Sahnede dişi evde hanımağa
Ünlü şarkıcının kökeni Osmanlı'ya dayanıyormuş
ASLI ÖZTÜRK/HT PAZAR
Güçlü sesiyle dikkat çeken Linet, eski şarkıları söylediği yeni bir albüm çıkardı: Yorum Farkı. Türkiye'de İsrailli olarak bilinen şarkıcının kökeni meğer Osmanlı'ya dayanıyormuş...
1995'te ilk albümüyle Türkiye'de müzik piyasasına adım atan Linet, 1999'da sessiz sedasız ortadan kayboldu. 2006'da Türkiye'ye kesin dönüş yaptı. Şimdi, 10 eski parçayı söylediği, bilgisayar efekti kullanılmayan "Yorum Farkı" albümüyle bizimle. Ortadoğu'da, İsrail'de bile "Türk şarkıcı" olarak anılan, yalnız Türkiye'de "İsrail asıllı" diye bilinen Linet'le yeni albümünü, kökenlerini ve Türkiye-İsrail gerginliğini konuştuk.
Albümün isminin özel bir sebebi var mı?
Gerçek vokalistlerin kendine has yorumları vardır. Tüm parçaların benim yorumumla farklı olmasını istedim.
Sizin şarkınız hangisi?
Müslüm Gürses'in yorumladığı "Adını Sen Koy" benim için çok özel. 1992'de ABD'deydim. Henüz Türkiye'ye gelmemiştim. Bir konserde dinleyip çok etkilendim. O zamanlar evde bağıra bağıra söylerdim bu şarkıyı.
Anneniz Türk Sanat Müziği sanatçısı, siz fantezi söylüyorsunuz. Nasıl oldu?
İlk sahne deneyimimi 5 yaşında annemle yaşadım. Bu yüzden şarkı söylemeye Türk Sanat Müziği ile başladım. Sonra müzik anlayışım değişti. "Alaturka müzik yapıyorum" diyorum. Farkım, canlı performanslardaki nağmelerim. Her yiğidin harcı değil onları yapmak.
Birçok sanatçı sahnede bile playback yapıyor...
Sesine güvenen yapmaz. Canlı söylemek beni daha çok tatmin ediyor. Albümümü farklı kılan bu. Aranjelerde hiçbir bilgisayar hilesi yok. Kısacası organik bir albüm yaptım.
Sizin tabirinizle "organik müzik" yapan var mı hâlâ?
Muazzez Abacı, Bülent Ersoy ve İbrahim Tatlıses... Kibariye'nin yeri çok ayrı, feyz aldığım tek isim. Bu insanlar hem sanatçı hem yorumcu. Şarkı söyleyebilen adını yaşatır, söyleyemeyen ortalardan kaybolur.
'KRİZE GİRDİM, İSRAİL'E DÖNDÜM'
1999'da çıkan albümünüzden sonra 2006'ya kadar ortalarda yoktunuz. Ne yaptınız?
O yıl "Ölümsüz Aşk" albümüm çıkmıştı. Ama İstanbul'da deprem oldu. Zaten o sıra sahne almıyordum, deprem de olunca kimse albümü hatırlamadı bile. Ekonomik krize girdim, İsrail'e döndüm. Bir yıl ablamın evinde kaldım. Ticaretle uğraştım, o da olmadı. Sonra kürkçü dükkânıma geri döndüm.
Mutlu muydunuz orada?
İstanbul'dayken her şeyi annemle yapardım. İsrail'de kendimi buldum. Ama İstanbul'u çok özledim.
Şu an ne sıklıkla İsrail'e gidiyorsunuz?
Yılda bir kere. Genelde yeğenlerim, akrabalarım ziyarete geliyor. Biraz müdahaleciyimdir onlara karşı. Sahnede çok dişiyim ama evde hanımağayım.
Hangi ülkeye ait hissediyorsunuz?
Müziğin dini, dili, ırkı olmaz. Kendimi her zaman dünya vatandaşı olarak gördüm. Ancak İsrail doğumlu olmama rağmen ailemin kökeni Osmanlı'ya dayanıyor. 1996'dan beri Türk vatandaşıyım. İsrail'de bile insanlar beni "Türk sanatçı" olarak tanıyor.
İsrail ile Türkiye arasındaki ilişki çok gergin. Etkilemiyor mu sizi?
Gerginlik tamamen mevsimsel. Şaka bir yana, İsrail ile Türkiye'nin 5-10 yıllık bir mazisi yok. İkisi de köklü devletler. Halklar arasında problem olduğunu düşünmüyorum.
İsrail'de Türk olarak yaşamakta bir sıkıntı yok yani...
Kesinlikle yok. Hatta orada yaşayan Türkler için kurduğum bir dernek bile var. Atatürkçü gençleri birleştirmek için kurdum. Oradaki Türkler de huzur içinde yaşasın istiyorum.
Barış için sanatınızı kullanmayı düşünür müsünüz?
Türkiye ve İsrail arasında iyi niyet elçisi olmak isterim. Keşke böyle bir misyon yükleseler. Ama iki ülke arasındaki barış beni tatmin etmez. Dünya barışı istiyorum.
Zaten 6 dilde şarkı söylüyorsunuz...
Evet. Yunanca, Arapça, İspanyolca, İbranice, İngilizce ve Türkçe.
Arap kültürüyle ilgileniyor musunuz?
Fazlasıyla... En çok üzüldüğüm Arap ülkelerine İsrailli kimliğimden dolayı girememek. Onlara kendi dillerinden şarkı söylemek istiyorum. Küçük bir kızken İsrail'de Eurovision elemelerine katılmıştım. Siz düşünün gerisini...
'İsrail'den tam puan alırdık'
Türkiye'yi Eurovision'da temsil etmek ister miydiniz?
Uzun yıllar hayalim olan bir şeyi sordunuz. Gurur duyarak ederdim. Ama ne yazık ki katılmıyoruz bu sene.
Katılmalı mıydık?
Eurovision gerçek yeteneklerin bulunabileceği bir yarışma değil. İnsanlar siyasi görüşlerine göre oylama yapıyor. Ama Türkiye adına Eurovision'a katılsaydım İsrail'den tam puan alırdık.
O kadar Türkiye aşığısınız yani?
Başka seviyorum burayı. İsrail'de okurken arkadaşlarımla Kudüs'e, Ağlama Duvarı'na gittik. Orada herkes bir dilekte bulunur ve duvara yazar. Ben, "Türkiye'de meşhur bir sanatçı olmak ve orada yaşamak istiyorum" yazmıştım. 12 yaşında dilemiştim 5 yıl sonra gerçek oldu.
ONLAR İÇİN NE DÜŞÜNÜYOR?
Orhan Gencebay: Büyük duayen, ona ‘Mozart' diyorum. Benim için müzik eşittir Orhan Gencebay. Halk kahramanı, herkesin sevdiği bir sanatçı.
Ferdi Tayfur: Şarkıcılığından çok oyunculuğunu severim. Hollywood'da inanılmaz bir aktör olurdu.
Sezen Aksu: Deli Sezen diyorum ona. Türk müziğini baştan yaratmış bir kadındır. Alaturkayla Batı müziğini sentezlemiş, çok da güzel yapmıştır.
Hülya Avşar: Çok kurnaz bir kadın. Kiminle, nerede, ne konuşacağını çok iyi biliyor. Zekâ ve güzellik denilince aklıma ilk o geliyor.