Takımı kurtaran ponpon kızlar
Fenerbahce Ülker'le karşılaşmak üzere İstanbul'a gelen Boston Celtics'in pon pon kızlarını antrenman yaparken bulduk
ABONE OLHT CUMARTESİ / AYSUN ÖZ KAŞİ
Basketbol filmlerinin büyüsüne kapılıp "ponpon kız" olmak istemeyen var mıdır? Ne de olsa okulun en havalı kızlarıdır onlar. Ancak Boston Celtics'in dansçılarıyla tanışınca bunun kolay olmadığını gördüm. NBA'de oynayan basketbolcular kadar antrenman yaparak geçiyor hayatları. 4'er saatten haftada en az 3 antrenman... Düzenli beslenip erken yatmak da cabası... Zaten onlar da "Çok zor bir iş" diyorlar. Bu arada "ponpon kız" denmesine çok bozuluyorlar. Doğrusu "dans takımı" olmalıymış. Ama burada "ponpon" demeden anlatmak zor!
"NBA Europe Live 2012" etkinliği kapsamında Fenerbahçe Ülker Basketbol takımıyla karşılaşmak üzere İstanbul'a gelen Boston Celtics'in dans takımıyla, Taksim'de hayranlarıyla randevuları sırasında görüşecektik. Ancak Meclis'ten Suriye tezkeresi geçince Taksim'de yapılan "Savaşa Hayır" eylemi, etkinliğin iptaline neden oldu. Biz de dansçı kızları kaldıkları otelde antrenman yaparken bulduk.
İSTANBUL HATRINA TÜRK KAHVESİ
Kızların başındaki Boston Celtics Dans Takımı Direktörü Marina Ortega, Gestapo gibi kadın! Kalk deyince kalkılıyor, yat deyince yatılıyor. Kızların sadece meyve suyu içmelerine izin veriyor. İstanbul'da olmalarının şerefine bir de Türk kahvesi... Ortega "Boston'da çok sıkı bir diyet uyguluyoruz ama onları Türk mutfağının mükemmel tatlarından mahrum bırakmamak için serbest bıraktım" diyor.
ARALARINDA ÖĞRETMEN DE VAR BİLİM İNSANI DA
Yüzlerce kişi arasından seçilerek takıma katılan Boston Celtics dansçılarının hayatı sadece dans değil, bazısı üniversitede bilim insanı bazısı beden eğitimi öğretmeni... Ama hepsinin ortak noktası dansa âşık olmaları.
Takımın yıldızlarından Morgan mesela, dansa 6 yaşında başlamış. "Celtics'te dans ediyorum, ikon olmak istiyorum. Ben bu işe âşığım" diyor. Amanda 3 yaşında dansa başlamış. Onun kariyer hedefi, üniversitede okuduğu bölüm olan sinema sektöründe yer bulmak, ama dansçı olarak.
Katie ise dans hayatını götürebildiği yere kadar götürmek istiyor. "Dansçı olarak çok mutluyum" diyor.
Bir NBA takımının dansçı kızı olmak sadece dans etmekten ibaret değil... Hem takımı hem de seyirciyi motive etmek gibi çok önemli bir görevleri var. Bunun için maça çıkmadan önceki 2 saatlerini fiziksel ve ruhsal açıdan kendilerini maça hazırlayarak geçiriyorlar. Amanda, "Maça çıkmadan önce hafif besinler yiyoruz, esniyoruz ve sıra işin eğlenceli kısmına, saç ve makyaja geliyor" diyerek söze başlıyor, Morgan devam ediyor: "Birbirimizin makyajını yapıyoruz, saçını topluyoruz. Acayip eğlenceli geçiyor bu hazırlıklar. Birbirimize nasıl göründüğümüz sormadan sahaya çıkmıyoruz."