Zirvedeki müze
Bayburt'un Bayraktar (eski adıyla Baksı) Köyü'ndeki Baksı Müzesi'ne doğru yola koyulduk
HT CUMARTESİ / Aslıhan LODİ
Bayburt’un Bayraktar (eski adıyla Baksı) Köyü’ndeki Baksı Müzesi’ne doğru yola koyulduk. İstanbul’dan Erzurum’a uçtuk; sonra bir minibüsle dağları tırmanıp bulutlarla karşılaştığımız 4 saatlik bir yolculuğun sonunda müzeye ulaştık. Göz alabildiğine ıssız bir bozkırın zirvesinde, dağların kıvrımlarını andıran çatısıyla karşıladı bizi Baksı Müzesi. Bende uyanan ilk his, hayret ve hayranlıkla, bu binayı buraya uzaylıların kondurduğu oldu. Müzenin yaratıcısı Prof. Dr. Hüsamettin Koçan sevinç ve gururla “Hoş geldiniz” derken bu işte uzaylıların parmağı olmadığını anladım. Söylemeden geçmeyelim; Koçan, TBMM 2014 Onur Ödülü’ne layık görülen isim. Bu müze de onun kalesi.
Baksı Müzesi, kısa bir süre önce de Avrupa Konseyi Müze Ödülü’nü kazandı ve ödülün sembolü olan Miro’nun “Femme aux Beaux Seins” heykeli, bir yıl boyunca ‘misafirimiz’ olacak. Üstelik ödül, 23 sanatçının katıldığı özel bir sergiye de ilham oldu. Bu özel sergi Nisan 2015’e kadar devam edecek. Merak edenler için küçük bir not; ‘Baksı’, Kazak ve Kırgızlar’dan gelen öz Türkçe bir kelime. İyileştirici, şaman, tabip ve büyücü ile din adamı gibi anlamlar barındırıyor. Aslında Hüsamettin Koçan da bugün üstlendiği görevle şehir hayatının hunharca sakatladığı ruhları iyileştiriyor.
DAĞLARI AŞMAYA DEĞER
Müzede bir çağdaş sanat koleksiyonu ve türünün belli başlı örneklerini içeren geniş bir halk resimleri koleksiyonu ile yerel el sanatı örneklerini görmek mümkün. Ayrıca bölge halkı ve ekonomisi için çok önemli farklı çalışmalar da yürütülüyor. Atölyelerde köylü kadınlarca üretilen ve yerel malzemelerin kullanıldığı çeşitli giysi ve aksesuvarları (takılardan çanta ve ayakkabılara, defterlerden yerel dokuma ehram ile tasarlanmış kıyafetlere kadar) müze mağazasından satın alabilirsiniz.
Baştan beri hedefler arasında yer alan bu atölyeler, müzeyi hayata geçiren Baksı Kültür ve Sanat Vakfı’nın üzerinde hassasiyetle durduğu çalışmalar. Çevre okullardan öğrencilerin katıldığı atölyelerde yaptıkları beğenilen çocuklar eğitim bursu almaya hak kazanıyor. Yine müze bünyesindeki kütüphane hem ziyaretçiler hem de bir sebeple yolu buraya düşen gençler için başka bir dünyanın kapılarını aralıyor. (Kütüphane için genel kültür ve sanat kitapları bağışlayabilirsiniz.) Müze ekibi şu anda, Bayburt’un şehir merkezinde daha büyük bir üretim merkezi oluşturmak için çalışıyor.
BAKSI'DA YENİDEN DOĞMAK
Müze bünyesinde hizmet veren 44 kişi kapasiteli toplam 17 oda, tatilde kafa dinlemek isteyenler ya da kendisini kapatacak yer arayan akademisyen, yazar ve sanatçılar için ideal. Komplekste bir konferans salonu da olduğundan şirket toplantıları ya da eğitim semineri gibi etkinlikler de rahatlıkla yapılabiliyor. Köyün Karadeniz Bölgesi’ne olan yakınlığı nedeniyle daha çok oraya özgü ve hepsi birbirinden lezzetli yöresel yemekleri var. Seyir terasına oturduğunuzda ise zamanın nasıl akıp geçtiğini fark etmiyorsunuz.
Nasıl Gidilir?
Erzurum ya da Trabzon Havaalanı uygun. Bayburt, Karadeniz’i Doğu Anadolu’ya bağlayan tarihi İpek Yolu üzerinde. Trabzon ve Erzurum’dan Bayburt minibüslerine binebilirsiniz ya da grup transferleri için müze ile bağlantıya geçebilirsiniz