Jülide Kural'dan iddialara yanıt
Kadir İnanır'ın hayat arkadaşı Jülide Kural, usta oyuncunun mal varlığı ve vasiyetine ilişkin iddialara yanıt verdi. Kural, ayrıca evlenmek istemeyen tarafın kendisi olduğunu da sözlerine ekledi
Türk sinemasının efsane oyuncusu Kadir İnanır’ın hayat arkadaşı Jülide Kural, günlerdir konuşulan miras ve mal varlığı tartışmaları hakkında yazılı bir açıklama yaptı. Bugüne kadar sessiz kalmayı tercih ettiğini belirten Kural, kendisine yönelik gerçek dışı iddialar ve kişilik haklarını hedef alan girişimler nedeniyle konuşma gereği duyduğunu ifade etti.
Kadir İnanır’ın büyük bir servete sahip olduğu yönündeki iddiaları yalanlayan Jülide Kural, oyuncunun mal varlığının birlikte yaşadıkları ev, üç eski otomobil ve bankadaki bir miktar birikimden oluştuğunu belirtti. Kural, İnanır’ın kurbağa koleksiyonunun manevi değeri bulunan küçük eşyalardan oluştuğunu söyledi.
Jülide Kural, "Bugüne kadar sessiz kalmayı tercih ettiğim gerçek dışı iddialar ve kişilik haklarıma yönelik sistematik saldırılar karşısında artık bazı gerçekleri açıklama gereği duyuyorum. Öncelikle, Kadir İnanır’ın büyük bir servete sahip olduğu iddiası doğru değildir. Mal varlığı, birlikte yaşadığımız evimizden, eski üç otomobilden ve bankadaki bir miktar birikiminden ibarettir. Kurbağa koleksiyonu ise maddi değil, manevi değeri olan küçük eşyalardan oluşmaktadır" dedi.
Jülide Kural, İnanır'ın 25 adet lüks markaya ait saati olduğu iddiasını da yalanlandı.
Kural, "Asıl mesele bir miras tartışması değildir. Asıl mesele, yaşamı boyunca kendi emeğiyle var olmuş bağımsız bir kadını, bir erkeğin servetine konmuş ve niteliksiz bir kişilik olarak göstermeye çalışmaktır. Bu, yalnızca şahsıma yönelik bir itibarsızlaştırma girişimi değil, kadınların emeğini ve özgür iradesini yok sayan zihniyetin de açık bir yansımasıdır" ifadelerini kullandı.
Evlenmeye sıcak bakmayan tarafın kendisi olduğunu da sözlerine ekleyen Kural, "Ben yaşamım boyunca emeğiyle var olmuş, ekonomik bağımsızlığını ve özgürlüğünü korumuş bir kadınım. Evlenmeye sıcak bakmayan bendim çünkü Kadir ile birlikteliğimizin gücü hukuki bir statüden değil, sevgimizden, güvenimizden ve ortak hayat irademizden geliyordu. Kadir İnanır, yaşamı boyunca ilkelerinden ödün vermeyen, inandığı değerleri kararlılıkla savunan, sözünün ve kararlarının arkasında duran, iradesini hiçbir koşulda başkalarına teslim etmeyen bir insandı" diye konuştu.
Kural, "2015 yılında birlikte yaşadığımız evi, 2022 yılında ise tüm mal varlığını ve isim haklarını bana vasiyet etmiştir. Son vasiyetnamesi, aynı gün alınan devlet hastanesi raporuyla, noter ve iki tanık huzurunda düzenlenmiştir. Yaşamı boyunca kimsenin iradesine teslim olmayan Kadir İnanır’ın, ölümünden sonra da özgür iradesine saygı gösterilmelidir. Yıllarca maddi ve manevi destek verdiği bazı kişilerin, Kadir’in sağlık sorunları nedeniyle bu yardımları sonlandırmasını kabullenememeleri ve bugün gerçek dışı iddialarla ortaya çıkmaları düşündürücüdür. Hayatımızda yıllarca bulunmayan insanların, onun hastalığı ve ölümünün ardından söz sahibi olmaya çalışmalarını kabul etmiyorum" ifadelerini kullandı.
"SEN GİDELİ DÜNYA ÇOK FENA"
Kural sözlerine şöyle devam etti: Kadir’i kaybettikten sonra yaşadığım büyük acının, hatta ayakta kalabilmek için yaptığım kısa bir sağlık merkezi ziyaretinin bile tartışma konusu yapılması, şahsıma yönelik ağır bir psikolojik şiddetin açık göstergesidir. Bu tutum, aynı zamanda geleneksel insanî ve ahlaki yoksunluk boyutunu da gözler önüne sermektedir.
Kimsenin benim emeğimi, kişiliğimi, bağımsız kadın kimliğimi ve Kadir’le kurduğumuz hayatı kendi çıkarlarına uygun bir hikâyeye dönüştürme hakkı yoktur. Ben yalnızca kendi onurumu değil, yirmi yılı aşkın bir sevginin, emeğin ve ortak yaşamın hakikatini savunuyorum. Bundan sonraki süreçte, şahsıma yönelik gerçek dışı beyanlar ve kişilik haklarımı ihlal eden tüm girişimler karşısında gerekli hukuki süreçler, avukatım Bişar Alınak tarafından başlatılacaktır.
Kamuoyunun bilgisine sunarım. Kadir’le birbirimize verdiğimiz bir söz vardı; "Her ne olursa olsun mutlaka ayağa kalkacağız. Bütün onurlu insanlar gibi."
Bugün de o söze sadık kalmaya çalışıyorum.
Ah Kadir, sen gideli dünya fena... Çok fena!