Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
Türk tarihi için eşsiz
0:00 / 0:00

UNESCO, toplumlar arasında barışı, anlayışı ve yakınlaşmayı geliştirmek için üye devletlerin evrensel öneme sahip kişilerini veya tarihi olaylarını, anma ve kutlama yıl dönümleri kapsamına alıyor.
UNESCO, 2021'deki kutlama ve anma programlarına Yunus Emre'nin vefatının 700'üncü, Hacı Bektaş Veli'nin vefatının 750'nci ve Bilge Tonyukuk Anıtı'nın dikilişinin 1300'üncü yıl dönümüne de yer verdi.

Peki 732'de dikilen Kül Tigin Yazıtı ve 735 yılında dikilen Bilge Kağan Yazıtı ile birlikte Türk tarihinin ve edebiyatının ilk yazılı eserleri olarak bilinen Orhun Yazıtları'nı oluşturan Bilge Tonyukuk Anıtı'nın insanlık tarihi için önemi nedir? Anıt, nerede hangi amaçla dikildi?

Bilge Tonyukuk Anıtı, Türk dili, tarihi ve kültürü açısından büyük öneme sahip
Bilge Tonyukuk, 646 ila 726 arasındaki yaşamında İlteriş Kağan, Kapgan Kağan ve Bilge Kağan'ın hükümdarlık dönemlerinin veziriydi.
Bilge Tonyukuk Anıtı, günümüzde Moğolistan'nın başkenti Ulan Batur'a yaklaşık 45 km mesafede bir arazide bulunuyor. Şehre giden yolun 11 km'lik kısmı Türkiye tarafından yapıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, başbakan olduğu dönemde 2013'te anıtı ziyaret etti.

720'de tarihte Türk adını taşıyan ilk Türk devleti olan Göktürk Devleti'nin ikinci döneminde Bilge Tonyukuk tarafından dikilen anıt, iki yazıttan oluşuyor.
Yazıtlardan birincisi 243 cm olup dört yüzeyindeki yazılar, toplam 35 satır. 217 cm yükseklikteki ikinci yazıtın dört yüzeyindeki yazılarsa 27 satırdan oluşuyor.
Toplam 62 satırdan oluşan, Göktürk harfleriyle yazılan Türkçe metnin ana teması, Türklerin savaş stratejileri, Çinlilere karşı verilen bağımsızlık mücadelesi, Bilge Tonyukuk'un Türk milleti için yaptığı uğraşlar.

Bilge Tonyukuk Yazıtı tarihî bir belge olmanın yanı sıra Türkçe yazılmış ilk kaynaklardan biri olduğu için Türk dilinin özelliklerini yansıtması bakımından dilbilim ve edebiyat açısından da önemli bir kaynaktır. Yazıt ayrıca dil ve anlatım özellikleri bakımından birtakım folklorik unsurlar da içeriyor. Örneğin Tonyukuk Yazıtı'nın 13. ve 14. satırlarında bir şeyin ince olunca kolaylıkla büküleceği ve kırılacağı, kalın olursa parçalanmasının güçleşeceği yazılıdır. Yüzyıllar boyunca nesilden nesle aktarılan Tonyukuk'un sözleri bir halk hikâyesine de konu oldu.

Hikâyede ihtiyar bir köylü, birbiriyle iyi geçinemeyen oğullarını çağırıp onlara ince birer dal verir ve kırmalarını ister. Oğullar ince dalları kolaylıkla kırar. Köylü bu defa onlara demet hâline getirdiği ince dalları verir ve kırmalarını ister. Ne var ki bu defa oğulları ellerine tutuşturulan demetlerdeki ince dalları kıramaz. İhtiyar köylü oğullarına, Vezir Tonyukuk'un 1300 yıl önce yazıtında yer verdiği sözle açıklama yapar: "Tek başınıza birer ince dal gibisiniz, ayrı durursanız sizleri kırmak kolay olur. Bir arada bulunur, birlik olursanız güçlü olursunuz" der. Aynı durumu betimlemek için dilimizde "Birlikten kuvvet doğar" ve "Bir elin nesi var, iki elin sesi var" benzeri sözler de kullanılır.

Bilge Tonyukuk Anıtı, 1897'de, bölgede araştırma yapan bitki bilimci F. Klementz tarafından bulundu. Tonyukuk Yazıtı diğerlerinden konum olarak uzakta bulunsa da Kül Tigin ve Bilge Kağan yazıtları ile yakın tarihlerde dikildiği ve benzer tarihî olaylardan bahsettiği için Orhon Yazıtları arasında sayılıyor.

Bilge Tonyukuk Anıtı, insan heykelleri, üzerleri çiçek motifleriyle işlenmiş lahitler, balballar, kaide parçaları içeren büyük bir külliye içerisinde yer alıyordu. Ne var ki1897, 1909, 1925 ve 1957'de gerçekleştirilen resmi ve kaçak kazıların da etkisiyle külliye, orijinal şeklini kaybedip harabeye döndü.

Günümüzde (TİKA) Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı'nın koruması altındaki Bilge Tonyukuk Anıtı bölgesinde Prof. Dr. Ahmet Taşağıl başkanlığında kazı çalışmaları yapıldı. Önceki yıllarda yapılan kaçak kazılarda tahrip, bulunan eserlerin çoğu kaçırılmış olsa da Prof. Dr. Ahmet Taşağıl başkanlığındaki kazı çalışmalarında 1300 yıl öncesine ait parmak izleri bulundu.
Ayrıca ortaya çıkarılan su tahliye kanallarının zamanının örneklerine göre ileri teknolojiyle yapılmış olduğunun ortaya çıkarılması da önemli bir buluş oldu.

Bu haberin seslendirmesi Voiser tarafından yapılmıştır.