Servet Çetin: Sergen Yalçın'ın A Milli Takım'da başarılı olacağına inanıyorum
Teknik Direktör Servet Çetin, A Milli Futbol Takımı'nın yeni teknik direktörü Sergen Yalçın'a destek olunması gerektiğini belirterek, "Sonuçta Türk bir antrenör, o yüzden canıgönülden herkesin desteklemesi gerekiyor. Sergen Hocanın başarılı olacağını düşünüyorum. Çünkü onda bir rahatlık var ve bunun futbolcuya olumlu yansıyacağını düşünüyorum" dedi.
Teknik Direktör Servet Çetin, Türk futbolunun gidişatı, A Milli Futbol Takımı, Sergen Yalçın’ın milli takımın başına gelmesi ve Vincenzo Montella’nın ayrılığı gibi birçok konuda İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulundu.
Vincenzo Montella ile Dünya Kupası sonrası yolların ayrılması gerektiğini ve herhangi bir Türk teknik adamın da Montella kadar başarılı olabileceğini düşündüğünü söyleyen Çetin, "Bence Montella Hocayla, şampiyonadan sonra yolların ayrılması çok daha doğru olurdu. Ben zaten yorumlarımda milli takımın başında Türk hoca olmasını isteyen, yabancı hoca bizi dünya şampiyonu da yapsa çok hazzetmeyen ve bunu dile getiren biriyim. O yüzden kimi koyarsanız koyun, Montella Hocanın yapmış olduğunu herhangi sıradan bir Türk hocasının da yapabileceğini düşünüyorum. Çünkü atla deve değil bu işler ama çok büyütülüyor. Milli takım olunca biraz daha kıymetlimiz oluyor, eleştirilerin odağı çok fazla olabiliyor. Nitekim 4’te 0 yaptık. Biz Türk Milli Takımı gerçekten her döneminde iyi kadrolara, iyi futbolculara sahip bir milli takımız. O yüzden halen 2008'leri, 2002'leri konuşuyoruz. En büyük avantajlarımızdan biri de artık eskisi gibi Avrupa'ya oyuncu göndermekte sıkıntı yaşamıyoruz. Biraz kıpırdayan oyuncularımız artık Avrupa'dan teklif alıp, orada performans gösterebiliyor. Bu da bizim için çok büyük avantaj. Eskiden bu avantajımız yoktu, kolay kolay Türk futbolcuyu tercih etmiyorlardı. O yüzden böyle baktığımda artık 2008'lerin, 2002'lerin bizim için sıradan başarılar olması gerekiyor" diye konuştu.
"HAK, HUKUK VE ADALETİN OLMADIĞI YERDE BAŞARI OLMAZ"
Türk futbolunun doğru yönetilmediğini savunan 45 yaşındaki teknik adam, "Artık bizlerin değil, yeni nesil, yeni oyuncuların başarılarını konuşmamız gerekiyor. Bunun oyuncu yetişmemesinden kaynaklanmadığını net söyleyebilirim. Bu durum doğru yönetilmememizden kaynaklanıyor. Antrenörlükte de yöneticilikte de oyunculukta da hak, hukuk ve adalet olmadığı sürece hiçbir yerde başarılı olamazsınız; sadece günü kurtarırsınız. Biz de yıllardır günü kurtarıyoruz. Türk futboluyla alakalı daha önce yaptığım bir açıklamada, 'Hiçbir şey olmaz, daha da kötüye gideriz' demiştim ve sözümün arkasındayım. Hala düzelen ve geliştirilen bir şey yok. Kimse adaletli davranmıyor, hak eden maalesef hak ettiği yerde değil. O yüzden özellikle futbol anlamında kalıcı bir başarının geleceğini pek düşünmüyorum. Gelecek başarılar anlık olacaktır, o günkü ortamlara ve şartlara göre anlık başarılar elde ederiz, onun dışında çok fazla başarılı olacağımızı düşünmüyorum. Aslında bunlar çok derin konular, açmak lazım ama özet olarak şunu net tekrar söyleyeyim; hak, hukuk ve adaletin olmadığı yerde hiçbir başarı oluşmaz. Ben antrenörlük yaptığım için bunları canlı olarak görüyorum. Hocalar başarıya ve başarısızlığa göre atanmıyor, kulüplere başarıya göre gitmiyor maalesef. Hak eden insan orada olacak ki hem oyun gelsin hem oyuncu çıksın. Ama insanlar bir şekilde oraya geliyor ve orada kalabilmek için günü kurtarmaya çalışıyorlar. Türk futboluna hiçbir katkı sağladıklarını düşünmüyorum. Bu yüzden başarılı olmak istiyorsak bu yapının ve düzenin değişmesi gerekir" ifadelerini kullandı.
