Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

GARANTİ OYUNCULAR LAZIM - Serdar Ali ÇELİKLER

Sezon boyunca nasıldılarsa bu maçta da öyleydiler Sarı- Lacivertli oyuncular... Yani istekli, ellerinden geleni ardına koymadan mücadele etmeye çalışan, isteyen, bazen becerebilen, bazen beceremeyen ama ‘bırakmış’ hocaları tarafından uyum ve taktik aşılanamayan bir ekip olmaktan uzak grup görünümündeydiler. Evet, bu takımın kalitesi şampiyonluğa yetmezdi ama bu kadar da iç saha sıkıntısı yaşayacak bir durumda da değildi. Dick Advocaat’ın ligin 2. yarısından itibaren bu takımı “bırakması” sonucu, olması gerektiği yerin epey gerisinde bitirildi lig.

Trabzon’a karşı uyumsuz da olsalar isteklilerdi. Trabzon’u sindirdiler. Ofsayt olsa da aslen Onur’un hatasıyla gelen golle öne geçtiler. Aslında farkı açacak pozisyonlar da üretebilirlerdi ama Emenike’nin sıfırın altındaki futbol zekası, Sow’un bir türlü toparlayamadığı fiziki yetersizliği, RvP’nin futbol tarafından terk edilmişliği ve Lens’in bırakmışlığı ile sonuç alamadılar.

F.Bahçe seneye garanti oyuncular almalı. Mesela Josef de Souza, Hasan Ali gibi, Topal gibi, Kjaer gibi ne verecekleri belli ve istikrarı yüksek oyuncular ile devam etmeliler ve hücum hattına da bu istikrar düzeyine yakın isimler almalılar. İsmail, Volkan Şen, Stoch gibi artık bir gıdım ilerlemeyecek isimler de takasta kullanılabilir. Bence Lens gibi Sow da yeniden kiralanmamalı.

Trabzonspor ise takım görüntüsünde. Mutlak transfere ihtiyaç var ama bana göre saha içi lideri de lazım onlara..

10 GÜNLÜK TATİL:

3.’lük ile 4.’lük arasındaki temel fark 10 günlük daha fazla tatildir. F.Bahçeli oyuncular daha fazla tatil yapmak istiyorlarsa son maçta Adana’yı yenmek durumundalar.

KALECİLER:

Her iki takım da seneye şampiyonluğa oynamak istiyor. Eğer bu iddialarında ciddi olmak istiyorlarsa 1. sınıf kaleci almalılar. Çünkü Volkan da, Onur da performansla değil, amigolukla takımdalar!

FENERBAHÇE BERABERLİĞE DUACI - Faik ÇETİNER

Fenerbahçe seyircisi “Bu defa tribünleri doldurur” dedik, yine yanıldık. Halbuki bu iki takım gazozuna maç yapsalar full çekerlerdi. Neyse, biz gelelim maça...

Tribün desteğini fazlaca arkasına alamayan F.Bahçe, Kadıköy’deki kapanış maçına çok istekli ve hırslı başladı. Dick Advocaat 3 hücumcusunu da (Emenike, Sow, Van Persie) sahaya sürmüştü. Lens’in de desteğiyle maçı bir an önce koparmak niyetindeydi. Sağ bek yokluğundan Hasan Ali yine bu görevde, İsmail Köybaşı da onun yerindeydi. Önde baskı yaparak oynayan F.Bahçe, ilk 45 dakikada pozisyonu da buldu, golü de... Golde kaptan Onur’un hatası büyüktü. Forvet arkasında oynayan Van Persie hareketli, Emenike ve Sow da istekliydi. F.Bahçe’nin oyunu çok önde götürmesi ve geride geniş alanlar bırakması bu yarıda Trabzonspor’un pek umurunda olmadı. Israrla topu orta alan kalabalığına sokan, kanatları kullanmayan, çok pas hatası yapan yeni bir takım görüntüsü çizdiler. İlk yarıda tek gol pozisyonlarına da devre biterken girdiler. 45 dakikalık bu görüntü bize, Trabzon’un oyun ve skor olarak bu maça ortak olamayacağı izlenimini verdi.

