Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin


Arzu ERBAŞ-Mehmet Can PEÇE-Tolga SAĞLAM-Nurullah CABRİ/TRABZON, (DHA)CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, telekonferans bağlantısıyla Trabzon´da restorasyon çalışmaları tamamlanan Sümela Manastırı ve Ayasofya Camisi, ziyarete açıldı.  Açılışta konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstanbul´da Ayasofya Camii´nin açılışı ülkemize ve dünyada hakka, hukuka saygılı olanlar ile kalbi ve zihni kararmış olanları ayıran bir turnusol kâğıdı işlevi görmüştür" dedi.
Türkiye´nin 'inanç turizmi' açısından önemli merkezlerinden biri olan Trabzon´un Maçka ilçesindeki tarihi Sümela Manastırı ile 2013 yılında müzeden camiye dönüştürülen Ayasofya Camisi´nde başlatılan restorasyon çalışmaları tamamlandı. Bölge turizmine büyük katkı sunan tarihi mekanlar, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy´un katılımı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan´ın telekonferans bağlantısıyla ziyarete açıldı.
Törenlere; Bakan Ersoy´un yanı sıra, yardımcıları Ahmet Misbah Demircan ve Nadir Alparslan, Vakıflar Genel Müdürü Burhan Ersoy, Vakıflar Bölge Müdürü İsmet Çalık, Trabzon Valisi İsmail Ustaoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu, AK Parti Trabzon İl Başkanı Haydar Revi, Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ile ilgililer katıldı.
Açılış törenleri için Sümela Manastırı´nda bulunan Bakan Ersoy, manastırda sürdürülen çalışmalarla ilişkin sunumda bulundu. Sunumda manastır içine kurulan dev ekrana, yamaçta endüstriyel dağcılar ve restore çalışmalarına ait görüntüler yansıtıldı.
ERDOĞAN´DAN EMEĞİ GEÇENLERE TEŞEKKÜR
Restorasyon sonrası açılış törenine canlı bağlantıyla katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan şunları söyledi:
"Trabzon´da restorasyon çalışmaları tamamlanan Sümela Manastırı ile Ayasofya Camisi´nin şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Dünya mirasının en önemli eserlerini bünyesinde barından Anadolu´nun bu iki güzelliğinin yeniden insanlığın hizmetine sunulmasında emeği geçenleri tebrik ediyorum. O yamaçlarda nasıl çalıştıklarını gördünüz, bütün zorluklara rağmen bu çalışmalara tamamlandı ve bugün açılışını yapıyoruz. Sümela Manastırı, ülkemizin tanıtımı noktasında önemli bir semboldür. Yaklaşık bin 600 yıllık mazisi olan bu eser ecdadın bölgeye yerleşmesi ve fethin ardından korunarak bu günlere gelmiştir. Kayalara oyulmuş bir dizi yapıdan Sümela Manastırı´nda bölgeye hakim olan tüm medeniyetlerin izlerini görmem mümkündür. Bu eser en parlak dönemlerini 19'uncu yüzyılda yaşamıştır. Bu güzel eserlerin bir kısmı 1930´lu yıllarda Yunanistan´a götürülmüştür. Ülkemizin her değeri gibi bu esere de biz sahip çıktık. Altındere Vadisi´nin gerdanlığı olarak nitelendirilen bu güzel eseri, yeniden dünya kültür mirasına kazandırmak için uzun yıllardır çalışmalar yürütüyoruz" dedi.
