Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

Ali ESAD GÖKSEL / HT CUMARTESİ

Geçtiğimiz çarşamba günü sabah saat beşte uyandım, yola koyulup uçağa yetiştim. Neredeyse 4 saatlik bir uçuşun ardından öğleden sonra Yeşilköy’e tekerlek koyduğumuzda kafamda tek şey vardı: Ofisteki işleri toparlamak, eve geçerek uyumak. Ama “Evdeki hesap çarşıya uymaz” diye “Türkçe” bir tabir var. Doğrudur: Necla Hanım aradı. Zarakol, dişli ve tuttuğunu koparan tayfadandır. “Akşama bekliyorum” dedi, halihazırla ilgili beyanıma kayıtsız kalarak yineledi: “20.30 itibarıyla orada olunuz, sizi özledim!”

Bir kadından gelecek her türlü talebe karşı direnç gücü zayıf kulunuz, kendi kendine mırıldanmakla yetindi. Ne var ki mırıldanma giderek ah ve oflanmaya dönüştü. Eve geçip üzerimizi değiştik. Tadata hazır hale gelince, yola koyulduk. İstanbul’u bilenlere malum, Teşvikiye’den Maslak’a yol ne kadar sürer? Yarım saat? Hayır! Bir saat? Çıkınız! Bir buçuk saat? Yaklaştınız! Tam 100 dakika sonra her köşesinde başka bir “Giz binası” ile “heder olmuş mahalleye” ulaştık. Biliyor musunuz hayatımda ilk kez trafiğe şükrettim: Çünkü, uyukladım ve kuvvet topladım. MSA’ya girdiğimde her daim güler yüzlü Mehmet Aksel dışında herkes esefle bir bana, bir de saatine baktı. Aksel’in şirinlik muskası karısı Teri, beni himayesine alınca birlikte “Büyükada nostaljisine” sığındık. Mademki mevcut tamamlandı, “yemek salonu soldadır” anonsu yapılınca, “mazbut bir mensaya” geçtik. Tek fiyakalı masa olan “orta ovale” biraderler yerleşti. Anadolu Mengen kaplanı eski dostum Tahsin Öztiryaki yanımdan ayrılmayasın diye kolumdan çekince birlikte sağ cenaha yerleştik. Karşımıza da “deli dolu ve fakat akıllı” Mehmet Gürs oturdu. Kendi kendime söylendim: “Bu üçgen Bermuda’da olsa nam salardı” diye.

Yemek başlamadan önce M. Aksel, MSA ve yeni kurulan Türk Mutfağı Derneği’nin hedef ve vizyonunu anlattı. Şimdi artık dünya ölçeğinde mutfak eğitimi veren kurumlara girmek, Osmanlı-Türk mutfağının bir ders olarak yeni öğrencilerin, ilgili akademisyenlerin önünde bulunmak arzularını paylaştı. Şunu söylemeliyim. Bizlerle paylaşılan ilk sonuçlar, sevinç verici. Önemli okullardan Johnson & Wales Üniversitesi müfredatına girilmiş. Bu ne demek, onu da demeliyiz. Artık bu eğitim kurumunda okuyanlar Fransız, İtalyan ve Asya mutfaklarının yanı sıra Türk mutfağını da öğrenecek. Uzun zamandır bu hevesle yaşayan biri olarak elde edilen bu mevzinin önemli bir başarı olduğunu söylemeliyim. Soluklanan Aksel’e Serim yetişti. Alma-İtalya, Le Notre-Fransa, VTCHong Kong, Mausi Sebess-Arjantin ve French Culinary Institute-New York’un yolda olduğunu ekledi. Bunlar elbette çok hoş müjdeler...

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