Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

DİLEK BİRGEN / GAZETE HABERTÜRK

Güzelliğe gölge düşüren çatlakların tedavisi en zor ama artık mümkün. Başarı oranı yüzde yüzü yakalayamasa da yüzde 80’lere ulaşmış durumda. Çatlaklar daha çok kilo alıp verme, hamilelik, hormon değişimleri gibi durumlarda ortaya çıkıyor. Cilt dokusu zayıf düştüğü için cilt sağlığını kaybediyor ve aşırı gerildiğinde derideki elastik doku kırılabiliyor, cilt çatlakları meydana geliyor. Başlangıçta kırmızı ile mor arası bir renkte; hem küçük hem büyük çizikler halinde görülüyor. Ancak zamanla sedefli beyaz bir renge dönüşüyor.

En çok, karın, kalça, baldır ve göğüslerde görülen çatlaklardan birkaç yöntemle kurtulmanız mümkün. Biodermogenesi çatlak problemlerinde başarılı sonuçlar elde etmeyi sağlayan bir cihaz. Bi-One adı verilen cihazla yapılan bu tedaviyle çatlaklar düzenli seanslarla tedavi edilmeye çalışılıyor. Bu sistem, ağrısız ve günlük hayatı etkilemeyen bir yöntem olarak dikkat çekiyor. Cihaz, hücrenin istediği besin olan sodyum ve potasyumu, bio uyumlu manyetik alan terapisiyle pozitif ve negatif enerjiyle hücreye pompalıyor. Pozitif akımla hücre içine pompalanan sodyum ve potasyum, hücrenin ihtiyacı olan besini sağlıyor. Daha sonra negatif akımla hücre içindeki toksinleri dışarı çıkararak detoksifiye gerçekleşiyor. Böylelikle hücre gerekli besini alarak normal seviyesine dönmeye başlıyor.

Seanslar ilerledikçe çatlaklarda renklenme özelliği artıyor. Pisa Üniversitesi Dermatoloji Fakültesi’nin sürdürdüğü bir araştırma çatlakların, bu yöntemle yüzde 80 oranda kaybolduğunu kanıtlamış. Karbondioksit fraksiyonel lazer, tercih edilen diğer bir çatlak tedavi yöntemi. Ancak çatlaklara erken evrede müdahale edilmesi önemli. Uzman doktor tedavinin yoğunluk ve derinliğini ayarlamalı. Fraksiyonel lazer uygulanması ortalama 1-3 seans arasında. Seans sayısı ihtiyaca göre artırılabiliyor. Fotona SP Dynamis yöntemi de çatlaklar üzerinde etkili... Tüm bu tedavilerde dikkat edilmesi gereken nokta, çatlakların mor ve pembe görünümünde olduğu evrede tedaviye başlanması. Sedefli beyaz evrede yine de denemekte fayda var. Çünkü artık lazer uygulamalarının ardından PRP, Somon DNA’sı gibi enjeksiyonlarla tedaviler destekleniyor. Ve bunlar da yapılan uygulamaların başarı etkisini artırıyor. Bu tarz enjeksiyonların lazerin hedefe yönelik tedavisinin ardından deriyi yeniden canlandırıp yapılandırdığı görülüyor. Sadece yeni kolajen oluşumunu değil, derinin tüm yaşamsal işlevlerini destekliyor.