AA

Psikolojik Danışma ve Rehberlik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mustafa Şahin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kovid-19 salgını nedeniyle tüm dünyanın rutininin bozulduğunu, bu sürece uyum sağlamak için hem bireysel ve toplumsal farkındalığa hem de zamana ihtiyaç olduğunu belirtti.

Şahin, pandeminin toplumsal yaşamı, kurumları, aileleri, sosyal ilişkileri ve bireysel yaşamı büyük ölçüde etkilediğini vurgulayarak, bu sürecin özellikle sağlık çalışanlarının günlük rutinleri üzerinde büyük bir etki gösterdiğini ifade etti.

Yoğun çalışma koşulları ve sağlık kaygılarının, sağlık çalışanlarının hem bireysel hem de yakın ilişkilerine yönelik psikolojik, sosyal ve duygusal olarak bu süreçte diğer bireylerden daha çok etkilenmelerine neden olduğunu anlatan Şahin, bu bağlamda sağlık çalışanlarının bireysel ve sosyal yaşamlarına yönelik psiko-eğitimsel destek programları hazırlamanın önemli olduğunu kaydetti.

Zamansal olarak farklılık gösterse de insanların yaşadığı temel kaygıların ölüm korkusu, yalnızlık, anlamsızlık ve özgürlük olarak sınıflandırılabileceğine işaret eden Şahin, içinde yaşanılan dönemin de ölüm korkusu, hayatın anlamı ve değerine dair şüpheleri artırdığını söyledi.

Şahin, anne ve babanın bu dönemde kaygıyla birlikte sergilediği panik davranışların çocukların da kaygı hissetmesine neden olduğunu kaydetti.

Anne ve babaların, çocuklarının kaygılarıyla başa çıkabilmelerine yardımcı olabilmek için önce kendi kaygılarıyla başa çıkabilmeleri gerektiğini belirten Şahin, "Bu sanıldığı kadar kolay olmasa da mümkündür. Bu süreçte tepki ve yaklaşımlarımızla model olmak, risk faktörlerini gerçekçi değerlendirmek, güven vermek gibi birçok konuda çocuklarımıza doğru ve etkili şekilde yardımcı olmak önem kazanmaktadır." dedi.

- "Travmanın etkileri ile başa çıkabilmek ruh sağlığı açısından önemli"

Şahin, travmatik bir olayın, herhangi bir kişi için aşırı derecede örseleyici, başa çıkılması zor olan, kişinin varlığını tehdit eden hatta ölebileceğini düşündürebilen normal yaşamın dışındaki herhangi bir olay olarak tanımlandığını belirtti.

Travmaların, kişisel ve toplumsal olarak ikiye ayrıldığını da anlatan Şahin, şu değerlendirmede bulundu:

"Toplumsal travmanın yarattığı etkiler söz konusu olduğunda, en fazla risk altında olanlar sırasıyla, zarar görenler, tanık olanlar ve kıl payı kurtulanlardır. Müdahale eden sağlık ekipleri, polis, jandarma, kurtarma ekipleri, arkadaşlar, aile yakınları da travmanın etkisini yaşayacak risk gruplarıdır. Geçmişte başka bir felaketin kurbanı olanlar, aile problemleri olanlar, yakın geçmişinde kayıp yaşayanlar, sosyal bağları kuvvetli olmayanlar, psikososyal sıkıntılar yaşayanlar ya da kronik bir hastalığı olanlar, travmanın etkisini en ağır şekilde yaşama riski olan gruplardır."

Şahin, bu bağlamda pandemi sürecinde travmanın etki ve kaygıları ile etkili biçimde başa çıkabilmenin ruh sağlığını korumak açısından önemli olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Biz de bu kapsamda, Psikolojik Danışma ve Rehberlik Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Rehberlik ve Psikolojik Danışma Ana Bilim Dalı iş birliğinde, Pandemi Sürecinde Sağlık Çalışanları ve Ailelerine Yönelik Psikoeğitim ve Ruhsal Destek Programı hazırladık. Bilişsel davranışçı terapi ve göz hareketleriyle duyarsızlaştırma ve yeniden işleme terapi eğitimi almış akademisyenlerimizden oluşan ekiple, pandemi ile mücadelede vefakarca görev yapan sağlık personellerimize yönelik ücretsiz psikolojik yardım hizmeti sunacağız."

Şahin, online ortamda gerçekleştirilecek destek programına katılmak isteyen sağlık çalışanlarının kendilerine "mustafa61@trabzon.edu.tr" ve "ayt_aydin@hotmail.com" mail adreslerinden ulaşabileceklerini sözlerine ekledi.