Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam Roma’da Stendhal’in ayak izleri, Roma gezileri, Roma fotoğrafları, Roma'nın görülmesi gereken yerleri

        HT CUMARTESİ

        Mısır’dan getirilmiş 33 asırlık Ramses dikilitaşının bulunduğu Popolo Meydanı, Roma seyahatine başlarken şehre Stendhal’in gözlerinden bakmak için şüphesiz en isabetli adres. “Yazdı, Sevdi, Yaşadı”... Fransız yazar, uzun yıllar yaşadığı İtalya’ya derin bir aşkla bağlıydı. Stendhal, mezar taşına “Milanolu Errico Beyle... Yazdı, Sevdi, Yaşadı...” diye not düşülsün ister. Zira İtalyan kadınlarla tutkulu aşklar yaşamıştır. Öte yandan Dante’yi kendi dilinden okuyabilen annesinin atalarının İtalya’dan geldiğine inanır. Aşkı karşılıksız kalmaz. 19. yüzyılın sonlarında bu ülkede tanınır, İtalya’da bir “Stendhal efsanesi” doğar.

        Stendhal’in İtalya’ya dair pek çok eseri var; bunlardan biri de 1829 tarihli “Roma’da Gezintiler”... Yazar, İtalyanların özgürlüğüne, Roma’daki sanat eserlerine hayran olur. Anılarında “Earline” adını verdiği son aşkını yine İtalya’da bulur, Roma’da...

        Stendhal’in Roma’ya varışı 13 Aralık 1816 tarihine rastlar. Floransa ve Siena üzerinden ulaşır, kente 1798’de Napoleon ordularının geçtiği Popolo Kapısı’ndan girer. Fakat manzarayı “bayağı” bulur... Ancak, 10 yıl sonra Roma’ya tekrar geldiğinde, şehir plancısı Giuseppe Valadier’nin çehresini değiştirdiği Popolo Meydanı’yla karşılaşır. Meydan, Pincio Tepesi’ne bağlanmış, mermerden aslanlarla süslenmiştir. Stendhal, tepeye çıkar, meydana bakar... “Paris’te saçma işler yapan bu Fransızlar, nitekim Popolo Meydanı’nı Pincio’ya taşıyan hayranlık uyandırıcı rampalar inşa ettiler” der ve şehrin kalbine doğru devam eder...

        Kaçırmayın

        Via dei Coronari, Rönesans dönemi satranç oyunlarından 60’ların İtalyan kahve cezvelerine ne ararsanız bulabileceğiniz bir sokak.

        Vatikan duvarlarının yanındaki Toskana restoranı Dal Toscano müze yorgunları için ideal bir mola yeri.

        Campo dei Fiori merkezi konumda kurulan Roma’nın en eski pazarlarından. Mutlaka gidin!

        Borghese Bahçeleri’ne yarım gününüzü ayırabilirsiniz. Borghese Galerisi’ni sakın es geçmeyin!

        Uğramadan dönmeyin

        Via del Corso

        Romalıların gözde alışveriş caddesinden uzun uzadıya yürüyün.

        Aşk Çeşmesi

        Trevi Çeşmesi’ne, nam-ı diğer Aşk Çeşmesi’ne doğru devam ederken yanınıza bozuk para almayı unutmayın. Paraları atıp dilek dilemek bir gelenek. Roma’nın en büyük ve en ünlü çeşmesi Trevi, 1762’de yapılmış. Bir çeşme için öylesine ihtişamlı ki, bir süre karşısında dikilip kalıyorsunuz.

        İspanyol Merdivenleri

        Ve tüm ihtişamıyla İspanyol Merdivenleri karşınızda... Trinita dei Monti Kilisesi’ni Piazza di Spagna’ya bağlamak için yapılan bu merdivenler, kavisleri ve teraslarıyla kentin en göz alıcı yapıtlarından biri. 19. yüzyılda sanatçılara model olmak isteyen hevesli gençler kendilerini burada gösterirdi. Merdivenler bugün de gençlerin, âşıkların, gezginlerin!

        Pantheon

        “Tüm Tanrıların Tapınağı”nda, dünyanın en eski kâgir kubbesinin altından bakın.

        Navona Meydanı

        Bernini’nin eseri 4 Nehir Çeşmesi’ne yaslanın ve müzisyenleri, ressamları, karikatüristleri seyre dalın.

        Kolezyum ve Roma Forum

        Şehrin en büyük amfitiyatrosu, İmparator Vespasiano tarafından MS 72’de yaptırılmış Colosseum ilk durağınız olmalı. Ölümcül gladyatör çarpışmaları ve vahşi hayvan dövüşlerine sahne olan Colosseum, bir mimari şaheser olarak tüm heybetiyle, en işlek caddelerden birinin kıyısında yer alıyor. Canlı, hareketli bir yaşamın tam ortasında yani. Biraz ilerisinde Roma Forum var. Burası eski şehir merkezinin bulunduğu yer. Roma’nın siyaset, ticaret ve hukuk merkezi. Satürn Tapınağı, Kastor ve Polluks, Vesta, Antoninus ve Faustina, Romulus ve Santi Cosma e Damiano Tapınağı, Santa Francesca Romana, Venüs ve Roma Tapınakları, Aemilius Bazilikası, Curia, Julius Bazilikası, Vesta Bakireleri Evi, Constantinus ve Maxentius Bazilikası, Traianus Pazarları, Torre delle Milizie, Mamertine Zindanı da bu bölgede.

        Vatikan

        Roma’yı kuşbakışı görmeden tanıyamazsınız. Aziz Petrus Bazilikası’ndan görünen manzara şehrin görkemini ayaklar altına seriyor. Ayrıca Vatikan’daki müzelerde klasik heykelleri, Rönesans resimlerini, Etrüsk kutsal emanetleri ile Mısırlılardan kalma sanat eserlerini görebilirsiniz. Raphael Odaları, Museo Pio Clementino, Pinacoteca mutlaka görmeniz gerekenler arasında bulunuyor.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