"TÜRK BİR HOCANIN GÖREVE GELMESİ BENİ ÇOK MUTLU ETTİ"
A Milli Takım’ın teknik direktörlüğüne Sergen Yalçın’ın getirilmesini değerlendiren ve yorumculuk döneminde eleştirdiği futbolcuların kendisine nasıl yansıyacağıyla ilgili soruyu da yanıtlayan Servet Çetin, "Türkiye'de her şey çok çabuk unutuluyor. Neler oluyor, neler geçiyor, her şey unutulup gidiyor. Şunu bir tarafa yazın; hoca en iyi performansı en çok eleştirdiği futbolculardan alacak, göreceksiniz. Hatta isim isim çıkartın bakın. O yüzden bu yorumların kalıcı bir etkisi olacağını düşünmüyorum. Türkiye'de her şey çok çabuk unutulduğu için bunlar çok büyük bir problem değil. Onun dışında Sergen Hocaya başarılar diliyorum. İnşallah çok başarılı olur. Sonuçta Türk bir antrenör, o yüzden canıgönülden herkesin desteklemesi gerekiyor, başarılı olsun. Çünkü biz Türk Milli Takımı'nı Türk insanına teslim etmeliyiz. Ne olursa olsun başarısız olacaksak da başımızda Türk hoca olsun. Milli takım bizim için çok değerli, çok kıymetli ve çok özel olduğu için Türk bir hocanın göreve gelmesi beni çok mutlu etti. Sergen hocanın başarılı olacağını düşünüyorum. Çünkü onda bir rahatlık var ve bunun futbolcuya olumlu yansıyacağını düşünüyorum. Futbolcunun dilinden anladığına inanıyorum, o yüzden çok güzel işler yapacaktır. İnşallah da başarılı olur. Benim için en önemlisi Türk bir hocanın milli takımın başına gelmesiydi; Sergen olur, Ahmet olur, Mehmet olur fark etmez. Bu dakikadan sonra hepimizin canıgönülden desteklemesi ve milli takım için dualarımızı etmemiz gerekiyor" sözlerini dile getirdi.
"85 MİLYONDAN SANTRFOR, STOPER VEYA KALECİ ÇIKARTAMIYORSAK BUNLAR HEP BİZİM EKSİKLERİMİZDİR"
Milli takımın önceki teknik direktörü Vincenzo Montella’nın santrforsuz oyun sisteminin eleştirilmesine dair konuşan Çetin, "Bu sistemleri genelde oyuncular belirliyor. Kulüplerde de milli takımlarda da sistemleri oyuncular belirliyor. Aslında sistemlere çok fazla takılmamamız gerekiyor. O günkü şartlarda forvetimiz yoktur, kenar oyuncumuzu o bölgeye koymuşuzdur. Dünyada da bunun örnekleri var; ilk aklıma gelen Barcelona yıllarca öyle oynadı. Elinizde uygun oyuncu yoksa o sisteme göre oynamak bence bir problem değil ancak bunu oynatırken de başarıyı elde etmeniz ve karşılığını almanız gerekiyor. Karşılığını almadığınız zaman eleştiriler mutlaka olur. Hoca forvet oynatır, forvet etkisizdir ve sürekli bunda ısrar ediyor diye yorumlar yapılır. O yüzden sisteme çok takılmamak gerekiyor. Belki hocanın savunması, 'Koca ülkede santrfor yetiştiremiyoruz' şeklinde olabilir. Bu da dönüp dolaşıp yine bizim ayıbımız oluyor. 85 milyondan santrfor, stoper veya kaleci çıkartamıyorsak bunlar hep bizim eksiklerimizdir. O yüzden sisteme çok takılmamak ve mevcut kadroyla nasıl başarı elde edebiliriz onu düşünmek gerekiyor. Hoca da o anki sistem olarak onu doğru bulmuştur. Skoru aldığı sürece hiç kimse bir şey dememişti zaten. Ancak skorlar gelmeyince eleştiri oklarının hedefi oldu. Forvet oynasa da başka bir sistemde oynasa da olumsuz netice alındığı zaman her zaman eleştirilecek bir konu bulunur. O yüzden sistemlere çok fazla takılmak doğru gelmiyor" açıklamasında bulundu.
