O artık patron!
Beyoncé'nin küçük kız kardeşi Solange, büyüdü, bir plak şirketi kurdu. Diğer taraftan da yardım faaliyetlerine hız veriyor. Kiehl's Pioneers by Nature kampanyasının gelirini Zambiya'da okul inşa eden derneğe bağışlayan Solange, sorularımı yanıtladı
Sırma KARASU / HT CUMARTESİ
Solange uzun zamandır ablası Beyoncé’nin peşinden gala ve ödül törenlerine katılan küçük kız değil. Beyoncé’nin pop müziğe selam çakan tavrına kıyasla o daha cool ve tarz. Geçtiğimiz hafta gerçekleşen New York Moda Haftası’nın yıldızı Solange, 2013’ten beri kendi sound’unda albüm yapmak ve keşfedilmemiş sanatçılara kendi müziklerini yaratma ve yayma şansını vermek için kurduğu plak şirketi Saint Records’un da patronu. Kiehl’s Pioneers by Nature, yani “doğuştan öncü” kampanyası için yapılan sergide, kayıt stüdyosunu hatırlatan bir ses paneli kurarak kendini evinde hissedebileceği ve yaratıcı olabileceği bir alan yaratan Solange, serginin gelirini Zambiya’da okul inşa eden 14+ vakfına bağışladı. Biz de bu hafta onunla bu yardım projesinden, plak şirketinden ve ilham aldığı müzik efsanelerinden konuştuk.
-Hikâyenizden bahseder misiniz?
Müzik kariyerime 15 yaşında şarkı sözleri yazarak başladım. Dördüncü sınıftayken bir yardım kuruluşunun jingle yarışmasına katıldım. Hiçbir kaynağı olmayan bir çocuk olarak bile melodiler ve şarkı sözleri yarattım. 100 bin kişi arasında ikinci oldum. Bu deneyim belki de yaşamak için bu işi seçebileceğimi fark etmemi sağladı. Sonrasında bir şarkı yazdım ve stüdyoda kaydettim.
-Menajer anne-baba ve inanılmaz kariyerli bir abla... Ailenin tepkisi ne oldu?
Yarışmadan sonra aileme şarkımı dinlettim. İnanılmaz gergindim. Neyse ki beni sonuna kadar desteklediler ve bu hayalim için ne yapmam gerektiği hakkında oturduk konuştuk. Ablam Beyoncé’nin de üyelerinden biri olduğu Destiny’s Child için şarkı sözleri yazmaya başladım ama hep kendi albümümü çıkarmak istiyordum. İlkini, “Solo Star”ı da o sene henüz 15 yaşımdayken çıkardım. Şu ana kadar 3 albüm çıkardım ve şimdi dördüncü albümümün çalışmaları devam ediyor.
-Peki hangisi daha keyifli şarkı sözü yazmak mı yorumlamak mı?
Bu ikisini birbirinden ayıramam, şarkı yazmak ve okumak bir bütün. Şarkı sözü yazmak benim için gerçekten bir yaşam şekli. Bir duyguyu ya da hissi müzik yoluyla paylaşabildiğim anlar, nerede olursam olayım bana kendimi evimde hissettiriyor.
‘İLHAM HER YERDEN GELEBİLİR’
-Sizin için ilham kaynağı nedir?
İlham gerçekten de her yerden gelebiliyor. Hislerimi harekete geçiren bir renk bile ilham kaynağı olabilir. Ya da telefonda konuştuğum, tatile gidecek ya da bir işe başlayan arkadaşlarımdan ilham alabilirim. Aynı zamanda kişisel bir deneyimden de ilham alınabilir.
-Peki aileniz ve müzik?
İkinci albümüm için ilham, oğlum Jules’u doğurduktan sonra taşındığım Idaho’dan geldi. Yeni anne olmuştum ve tam bir kasaba hayatı sürüyordum. Motown sound’u ilgimi çekiyordu, müzikle kalp kırıklıklarına yaklaşımlarına bayılmıştım. Bu neşeli birleşim, bana keyifli bir deneyim yaşattı. Soul müzik yapmaya karar verdim.
-Albümünüzde, Motown ve genel soul müzikte kimlerden etkilendiniz?
Sonraki albümüm için, popüler kültüre farklı açılardan yaklaşmak istedim. Gençliğimde Lauren Hill 10 milyon kopya satıyordu, D’Angelo bir numaralı albümdü. O zamanlar NSYNC ve Britney Spears’la dahi bir tutulmuştum! Bu yüzden kendime ait bir deneyim istiyordum, popüler müziğin anlamını kendi tarzımla yapmak, cana yakın ancak derinliği olan bir şeyler yaratmak istiyordum.
-“Kiehl’s Pioneers by Nature” projesi size teklif edilince nasıl hissettiniz?
Kiehl’s benimle ilk defa iletişime geçtiğinde inanılmaz gururlandım. Düşünsenize küçüklüğünüzden beri takipçisi olduğunuz marka sizinle çalışmak istiyor! Bu muazzam bir şey. Toplumdan aldıklarımızın karşılığını vermek benim için çok anlamlı. Kâr amacı gözetilmeyen bir şeyler yapmak beni oldukça heyecanlandırdı. Kiehl’s Pioneers by Nature sergisi için hazırladığı enstalasyondan bana düşen payı, birkaç yıldır birlikte çalıştığım ve Zambiya’da okullar inşa eden 14+ vakfına bağışladım. Başından sonuna projenin ilerleyişini görmek harika bir deneyimdi.