`HER ZAMAN İNŞANIN VE YAŞATMANIN PEŞİNDE OLDUK´
Türkiye´nin toprakları üzerindeki her türlü medeniyet mirasına sahip çıktıklarını ifade eden Erdoğan, "Eğer biz iddia ve ima edildiği gibi diğer inançların sembollerini hedef alan bir millet olsaydık 5 asırdır elimizde olan bu manastırın yerinde şu anda yeller eserdi. Biz hiçbir zaman yıkmanın, yok etmenin peşinde olmadık, tam tersine inşanın ve yaşatmanın peşinde olduk. Osmanlı´nın bir asır önce çekildiği coğrafyalarda ise tam anlamıyla kültürel soykırım yaşandı. Ecdat yadigârı eserler, yıkıldı, yakıldı ya da yok edildi. Balkanlarda bir asır önce 300 camiyle bıraktığımız bir şehirde bugün ayakta kalmış tek caminin kalmış olması kimin nerede durduğunu ispatıdır. Tarihi eserler koruma noktasında batılı hiçbir devletin bize söz söyleme hakkı yoktur. Ayasofya´yı, 1453 yılında dönüştürüldüğü haliyle cami olarak yeniden hizmete açmamamız rahatsızlık sebebi olmamalıdır. Tam tersine bu mabede sahip çıktığımız için teşekkürü hak ediyoruz. Bugün hizmete açacağımız Ortahisar Ayasofya Cami için de aynı durum geçerlidir. Yaklaşık 700 yıllık geçmişi olan eser ecdadın elinde daha da güzelleşerek günümüze ulaşmıştır. Bahçe duvarlarından tavanlarına kadar yeniden restore ettiğimiz Ortahisar Ayasofya Cami´yi yine kadım ve kucaklayıcı medeniyet anlayışımızın sembolleri olarak hizmete açıyoruz. Bu töreni yarım bin yıldır cami olarak hizmet veren bu eserin kılına bile dokunmayan ecdadın hoşgörü, sevgi ikliminden nasibini alamamış olanlara itap ediyoruz" diye konuştu.
`MERYEM ANA AYİNİNİ GERÇEKLEŞTİREBİLECEKLER´
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstanbul´da Ayasofya Camii´nin açılışı ülkemize ve dünyada hakka, hukuka saygılı olanlar ile kalbi ve zihni kararmış olanları ayıran bir turnusol kâğıdı işlevi görmüştür. Milletinizin değerlerine, kültürüne husumet duyanlar yine kinlerini kustular. Bu kesimlerin Sümela Manastırı ile Ortahisar Ayasofya Camisi konusunda diyecekleri de bellidir. Bunlar için ne tarihin ne kültürün bir kıymeti vardır. Türk milletine ve İslam dinine düşmanlıklarını açıkça dile getiremedikleri için bu tür konular üzerinden kendilerini konumlandırıyorlar. Ama böyle dolaylı yollara hiç gerek yok milletlimiz de, tüm insanlık da her şeyi biliyor. Özellikle batılı ülkelerin, dünyanın kalanının kanı, gözyaşı, acısı, sömürüsü üzerine kurulu refah düzeninin sonunun geldiğini açıkça ifade ediyoruz. Bölgemizde ve dünyada yaşanan değişim sancılarını yeni ve kutlu bir doğumun habercisi olarak görüyoruz. Sürekli bel altı vurarak, kazanım elde etmiş olanlar içerde ve dışarıda aynı sinsilikle yollarına devam ediyorlar. İnsanlara iftira atarak, kışkırtarak, milletin değerlerine olan düşmanlığı gizlemeye çalışıyorlar ama artık yolun sonu görünüyor. Mağdurların ve mazlumların feryadı arşı kaplamışken, kimse hakikatin üzerini sahte gülücükler, içi boş kavramlarla kapatamaz.  Türkiye olarak medeniyetimizden ve tarihimizden aldığımız ilhamla hak, hakikat, adalet ve barış uğruna verdiğimiz mücadeleyi ileriye taşımakta kararlıyız. Suriye´de nasıl mazlumların feryatlarına kayıtsız kalmadıysak Libya´da da ülkenin meşru yönetiminin iş birliği çağrısını cevapsız bırakmadık. Azerbaycan´daki kardeşlerimizin işgal altındaki topraklarını kurtarma çabalarını da destekliyoruz. Her mücadele istenildiği gibi sonuçlanabilir ama mücadele etmeyen zaten baştan teslim olmuştur. Milletimiz ise tarihinin hiçbir döneminde mücadeleden kaçmamıştır. Bugün de her alanda mücadele vermekten taviz vermiyoruz. Hep dediğimiz gibi başaramayacaksınız, bu ülkeye diz çöktüremeyeceksiniz. Bu vatanın tek karış toprağını, karanlık emellerinize kirletemeyeceksiniz. Açılışınızı yaptığımız Sümela Manastırı ile Ortahisar Ayasofya Camisi´nin, hayırlı olmasını diliyorum. Özellikle bu sene 15 Ağustos´ta Ortodoks vatandaşlarımızın Sümela Manastırı´nda restorasyon çalışmaları döneminde ara verilen Meryem Ana ayinini gerçekleştirebilecekler" diyerek konuşmasını tamamladı.
