Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam "Soba yakması bilinmiyor"

        Zehirlenme olaylarının, soba yakma tekniğindeki yanlışlıklar ve standart dışı soba kullanımı nedeniyle meydana geldiğini dile getiren Prof. Dr. İlbaş, "Zehirlenme nedeniyle meydana gelen ölümler kömürden değil, soba yakma yönteminin bilinmemesinden kaynaklanıyor. Sobadan can kaybını önlemek için kaliteli yakıt seçmek, sobayı üstten yakmak ve hava alıcı yerlerini kapatmamak gerekiyor." dedi.

        Sobayı alttan yakıp, kömür bitimine doğru üstten ilave yapılmasının ve sürekli yanmayı sağlamanın doğru olmadığını dile getiren İlbaş, bu yöntemde enerji kaybının fazla olacağını kaydetti. Alttan yakılan sobaların hava kapaklarının kapatılıp uzun süre yanmasının beklenmesinin zehirlenmelere neden olduğunu ifade eden İlbaş, "Alta kömür, üste çıta konularak üstten yakılan sobalar, yaklaşık yüzde 20 yakıt tasarrufu sağlar, çevreye daha az zarar verir. En önemlisi zehirlenme riskini en aza indirir. Üstten yakılan sobalarda yanmanın kesintili olması ve üstten kömür ilavesinin yapılmaması, kullanımı zahmetli yapsa da uçucu gazların ısıtılması ve daha fazla yakılması, az duman çıkması ve yanma veriminin yüksek olması gibi avantajlar sağlar." açıklamasında bulundu.

        Kayseri Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi de kış aylarına girilmesiyle birlikte her fırsatta vatandaşlara baca temizliği konusunda uyarılarda bulunduklarını vurguladı. Sobaların nefes boruları olan bacaların ayda bir, boruların da iki ayda bir kez temizlenmesi gerektiğine dikkat çeken itfaiye yetkilileri, doğalgaz ve fueloil kullanılan evlerin bacalarının da yılda bir kez mutlaka temizlenmesi gerektiğini açıkladı. İl Sağlık Müdürü Dr. Kadir Çetinkara da havaların soğuması ile evlerin ve işyerlerinin yeterince havalandırılamaması, soba ve benzeri ısınma araçlarının kullanımının daha da önemli bir hale geldiğini açıkladı.

        Türkiye'de Lodos ve Kıble tipi şiddetli rüzgarların estiği günler ile pencere ve kapıların açılamadığı soğuk dönemlerde baca gazlarının tütmesi ile başta karbon monoksit olmak üzere bazı yanma ürünlerinin öldürücü etki gösterdiğini kaydeden Çetinkara, karbon monoksit gazının kanda oksijen ile yer değiştirip beyin, kalp ve diğer yaşamsal organları oksijenden mahrum bıraktığını söyledi.

        Karbon monoksit gazının renksiz, kokusuz tatsız ve zehirli bir gaz olduğuna dikkat çeken Çetinkara, "Karbon monoksit zehirlenmesinin ilk belirtileri baş ağrısı, halsizlik, baş dönmesi, uyuşukluk ya da bulantıdır. Uzun süre ve yüksek miktarlarda karbon monoksite maruz kalmış kişilerde belirtiler daha da şiddetlenir ve kusma, kaslarda zayıflık ve bilinç kaybı ortaya çıkar. Karbon monoksit zehirlenmesinden şüphelenilen bir kişi hemen karbon monoksit kaynağından uzaklaştırılarak temiz havaya çıkarılmalı, hastanın solunum ve nabzı durmuş ise kalp-akciğer canlandırmasını ve temel yaşam desteği uygulanmalıdır." dedi. (

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