İkinci yarıyla birlikte yine hepimizi yanıltan bir oyun izlemeye başladık. Trabzonspor bu defa önde baskı yapıyor, kanatları kullanıyor, iyi pas trafiğiyle de rakibi sahadan siliyordu. Emenike, Van Persie, Sow oyundan düşmüş, orta alan çökmüş, takım Volkan Demirel, Kjaer, Skrtel ve Lens ile ayakta kalmaya çalışıyordu. Trabzonspor bu bölümde Bero’nun füzesiyle eşitliği de sağlayınca F.Bahçe’de sıkıntı daha da artıyordu. Advocaat her zaman olduğu gibi sahadaki kötü gidişi seyrediyor, ilk hamle için son 20 dakikayı bekliyordu. Emenike’nin yerine Volkan Şen’i sahaya sahaya sürerken, Nijeryalı da her zaman olduğu gibi tribünlerden nasibini alıyordu. Advocaat’ın sonraki değişikleri ise komediydi. Salih Uçan’ı sahaya sürdü, topu rakip kaleye götüren tek adam Lens’i çıkartıp, kayıp Stoch’u oyuna aldı (Bitime 3 dakika kala!). Son bölümde Trabzon daha etkili olmasına rağmen maç beraberlikle sonuçlandı. Bu beraberlik Trabzon’un Avrupa hedefini bitirdi. F.Bahçe ise beraberliğe duacıydı. Formasını fırlatıp atıp atan, sonra kurtarıcı diye sahaya sürülen Emenike’si, gözden çıkartılan ama oynatılan Salih Uçan’ı, Stoch’u, Aatif’ı ile sahadaki hedefinin ne olduğunu anlayamadığım Souza’sı, kendi kendine çalım atan Volkan Şen’i, ortalarda görünmeyen Van der Wiel’i, katkı sağlayamayan Ozan Tufan’ı ve de her fırsatta oyuncularını yerden yere vuran Advocaat’ı ile bu takım bu seneyi 3. bitirirse bu sonuç, öpüp başa konulacak cinstendir.

İKİLİ AVERAJ

Fenerbahçe son maçını kazanırsa, Galatasaray da son iki maçını kazanırsa ligi eşit puanda bitirecekler. İkili averaj F.Bahçe’de olduğu için lig 3.’sü Sarı-Lacivertliler olacak. F.Bahçe, Adana’yı yener mi, bilmem. Yenerse de ikili averajla hedefe varacaklar.

KAYIP DEĞİLMİŞ

Devre arasında büyük ümitlerle transfer edilen ama ortalarda görünmeyen Karavaiev’i dün kulübede görünce sevindim! Paraları alıp yan gelip yatan Sarı-Lacivertli futbolcu demek ki kaybolmamış!

YÜZDE 100 OFSAYT GOL OLDU - Bülent YAVUZ

Fenerbahçe-Trabzon karşılaşması yılların rekabetine sahne olan ve bir nevi bu alanda kendini ispatlama maçıydı. Karşılaşmada Ali Palabıyık görev yaptı. Bu sezon nereye bakarsak bakalım karşımıza hep Ali Palabıyık çıkıyor. Her iki takımın da birçok maçını yönetti. Emenike’nin sarı kartı doğruyken, kaleci Onur Kıvrak ile arasındaki mücadelede kırmızı kart kart beklentisi var. Ancak kanaatimce ağır olurdu.

Fenerbahçe’nin Sow ile kazandığı gole gelince, yüzde 100 ofsayttı... Yardımcı hakem bunu acemice kaçırdı ve hakeminin yanlış yapmasına neden oldu. Trabzon’un maçı 1-1’e getirmesinde olağanüstü golcü yeteneğini gördük. Birkaç ufak tefek hata dışında hakem maçı tamamladı ancak ofsayt gol hem yardımcıya hem de kendisine puan kaybettirecek.