. Kendimi her zaman hazır tutarım ve şans verilmesini beklemem" diye konuştu.

Kariyeri için Alman Milli Takım Teknik Direktörü Joachim Löw ile birlikte İtalyan çalıştırıcı Giovanni Trapattoni'nin önemli isimler olduğunu kaydeden yıldız golcü "Kim ne derse desin, sırtımdaki formayı hak ettiğimi biliyordum ve bunu kanıtlamaya kararlıydım. O pozisyon, benim motivasyon kaynağım oldu. Bir o pozisyon, bir de Joachim Löw. İkisinin de milli takım kariyerim üzerimde önemli katkısı var. Löw o dönemde her şeye kulaklarını tıkadı, arkamda durdu. Uluslararası düzeyde bir oyuncu olacağıma dair inancını hiç kaybetmedi”  diye konuştu.

Kariyerinde baba figürü olarak konumlandırdığı isim olarak hiç tereddüt etmeden Stuttgart'ta birlikte çalıştığı Giovanni Trapattoni'nin adını veren Gomez, “Göreve başlayınca bir süre beni uzaktan izledi. Sonra karşısına alıp potansiyelimin sergilediğim performanstan çok daha fazla olduğunu söyledi ve benimle yakından ilgilenmeye başladı. Bana özel zaman ayırması futbolumu bir üst seviyeye taşımamı sağladı. Ona minnettarım, aramızda hâlâ sağlam bir bağ var” ifadelerini kullandı.

Kendisini özel yapan şeyin sezgileri olduğunu vurgulayan Gomez, "Sanırım en güçlü yanım, sezgilerim. Topun ceza sahası içinde nereye geleceğini tahmin etmekte zorlanmıyorum, o nedenle nerede durmam gerektiğini biliyorum” dedi.

Gol atmanın nasıl bir his olduğu sorusunu ise Alman yıldız, "Sırtımdaki formanın da, rakibin de, pozisyonun da önemi yok. Attığım her golde aynı hissi yaşıyorum; önce bir anlık bir huzur, ardından mutluluk. Gol atmanın bana yaşattığı his, hayatımda olan biten her şeyi unutturabilecek kadar güçlü” diye yanıtladı.

"BİRİSİ KANITLAYANA KADAR EN İYİSİ SENSİN"
Sakatlığa sığınılacak bir bahane olarak bakmayan Mario Gomez, "Bence bunun hangi bölgede oynadığınla bir alakası yok. Herkes için geçerli olan basit bir denklem var. Biri senden daha iyi olduğunu kanıtlayana kadar en iyisi sensin” görüşünü dile getirdi. 

Pivot santrforların eskisi kadar revaçta olmadığını ima eden Beşiktaş'ın Süper Mario'su, “Buna son yıllarda ortaya çıkmış bir akım gibi bakmak doğru olmaz. Geçmişte de ufak tefek; ama çok iyi golcüler dünya futboluna damgasını vuran işler yaptılar. Mesela benim idolüm olan Romario. Ama bu nasıl ki benim profilimdeki golcülerin neler yaptığını gölgelemedi; bundan sonra da neler yapacağımızın önünde bir engel oluşturmaz. Çünkü bir futbolcunun kalitesi boyla bosla ölçülebilecek bir kavram değildir” açıklamalarını yaptı.
 
"BANA ŞANS VERİLMEZ ALIRIM"
Her an hazır olmasınının sırrını dı açıklayan golcü oyuncu, "Fiziksel ve zihinsel olarak o zamana kadar maçlara nasıl hazırlanıyorsam, o dönemde de aynı şekilde hazırlanıyordum. Zaten zihinsel olarak hiçbir zaman alışagelmişin dışında bir hazırlanma yöntemim olmadı. Futbol sonuçta bir oyun, gereğinden fazla ciddiye almanın oyuncuya yararı değil zararı olur” görüşlerini savundu.

Bayern Münih'ten ayrılma süreciyle ilgili de konuşan ve Guardiola'nın o dönemde "Gelen transfer tekliflerinden senin için en iyisini seçelim” dediğini aktararak İspanyol çalıştırıcının dürüstlüğünü takdir eden Mario Gomez, "Kimseden bana şans vermesini talep etmem. Elimden gelenin en iyisini yapabilmek için yeterince çalışırsam. Zaten hak ettiğim şansı bulacağıma inanırım. Benden daha iyi bir alternatifi olduğunu düşünen teknik direktörün kararına da saygı duyarım. Bunu sindirebilecek kadar tecrübeli bir oyuncuyum” ifadelerini kullandı.

Yazının tamamı GQ Türkiye Şubat sayısında...