"AİHM, AB, BM bize dayatmasın"
Bakan Günay, Karaman'da yaptığı konuşmada 'dayatmalar olmadan gerekli olanı yapmak istediklerini' söyledi
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, ''Bize Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler dayatmasın istiyoruz. Biz kendi insanımız için gerekli olan ne varsa, kendi irademizle, kendi kararlılığımızla, kendimiz yapalım istiyoruz'' dedi.
Günay, partisinin Karaman il başkanlığındaki konuşmasında, 2002 yılından bu yana milletin kararlılıkla koalisyonları, didişmeyi reddettiğini ve istikrarla, kararlılık doğrultusunda hizmet verecek bir iktidara destek verdiğini bildirdi.
Didişmeyi, çatışmayı, çekişmeyi değil, hizmeti öne alan bir siyaset anlayışını tercih ettiklerini anlatan Günay, bu sayede kaynakları, eskisine göre daha çok millet için kullanabildiklerini bildirdi.
Ayrım yapmaksızın Türkiye'nin her yerine yatırım yaptıklarını ve bunların hepsini milletin sayesinde gerçekleştirdiklerini dile getiren Günay, milletin yaşam düzeyi, standartları yükselsin diye ayrı bir gayret içinde olduklarını söyledi.
15 GÜNDE 15 YASA
Türkiye'ye zaman zaman dışarıdan bazı telkinler olduğunu dile getiren Günay, ''1999 ve 2000'i hatırlayalım. O ekonomik krizden sonra uluslararası bir takım temsilciler geldiler Türkiye Hükümeti'nin önüne bir paket koydular. 15 günde 15 yasa... Gazeteler bunu böyle yayınladı hatırlayın. '15 günde 15 yasa Parlamento'dan istiyoruz' dediler. Parlamento'da bütün taraflarıyla 'evet emredersiniz' dedi. Şimdi bunlar olmasın istiyoruz. Bize Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler dayatmasın istiyoruz. Biz kendi insanımız için gerekli olan ne varsa, kendi irademizle, kendi kararlılığımızla kendimiz yapalım istiyoruz'' diye konuştu.
Türkiye'de 30 yıldır şikayetçi olunan bir Anayasa olduğunu anlatan Günay, aslında 2007'den sonra Anayasa'yı topyekun değiştirme arzusunda olduklarını ancak bu düşünceleriyle ilgili haksız tartışmalar ortaya çıktığını belirtti.
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ
Anayasa konusunda Millete verdikleri sözün bir kısmını hiç olmazsa acil olanlarını bir paket hazırlayarak yapmak istediklerini vurgulayan Günay, şunları kaydetti:
''Yaptığımız bundan ibarettir. Önce 'hiçbir şey görüşmeyiz' dediler. Sonra '2 madde hariç geri kalanını görüşelim' dediler. Sürekli fikir değiştirmeye çalıştılar. Yaptığımız çok basit bir düzenleme. Yani insana uygun, hukuk devletine uygun, akla uygun, dünyadaki evrensel standartlara uygun düzenlemeler. Nedir bunlar? Kadınları destekleyici düzenlemeler Anayasa eşitlik ilkesine aykırı sayılmasın. Engellilerle ilgili alınacak tedbirler Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı sayılmasın. Şehit, gazi, dul ve yetimlere yapılacak yardımlar Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı sayılmasın. Devlet çocuklarla ilgili özel önlemler alsın. Herkesin ailesine solcu, sağcı diye sicil işlenmiş. Bu sicilleri, bu fişlenmeleri kaldıralım. Vatandaş bugün Türkiye üzerinde düzgün bir yurttaş ise bu geçmişteki sabıkalarını silip atalım, herkes çalışmasının, emeğinin karşılığını alsın.
Türkiye'de sivil yargı ve askeri yargı birbirine karışmış vaziyette. Esas olarak sivil yargı olsun, askeri yargının sınırları çizilip o sınırların dışına gereksiz olarak askeri yargı taşmasın. Çünkü dünyada yargı tekliği esastır. Bizim insanımız hakkını arayıp da alamadığı zaman Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gidiyor. Halbuki bazı ülkelerde kendi yüksek mahkemelerine gidiyorlar. Peki bizim insanımız Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gitmeden önce Anayasa Mahkemesine gitse de biz Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne tazminat ödeyeceğimiz yere Anayasa Mahkemesinin düzeltmesiyle o konuları aşabilsek daha iyi olmaz mı? Evet olabilir.''
Günay, Yüksek Hakimler Kurulunun bütün hakimlerle ilgili karar verdiğini ancak sadece Yargıtay üyelerinin Cumhurbaşkanı'na teklif ettiği kişiler arasından seçildiğini bildirerek, ''Hayır öyle olmasın. Yargıtay üyesi olma derecesine gelmiş ama Yargıtay üyesi olamamış birinci sınıf hakimler, Ağır Ceza Mahkemesi Başkanları, Ticaret Mahkemesi Başkanları da Yüksek Hakimler Kurulu seçimine katılsın'' diye konuştu.
Günay, şöyle devam etti:
''Bir de Anayasa Mahkemesi... Parlamento'nun kararları hakkında karar veren Mahkeme... Dünyanın her yerinde bu mahkemelere parlamentolar üye gönderir. Biz de 'TBMM'den 3 tane Anayasa Mahkemesine' üye gönderelim dedik. 'Olur mu?' diyorlar. 1961 Anayasası'nda 5 tane üye gönderiliyordu. Bir de Türkiye'de 60-70-80'de darbeler olmuş. Anayasa'ya darbeciler hakkında 'soruşturma açılamaz, şikayet dilekçesi verilemez, tazminat davası açılamaz, ceza davası açılamaz' diye hüküm koymuşlar. Böyle birşey olabilir mi? Bunu da kaldırıyoruz. Hakkının çiğnendiğini düşünen vatandaşımız hakkını herkesten arayabilir. Meclis'te biz bunları uzun uzun görüştük. Konuştuklarımız aşağı yukarı bunlar. Belki unuttuğum bir kaç şey var. Ombudsmanlık hakem heyeti gibi...''
''PARTİ TARTIŞMASI DEĞİL''
Anayasa değişikliğinin parti tartışması olmadığını ifade eden Günay, ancak AK Parti ile diğer partiler arasında bir tartışmaya dönüştürülmek istendiğini söyledi.
Günay, aslında meselenin Türkiye'nin gelişmesiyle yerinde sayması arasında bir tartışma olduğunu vurgulayarak, ''Türkiye dünyaya, insanlığa, hukuka demokrasiye açılsın mı? Tartışma bu'' dedi.
''Parlamentoda karşı tavır sergileyen partilerin içerisinde hücreye girdiği zaman evet verecek milletvekillerini biliyorum'' diye konuşan Günay, vatandaşlardan Türkiye'nin önünü tıkayacak çağrıya kulak vermemelerini istedi.
AA