Cumurbaşkanı Erdoğan konuşmasının ardından, kurdela kesimiyle tarihi mekanların açılışları yapıldı. 
`BİT IŞIK SİSTEMİ KURULDU´
Öte yandan Vakıflar Genel Müdürü Burhan Ersoy, Trabzon´da katıldığı Ayasofya Camii´nin açılış törenin ardından açıklamada bulunarak, "Ayasofya Camii'nde restorasyon sırasında hiçbir değişiklik yapılmamış, aslına uygun olarak restorasyon çalışmaları tamamlanmıştır. İbadeti sırasında fresklerin görünmemesi için bit ışık sistemi kuruldu. Işıklar yandığında sistem devreye giriyor ve freskler görünmez hale geliyor" dedi.
SÜMELA MANASTIRI
Trabzon'un Maçka ilçesinde Karadağ'ın Altındere Vadisi'ne bakan eteğinde, yaklaşık 300 metre yükseklikteki ormanlık alanda kayaların oyulmasıyla yapılan Sümela Manastırı, halk arasında 'Meryem Ana' adıyla da biliniyor. Hakkında çeşitli rivayetler de bulunan ve kuruluşu bilimsel verilere göre 13'üncü yüzyıla uzanan tarihi manastırda, hizmet birimleri, misafirhane, mutfak ve ayazmanın dışında toplam 72 oda bulunuyor. 4 yıl önce başlatılan restorasyon çalışmalarında riskli kayaların temizliği yapılan manastırın kapılarının ziyarete açılmasıyla turist yoğunluğu yaşanması bekleniyor. Manastırda 2010 yılında binlerce kişinin katılımıyla düzenlenen ayini, Fener Rum Patriği Dimitri Bartholomeos yönetmişti.
AYASOFYA CAMİ
Ayasofya, yüzyıllar boyunca şehri ziyarete gelen seyyah ve araştırmacıların ilgisini çekmiştir. 1868 yılında harap durumda olan caminin Bursalı Rıza Efendi´nin teşvikleriyle yeni baştan onarıldığı bilinmektedir. Bina, 1'inci Dünya Savaşı yıllarında sırasıyla depo, hastane ve son olarak yine cami olarak kullanılmıştır. 1958-1962 yılları arasında Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Edinburg Üniversitesi´nin işbirliği ile restore edilerek 1964 yılından sonra müze olarak ziyarete açılmıştır. Geç Bizans kiliselerinin güzel bir örneği olan yapı, kare-haç planlıdır ve yüksek bir merkezi kubbeye sahiptir. Yapı ana kubbenin etrafında değişik tonozlarla örtülmüş, çatı farklı yükseklikler verilerek kiremitle kaplanmıştır. Üstün bir işçiliğin görüldüğü taş plastiklerde Hristiyan sanatının yanı sıra Selçuklu Dönemi İslam sanatının da etkileri görülmektedir. 2012 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü´ne devredilen, freskleri asma tavan ve özel perdelerle kapatılan Ayasofya, 2013 yılında kılınan cuma namazıyla resmen ibadete açılmıştı.DHA-Genel Türkiye-Trabzon
2020-07-28 17:58:56

Anadolu Ajansı, DHA, İHA tarafından geçilen tüm Trabzon haberleri, bu bölümde Haberturk.com editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Trabzon Haberleri alanında yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.

İLGİLİ HABERLER