"GÜNLÜK VE ANLIK YAŞIYORUZ"
Milli takımda Sergen Yalçın ile 4 yıllık sözleşme imzalanmasını doğru bulduğunu ve kulüplerde de sözleşmelerin bu uzunlukta olması gerektiğini söyleyen tecrübeli çalıştırıcı sözlerine şöyle devam etti:
"Sergen hocayla yanlış hatırlamıyorsam 4 yıllık anlaşmışlar. Maksimum zaten bu tarz sözleşmelerin yapılması gerekiyor. Bu sadece milli takımda değil, kulüpler bazında da böyle olmalı. Yöneticiler ince eleyip sık dokuyarak sadece günü kurtarmak için değil, uzun vadeli projeler açıp ona göre hocalarla anlaşsalar çok daha sağlıklı olur. Kulüpler ucuza kapatmak için bir hocayla anlaşıyor, takım başarısız olunca gönderip başka bir hoca alıyor ve ona da para veriyor. Bazı kulüpler senede 3-4 hoca değiştiriyor. Bu durum hem maddi olarak hem de kulübün başarısı anlamında camialara çok olumsuz yansıyor. Milli takım da keza öyle. Altyapıdan gelen oyuncuları A takım seviyesine çıkartabilmek için o hazırlıkları yapmak öyle 'Ben geldim, bir senede her şeyi yaparım' diyerek olmuyor. O yüzden o süreyi ve zamanı tanımak lazım. İnce eleyip sık dokuyarak güvenebilecekleri hocalarla 5 yıl, 10 yıl hiç fark etmez, anlaşılıp çalışılması gerekiyor. Doğrusu da budur ama maalesef ülkemizde işler böyle yürümez. Biz burada ne kadar anlatırsak anlatalım boşuna konuşmuş oluyoruz çünkü günlük ve anlık yaşıyoruz, bunun da kolay kolay değişeceğini düşünmüyorum."
"BU KADAR YANLIŞ YÖNETİME VE DÜZENE RAĞMEN YİNE DE MÜTHİŞ OYUNCULAR ÇIKIYOR"
Milli takımın hangi mevkilerde güçlenmesi gerektiğini ve bazı bölgelerde nasıl oyunculardan kurulu olduğunu yorumlayan Servet Çetin, "Savunmada ve orta sahada oyuncu profilini artırmamız gerekiyor. Özellikle orta sahada hep aynı tarz oyuncular olmaya başladı; Hakan, Orkun, İsmail gibi. Orkun artık Beşiktaş'ta oynadığı görev itibarıyla çok etkili olmaya başladı. İlk geldiği dönemlerde böyle değildi; Sergen Hoca onu ön hatta değerlendirdi ve bence bu hamlesiyle çok şey kazandı. Orta sahada oyunu iki yönlü oynayan oyunculara çok ihtiyacımız var. Kulüpler bazında da milli takımda da bu olmazsa olmazdır. Örnek vermek gerekirse, geçmişte Emre Belözoğlu oyunu iki yönlü oynayan oyuncuların en önemlilerindendi, o tarz oyunculara çok ihtiyacımız var. Kenan'ın sakatlığı bizim için çok büyük bir problem oldu. Çünkü o benim en beğendiğim kenar oyuncularından biriydi. Ben kenar oyuncusunda topu alıp, rakibin üstüne giden, ikili sıkıştırma gelse bile oradan sıyrılıp skoru üretebilen ve asist yapabilen oyuncu tarzlarını çok seviyorum. Kenan gibi bu tarz oyuncuların sayısının artması ve milli takıma kazandırılması gerekiyor. Aslında genç oyuncularımız var, çok kıymetli oyuncularımız var. Her dönemde müthiş işler yapıyoruz, harika oyuncular çıkartıyoruz ama maalesef kulüpler doğru yönetilmediği için bu oyuncuların bir kısmı kaybolup gidiyor. Bu durum kulüplerin yanlış politikalarından kaynaklanıyor. Yoksa koca ülkede o kadar inanılmaz topçular çıkıyor ki, kimisi şans bulamadığı için kayboluyor. Şansı çok geç veriyoruz, o zaman da zaten vakit geçmiş oluyor. Bence hiç kimse kimseyi kandırmasın; 'Biz genç oyuncu yetiştiriyoruz' diyen kulüplerin sözlerine çok fazla inanmıyorum. Herkes günü kurtarmanın derdinde, kimse altyapıya ve tesislere yatırım yapmıyor. Altyapıdaki oyuncular antrenman yapıyor ama doğru dürüst beslenecekleri yemekleri bile olmuyor. A takımı zor beslerken altyapıya nasıl bakacaksınız? Yaşanmışlıklardan dolayı söylüyorum ki işimiz çok zor. Buna rağmen bu kadar yanlış yönetime ve düzene rağmen yine de müthiş oyuncular çıkıyor; bu çocuklar kendi emekleriyle ve ailelerinin özverileriyle bir yere gelmeye çalışıyorlar. Belli bir seviyeye geldikten sonra kulüpler fayda sağlamaya başlıyor. Mesela Arda Güler, Fenerbahçe'den gidene kadar net bir şekilde sürekli oynamıyordu, halbuki Türkiye'nin en büyük oyuncularından biri oldu. O oyuncuları 16-17 yaşında oynatmanız gerekiyor, zaten yıldız kumaşı varsa o formayı vermelisiniz. Zaten oyuncu olduktan sonra oynatmak en kolay iş. Önemli olan o genç yaş seviyelerinde o formayı verebilmek. Konuşulacak o kadar çok şey var ki, maalesef her anlamda doğru yönetilmiyoruz" şeklinde konuştu.
