AA

Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı (TİM) İsmail Gülle, "Türkiye Çin'deki koronavirüsten dolayı güvenilir liman konumu daha da önem kazandı." dedi.

İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçıları Birlikleri'nin (İTKİB) ev sahipliğinde düzenlenen Hazır Giyim, Tekstil, Deri ve Halı Sektörleri Çalıştayı'na Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ve sektör temsilcileri katıldı.

Çalıştayda konuşan Gülle, koronavirüs nedeniyle Çin imalat sanayisinin sıkıntılı zamanlar geçirdiğini söyledi.

Gülle, "Türkiye Çin'deki koronavirüsten dolayı güvenilir liman konumu daha da önem kazandı. Bu sebeple, dünya alternatif tedarik merkezleri arayışını hızlandırmış durumda. İhracatçılarımız, dünyanın değişen şartlarına karşı hızlı ve proaktif bir şekilde yanıt vermeli, dönüşen ticaret sisteminde ortaya çıkan fırsatları mutlaka değerlendirmelidir." dedi.

Gülle şunları kaydetti:

"2019 yılı ihracatımızın yüzde 18'lik ihracatını tekstil, hazır giyim, deri ve halı sektörlerimiz gerçekleştiriyor. Sektörlerimiz dün de çok önemli işler yaptılar bugün de ihracatımızın rekorlar kırmasında önemli işler yapıyorlar. Son 5-6 yıldır hazır giyim sektörümüz ve bu sektörlerimiz belli bir rakam sarmalının dışına çıkmaya zorlanıyoruz. Dünya korumacılık, Brexit ve uluslararası ticaret savaşlarının etkisinde mutlaka bizim ihracatımızda tüm bu zorluklara rağmen arttırmaya başardığımız noktada bugün küresel ticaretin önümüze getirmiş olduğu farklı bir durum söz konusu. Bunu iyi okumamız iyi değerlendirmemiz gereken bu süreci hep birlikte yeni projelerle, yeni fikirlerle bu rakamları daha yukarı çıkaracak faaliyeti gerçekleştirmemiz gerekiyor.

Bu rakamları yukarı çıkarmamız gerek. Bugün Çin hemen hemen bütün bu sektörlerimizin ihracat lideri bir örnek vermemiz gerekirse Türkiye'nin örme giyim aksesuarlarını kapsayan 61. fasıl yapmış olduğumuz bu çalışmalarda dünyanın en büyük tedarikçisi Türkiye. Çin sadece bu fasılda 73,5 milyar dolarlık ihracat yapıyor ve bunun yüzde 25'ini Amerika'ya gerçekleştiriyor. Yüzde 11'ini Japonya'ya gerçekleştiriyor. Biz son derece kuvvetli olduğumuz bu fasılda sadece yüzde 2'sini gönderip satabiliyoruz. Dolayısıyla elimizde fasıllar bazında çok ciddi imkanlar ve üzerinde çalışmamız gereken geniş bir ürün yelpazesi var."

Tekstil, hazır giyim, deri ve halı sektörlerinin 1982 yılında Türkiye ihracatındaki payının yüzde 60'lar seviyesinde olduğunu dile getiren Gülle, 2,5 milyar dolarlık ihracatın 1,5 milyar dolarını bu sektörlerinin yaptığını, 2000'li yıllarda o günkü ihracatın neredeyse yarısını bu sektörler oluşturduğunu belirtti.

RAKİPLERİN AÇIK ARA ÖNÜNDEYİZ

 

İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Gültepe de uluslararası ölçekteki markaların üretimlerinin ağırlıklı bölümünü Çin'de yaptırdıklarını söyledi.

Çin'in 170 milyar doları aşan ihracatıyla dünyanın en büyük hazır giyim tedarikçisi olduğunu bildiren Gültepe, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Koronavirüs salgını nedeniyle temsilcilerini Çin'e gönderemeyen uluslararası markalar, alternatif arayışında. Avrupa ve ABD merkezli markalar yaklaşık bir aydır kumaş, yan sanayi ve fiyat konusunda firmalarımızla görüşmeler yapıyor. Avrupa Birliği kriterlerine uygun üretim altyapımız ve kurumsal sosyal sorumlulukta rakiplerimizin açık ara önündeyiz. Döviz kuru daha rekabetçi fiyat vermemize imkan sağlıyor. Çin'den yüzde 1'lik sipariş kayması durumunda bile sadece hazır giyim ihracatımızda yaklaşık 2 milyar dolar artış yakalayabiliriz. Tekstil, deri ve halı sektörlerindeki yansımalarla bu rakam 3 milyar doların üzerine çıkabilir."

İhracat çıtasını 33 milyar dolara yükselttiklerini belirten Gültepe, hedefe ulaşmak için birçok proje geliştirdiklerini kaydetti.

Gültepe, "Avrupa Birliği'nin 10 milyon avro destek verdiği tasarımdan üretime hazır giyim sektörünün dijital dönüşümü projemiz onaylandı. Hazır giyim sektörüne yönelik dijital tedarik zinciri projesinin ilk aşamasını tamamladık. Marka algısının güçlendirilmesi için Türkiye Tanıtım Grubu Projesi oluşturduk. Türk hazır giyim ve tekstil çevre ayak izi analizi ve en iyi uygulama örneklerinin sektöre yaygınlaştırılması çalışmasını başlattık. AB’den ayrılan İngiltere ile ilgili de girişimlerimiz var." diye konuştu.

 

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Öksüz de 2019'da tekstil sektöründe kapasite kullanım oranının yüzde 80 ile imalat sanayi ortalamasından 3 puan daha yüksek olduğunu bildirdi.

Tekstil sektörü sanayi üretim endeksinin ise 2019 Aralık ayında yüzde 11,6 artarak son 27 ayın en yüksek seviyesine ulaştığını belirten Öksüz, şunları kaydetti:

"2020'de bir yandan üretimi arttırırken bir yandan da insan kaynaklarına yatırım yapmaya, istihdamda, ihracatta rekorlar kırmaya devam edeceğiz. 2020 yılı başında yakaladığımız pozitif ivmenin 12 ay boyunca devam edeceğini ümit ediyoruz. Koronavirüs salgını nedeniyle Çin'de birçok tesis üretimini durdurduğu için Avrupa ve ABD'den ilave siparişler bekliyoruz. Tekstil ve hammaddeleri konusunda Avrupa'nın en büyük üretim kapasitesine sahip ülkesiyiz. Küresel markalardan gelebilecek tüm talepleri rahatlıkla karşılayabilecek alt yapımız ve birikimimiz bulunuyor. Çin'den kayacak siparişlerle bu yıl ihracatımıza 1 milyar dolarlık ilave katkı yapabileceğimizi öngörüyoruz."

Salgın tehdidinin uzaması halinde Çin'den ham madde ve ara malı tedarik eden ülkelerde de üretimin olumsuz etkilenebileceğini kaydeden Öksüz, "Yerli ham madde üretiminin ne kadar stratejik öneme sahip olduğu bir kez daha görüyoruz." yorumunu yaptı.