'Çirkin bir adamım, bu kesin ama sempatiğim'
Arda Turan'la, Madrid'de antrenman çıkışında röportaj için buluştuk. Çocukluğunu geçirdiği Bayrampaşa'dan Madrid'deki hayatına, futboldan Paris Hilton'lu reklam filmine ve yeni arkadaşlarına kadar her şeyi konuştuk. Sonra yanımıza takım arkadaşları Radamel Falcao ile Atletico'nun B takımından A takımına sıçrayan Cenk Güvenç de geldi
ABONE OLHTPAZAR/ Aslı ÖZTÜRK
İspanya’daki bir derbide bu kadar yürekten heyecanlanacağımı söyleseler, gülerdim. Geçen haftaki Atletico Madrid-Getafe karşılaşmasından söz ediyorum... Arda Turan’ın attığı gol sonrası tribünlerin hep bir ağızdan onun adını dakikalarca bağırması inanılmazdı. Annesi Yüksel Hanım’la babası Adnan Bey’in de statta izlediği maçta, yaşadıkları gururu tarif edebilmek için kelimeler yetersiz... Arda’yı Madrid’de sevenlerse sadece Atletico Madrid taraftarları değil. Orada yaşayan Türklerle samimi bir ilişki kurmuş bile. Fırsat buldukça batak oynamak için uğradığı, hatta takım arkadaşlarıyla yemek yediği bir Türk restoranı da var. Arda Turan’la röpartaj için antrenman çıkışında buluştuk. Çocukluğunu geçirdiği Bayrampaşa’dan Madrid’e, yeni reklam filminden 2012 Londra Olimpiyatları’na kadar her şeyden konuştuk. Futbol konuşmamaya çalışsak da konu dönüp dolaşıp oraya geldi. Arda’nın Jim Carrey’nin “Keşke bütün insanlar çok şöhretli ve zengin olsaydı. İşte o zaman gerçekten aranan şeyin bunlar olmaması gerektiğini anlarlardı” cümlesiyle noktaladığı röportajımızın sürpriziyse, Radamel Falcao oldu. İspanya’da günler nasıl geçiyor? Gayet güzel. Üç günde birmaç oynadığımız için sürekli dinleniyoruz! Sabahları antrenmana gidiyorum. Öğleden sonralar uyuyarak geçiyor. Evde bir ablamız var sağ olsun, yemekleri o yapıyor. Öğle yemeklerini bazen dışarıda yiyoruz. Akşam yemekleriniyse evde salatayla geçiştiriyorum. Dışarıya çıksam bile bir kafeye gidip oturmayı tercih ediyorum. Maç yoksa Türkiye’deki takımların Avrupa maçlarını ya da basketbol takımlarının Euro Lig maçlarını takip ediyorum. Haftanın her günü sporla geçiyor anlayacağın. Çok keyifli Madrid’deki hayatım.
‘ŞÖHRET UMURUMDA DEĞİL’
-Şöhreti İspanya’da mı yoksa Türkiye’de mi yaşamak daha keyifli?
İkisi çok farklı. Türkiye’de şöhret olmak Hollywood’da şöhret olmak gibi. Burada çok daha normal bir hayat yaşıyoruz. Yani hem şöhret olduğunuzu hissediyorsunuz hemde kendinize ait hayatı yaşayabiliyorsunuz. Aslında şöhret umurumda değil. İşimi iyi yapmaktan, futbol oynamaktan keyif alıyorum. Burada yaşamayı da seviyorum.