Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
AA

Prof. Dr. Naharcı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) küresel ölçekte birçok ülkeyi etkilediğini ve bu mücadelede hastalığın oluşturduğu sorunlar açısından en önemli risk grubunun özellikle 65 yaş ve üzeri bireyler olduğunun bilindiğini söyledi.

Pandemi sürecinin ilk döneminde olduğu gibi yeni normalle geçiş sürecinde de sağlıklı kalabilmek için bu yaş grubundaki bireylerin koruyucu önlemlere dikkatle uymaya devam etmesi gerektiğine işaret eden Naharcı, bu dönemde koruyucu önlemlerin, sosyal mesafe-maske kullanımı-hijyen tedbirleri olarak özetlenebileceğini aktardı.

Prof. Dr. Naharcı, "Ülke genelinde sosyal izolasyon kısıtlamalarının kaldırılması ile toplum içindeki temasımızın tekrar başlaması neticesinde oluşan hastalık bulaşma riskinde artış; en az 2 metre mesafeye dikkat edilerek sosyal teması azaltmak ve kapalı ortamlardan mümkün olduğunca uzak durmakla, ev dışında mutlak suretle maske takmakla azaltılabilir." diye konuştu.

Bu dönemde yine ellerin en az 20 saniye bol su ve sabunla yıkanması gerektiğini belirten Naharcı, kolonya kullanılmasına devam etmenin bulaşma riskini ciddi anlamda düşürüceğini dile getirerek, şu bilgileri verdi:

"Tokalaşma ve kucaklaşma yapılmamalı, uzaktan selamlaşmaya devam edilmelidir. Pandemi boyunca evde kalan büyüklerimiz, yeni normal ile birlikte 3 altın kurala dikkat ederek günlük yürüyüş ve egzersizlerini açık havada yapabilir. Günlük düzenli fiziksel aktivite ile beraber sağlıklı ve dengeli beslenme ve düzenli uyku da güçlü bağışıklık sisteminde önemli rol oynamaktadır. Sağlıklı beslenme için seçilecek gıdalar protein, lif, vitamin, mineral ve antioksidanlardan zengin olmalı ve günlük yeterli su tüketimi de ihmal edilmemelidir. "

- Psikososyal problemlerin yönetimine dikkat

Yeni normalleşme döneminde diğer vurgulanması gereken bir noktanın da psikososyal problemlerin yönetimi olduğuna işaret eden Naharcı, şunları kaydetti:

"Özellikle ölüm korkusu, yaygın endişe nedeniyle salgın başlangıcında akut stres bozukluğu ve sonrasında travma sonrası stres bozukluğu yaşanabilmektedir. Bu durumda yaşlı bireylerde huzursuzluk, gerginlik, uykusuzluk, kabus görme gibi belirtiler görülebilmektedir. Ruhsal sorunlara bağlı olarak fizyolojik sorunlar da sıklıkla bu dönemde ortaya çıkmaktadır. Uykuya dalmakta ve sürdürmekte zorluklar yaşanabilmekte ya da uyku yeterince dinlendirici olmamaktadır. İştah azalmakta ya da artmakta ve buna bağlı olarak mide bağırsak sisteminde sorunlar oluşabilmektedir. Bu dönemde böyle belirtiler gösteren bireylerin sağlık kuruluşlarına başvurması faydalı olacaktır."

Prof. Dr. Naharcı, ayrıca, salgın ile ilgili televizyondaki olumsuz haberlerden uzak durmanın ve bilgi kirliliğinden korunmanın psikososyal problemlerin yönetiminde olumlu katkı sağlayabileceğini vurgulayarak, "Sonuç olarak, kısıtlamaların gevşetilerek yeni normalleşme dönemine adım attığımız bu süreçte ileri yaş grubundaki bireylerimiz koruyucu önlemlere mutlak surette uymaya devam etmelidirler. Bunun yanında, bedensel veya ruhsal problemler yaşadıklarında sağlık kuruluşlarına başvurmaktan çekinmemelidirler." ifadelerini kullandı.