Deja Vu
Fransa'nın turnuvadaki şansına, futbol tarzına, güçlü ve zayıf yönlerine, önemli oyuncularına detaylı bir bakış.
2014 Dünya Kupası’na çeyrek finalde Almanya’ya yenilerek veda eden Fransa, ev sahipliğini yapacağı Euro 2016’da, olgunlaşmış kadrosu ve yıldızlarının yanı sıra patlamaya hazır yetenekleriyle şampiyonluk hedefliyor. İlk düzenledikleri Avrupa Şampiyonası olan 1984’ü kazanan, 16 yıl sonra ise ikinci şampiyonluğunu tadan Fransızlar, yine bir 16 yıl sonra tarihin tekerrür etmesini umuyor. Ev sahibi oldukları 1998 Dünya Kupası’nı başarıyla noktalamaları da bu umudu yükseltiyor. Futbolculuğu döneminde altın jenerasyonun kaptanı olan Maviler’in teknik direktörü Didier Deschamps’ın en büyük sınavı da bu havayı yönetmek olacak.
Didier Deschamps oyuna pragmatik ve futbolcularından en iyi verimi alacak şekilde yaklaşan bir teknik direktör. Öte yandan hiçbir oyuncusunun yeteneğinin ya da karakterinin takımın önüne geçmesini istemiyor. Arnavutluk maçında denediği 4-2-3-1 şablonundan takım 1-0 yenilince ısrar etmedi. Portekiz karşısındaki 4-4-2 de tat vermeyince aşina oldukları 4-3-3 ile devam ediyorlar. Temelde güçlü, enerjik ve atletik orta saha üçlüsünün üzerinden akıcı, direkt, geçiş hücumlarını üst düzey yapan, hızlı bir futbol tarzları var. Üstelik bunu çok farklı varyasyonlarla süsleyerek tahmin edilemez olabiliyorlar. Benzema’nın yokluğunda oynayacak Giroud ile zaman zaman, düşük tempoda seyreden pas oyunuyla, rakip yarı sahaya yerleşen bir Fransa da görebiliriz. Savunmada, top rakipteyken 4-1-4-1’e dönüyorlar ve atletizmlerine rağmen önde presi pek tercih etmiyorlar.
Fransa bu turnuvanın en alternatifli, yetenekli ve güçlü kadrolarından birine sahip. Kötü sezon geçirmiş oyuncuları neredeyse yok, hatta olağanüstü sezon geçirenler arasında dışarıda kalanlar var.
2014 Dünya Kupası’nda onbir çıkan Benzema ve Valbuena etik kaygılar, Ligue 1’de muazzam sezon geçiren Lacazette ve Ben Arfa ikilisi de alternatifler nedeniyle dışarıda kaldığı halde Giroud, Griezmann, Martial, Coman, Gignac rotasyonu şampiyona genelinde hem dominant hem de hızlı oyuna yatkınlıklarıyla güven veriyor. Deschamps bu beşliyle çok sayıda farklı kombinasyon üretebilir.
Savunma bölgesi için aynı iyimserlikte olmak zor. Kanat bekleri Evra ve Sagna kariyerlerinin son döneminde. Eski tempoları yok. Varane, Zouma ve Mathieu’nün sakatlanması, Sakho’nun doping cezası nedeniyle merkezdeki alternatifler kısıtlandı. Koscielny, Mangala, Rami, Umtiti dörtlüsü ile idare edecekler.
Orta sahada Matuidi ve Pogba banko görünüyor. En büyük soru işareti arkalarında kimin oynayacağı. Schneiderlin ve Sissoko biraz arka planda kalırken, Cabaye ve sürpriz Leicester şampiyonluğunda sivrilen Kante ikilisi savunma önündeki mevki için rekabet edecek.
Maviler'in en güçlü tarafı takım birlikteliği ve ev sahibi avantajı. 98 öncesi yıldızlar Cantona ve Ginola’yı kadroya almayan Aime Jacquet’nin izinden giden bir Deschamps var. Bu durumu şöyle açıklıyor:
Her futbolcu yeteneğini yeteneklerini takım için kullanmalı. Umarım olmaz fakat bir oyuncu bu prensibe karşı gelirse grubun selametini tehlikeye atar ve önlem almak zorunda kalırım. Didier Deschamps
Teknik olarak, Fransa’nın hücumu sivriliyor. Turnuva öncesi son 4 maçta 13 gol attılar. Hem merkezde hem hücum kenarlarındaki her oyuncu saf delici ve top taşıyabiliyor. Bunu kolektif olarak yaptıklarında durdurulamaz oluyorlar.
Örneğin; genç yetenek Martial, West Ham’da çok iyi sezon geçiren Payet ve artık süperstara dönüşen Griezmann’ın dar alandaki topla becerileri, içe kat ederek ceza sahası civarında oluşturduğu tehdit ve beklerin kulvarını açarak sağladığı genişlik, topsuz koşularla iç kulvarlara devrilen Pogba ve Matuidi’nin dinamizmi ve tempolu bas becerisiyle buluştuğunda baş döndüren bir akıcılık oluşturuyor. Karşı takımın yerleşimini dağıtıyor ve rakip yarı sahaya çok farklı şekilde geçebiliyorlar
Savunmada Kante oynadığında aynı üçlünün güçlü presi de bir diğer kritik özellikleri.
Resmi maç sertliği, ritmi ve ciddiyeti yaşamadan geldiler ama asıl sorun savunma.
Evra ve Sagna’nın tempolu takımlar karşısındaki geri dönüş handikaplarından dolayı rakip farketmeksizin önde basmaya çekinen bir Fransa var. Bunun yerine hücum kenarlarını beklerin kulvarına yaklaştırıyor ve orta çizgi civarında alan savunması yapıyorlar. Rakibin oyun kurmasına tek engel en önde tek bırakılan santrforun, iki stoperin pas kanalı arasında yerleşip onları meşgul etmesi. Sorun, dominant takımlar karşısında nerede yerleşecekleri.