"KIYMETİMİZİ BİLEN BİR TEKLİF GELİRSE ÇALIŞMAYI DÜŞÜNÜYORUM"
Antrenörlük ve teknik adamlık kariyerine ilişkin konuşan, içine sinen bir teklif gelmesi durumunda çalışmaya devam edeceğini söyleyen Çetin, "İnsanlar ne kadar çalıştığımızı bilmiyorlar. Ben Süper Lig'de 9-10 yıl yardımcı hocalık yaptım; Antalya, Trabzon, Alanya ve Sivasspor'da görev aldım. Rıza hoca ile beraber Sivasspor'da 3 sene üst üste UEFA Kupası'na gittik ve Türkiye Kupası'nı kazandık. Rıza hoca ayrıldıktan sonra Sivasspor'da teknik direktörlüğe başladım. O dönem Sivas tarihinin en ucuza kurulmuş kadrosuyla, 16 yaşında bir çocuğu 17 maç 11'de oynattım ve o çocuk İngiltere'ye transfer oldu. Bugün çok konuşulan Rey Manaj'ı ve 2 yıldır futbol oynamayan Fode Koita'yı kadroya kazandırdım, risk aldım. 29 oyuncunun 23'ü kendi takımında oynamayan futbolculardan oluşuyordu; bütçemiz az olduğu için bu tarz oyuncuları toplayarak müthiş işler yaptık. 17 hafta sonra ayrılmak zorunda kaldım, sebeplerini çok fazla konuşmaya gerek yok. Sivas'tan ayrıldıktan sonra Amedspor'a gittim, küme düşme hattındaydı ve yöneticiler, 'Hocam bizi kümede tutun yeter' demişlerdi. Çok şükür takımı kurtardık ve son maçlarda play-off'u kaçırdık. Sarıyer öyle, daha da kötü durumda aldım ve kadro yetersiz olmasına rağmen Allah'ın yardımıyla orayı da kurtardık. Biz bu başarıları elde ediyoruz ama kıymetimiz nerede? Bu sene 5-6 kulüp beni aradı. Bizim ülkemizde genelde bu tarz hocaları doğrudan aramıyorlar, başkaları arıyor ve hocalar o şekilde gidiyor. Beni başkanların doğrudan arayıp teklif etmesi beni çok mutlu etti. Çünkü bu her zaman olan bir şey değil. Maalesef bazı hocalar birilerinin telefonuyla bir yerlere geliyor. Şartlarda anlaşamadığımız için bu sezon kulüplerle el sıkışamadık ama çok doğru ve kıymetimizi bilen bir teklif gelirse çalışmayı düşünüyorum" diye konuştu.
"DERDİMİZ SADECE PARA DEĞİL ÜLKE FUTBOLUNUN KALKINMASIDIR"
Son olarak Türk futbolunda liyakatin ön planda olması gerektiğini söyleyen Servet Çetin, "Slaven Bilic bir keresinde 'Yetkisi olanın bilgisi yok, bilgisi olanın yetkisi yok' demişti. Bizim ülke futbolumuzu ne güzel özetlemişti. Derdimiz sadece para değil, ülke futbolunun kalkınmasıdır. Bu işi bilen, kafa yoran, fark oluşturabilecek insanların en azından görüşlerini alsınlar. Kulüpler transfer yapıyor ama bakıyorsun, 'Bu oyuncuyu kimi izleyip de almışlar?' demeden geçemiyorsun. Bu insanlardan katkı alsalar kulüpler maddi olarak zarara girmez ve doğru oyuncu kazandırılır. Bir oyuncunun sırf ismi var diye gelip size fayda sağlayacağına dair bir kural yok. Takımınıza uyum sağlayabilecek mi, diğer oyuncularla aynı özellikte mi, bunlara bakmak lazım. Büyük kulüpleri geçtim, Anadolu kulüplerinde bile inanılmaz transferler yapılıyor. Mesela 14 yabancı oyuncu hakkı var ve her takım bu 14 hakkın tamamını kullanıyor. Neden acaba? Neden 8, 10 almıyorsun da 14 alıyorsun? Aldığın 14 yabancıdan 3'ünü kulübede oturtacaksın veya hiç oynatmayacaksın. Neden herkes bu hakkı sonuna kadar kullanıyor? O kadar çok hata ve yanlış var ki... Hiç değilse bizim gibi bu işi liyakatle yapan, kafa yoran insanlardan fikir alsalar hem kulüp bazında hem milli takım bazında çok daha iyi işler yapılırdı" diyerek sözlerini tamamladı.