Birbirini tamamlayan, komple bir savunma dörtlüsü yok. İki bek stoperlere yaklaşıp ceza sahasını çizgisi önündeki alanı daraltsa da, bu da 18 içerisini takım olarak savunmalarına yetmiyor. Yük stoperlerin kişisel sezgi ve becerilerine kalıyor.
Stoperler çabuk ama başta Mangala olmak üzere bireysel hataya çok meyilli. Hiçbiri birinci sınıf değil. Üstelik oyun kurma uzmanı oldukları da söylenemez. İlk pasları iyi ve garanti seçeneğe hızlı oynuyorlar fakat oyun kurma aşaması uzadıkça defolar görünüyor ve pres görünce dağılabiliyorlar.
Son olarak toplamda forvet rotasyonu üst düzey olsa da, en öndeki iki seçenekten ne Giroud ne de Gignac söz konusu alan yaratmak, sertlik katmak ve topla gitmek olduğunda Benzema’nın eline su dökemez.
Simeone yönetimindeki Atletico Madrid’de bir süper yıldıza dönüşen Griezmann, 2014’e göre daha olgun ve uluslar arası deneyimini artırarak Fransa milli takımının da hücum lideri ve yıldızı oldu. Birden fazla mevkide oynayabilmesi Deschamps’a taktik kurguda esneklik sağlıyor. Hem pozisyon hazırlayabiliyor hem de bitirebiliyor. Savunmada özverili. Kulübünde muhteşem bir sezon geçirdi. Fransa formasıyla 5 sene önce U19 takımıyla şampiyonluk yaşamıştı, sadece 2 sene önce milli olmasına rağmen 2014’te de kendini kabul ettirdi. Sıra son aşamada.
Pogba'nın olası transferinde bahsi geçen rakamlar üç hanelere yaklaşıyor. Saf yeteneklerine diyecek yok ama Pogba henüz en üst seviyede takım liderliği üstlenecek ışığı vermedi. Sorumluluk alması gereken zamanlar da kaybolabiliyor. Yeteneklerini göstermek için düzen dışı resitalleri takımı bozabiliyor. Juventus’ta Vidal gittikten sonra hayli kırılma yaşadı. Skorer 10 numara mı yoksa komple bir merkez mi olmak arasındaki gel gitten kötü etkilenebiliyor. 2014’teki oyunu Fransa’ya yetmez. Şampiyonluk gelecekse Pogba’nın öne çıkması şart. Anahtarın kilidi o.
Leicester mucizesinin en değerli parçalarından biri kuşkusuz N'Golo Kante olmuştu. Fransa savunmasının dağınıklığı için de en ideal yama Kante gibi görünüyor. 4-2-3-1 takımlarına karşı rakip 10 numaraların karşısındaki doğal eşleşme olması onu daha da değerli kılıyor. Üstelik hücum tarafını, bilhassa geçişlerdeki çabukluğu ve hareketliliğiyle çok iyi besleyebiliyor. Karşı presi ve top kazanma becerisi atakların devamlılığı için çok önemli ve dahası; dinamizmiyle Pogba’ya hücumda daha fazla özgürlük sağlayacak isim. Premier Lig çıkışıyla namını oluşturan Kante, bu turnuvada Fransa ile rütbe atlayabilir.
TEKNİK DİREKTÖR
Eric Cantona zamanında Deschamps için “saka” demişti. Onun futboldaki varlığını savunma önünden topu alıp önündeki yeteneklilere aktarmaya indirgeyen bu imâ üzerine yapıştı ama Deschamps’ın adımlarını pek engellemedi. Başarılı fakat sade oynayan futbolculuk kariyerinden sonra, teknik direktörlüğünde de başarılı fakat alçaktan uçan bir profil çiziyor.
Monaco ile CL finali oynamış, Marsilya’yı 18 yıl sonra şampiyon yapmış ve üzerine Juventus’un dirilişindeki ilk adımı yönetmesinin ardından yeni görevi olağanüstü yetenekli bir kadrodaki egoları bastırmak ve ülkeyi saran 98 öncesindeki benzer atmosferden birlik içinde bir takım yaratmak. Aime Jacquet’yi deneyimlemesi ve hatıraları ona çok yardımcı oluyordur. Şu ana kadar da hiç fena gitmedi.
Nasri ile başlayan süreçte kaşıntı yapan her oyuncunun üzerini çizdi. “Sadece mimarlara sahip olamazsınız, ustalar da lazım.” demesi sürpriz değil. Bu bilgeliği başta Pogba olmak üzere gençlerin baskıyla başa çıkmasına da yardımcı olabilir. 98 rüyası için Fransa’nın ihtiyacı olan taktikten daha fazlası ve Deschamps buna sahip görünüyor.
GÖRÜŞ
"Deschamps yerleştirdiği 4-3-3’ten vazgeçmiyor ve hakkında ne düşünülürse düşünülsün, Fransa hücumlarını Olivier Giroud sürükleyecek. Hava hakimiyeti, topu saklaması, gol atmaktan daha ziyade ortaya koyduğu yaratıcılığını takım için kritik. Fransa için orta saha ve forvet arasındaki mesafe genişleyebiliyor ve sinir bozucu olabiliyor. Bitiriciler oluşan takımda asistçi Payet’nin kıvılcımı ve parlaklığı başarı ve başarısızlık arasındaki ince çizgi olabilir." - ANDREW GIBNEY / GAZETECİ
Fransa Kamp Merkezi