Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
HABERTURK.COM

 

Amerika Birleşik Devletleri, Manhattan'da tutulduğu cezaevinde kendini asmış bir şekilde bulunan milyarder Jeffrey Epstein'ın ölümünü konuşuyor.

Çocuk istismarı ve fuhuşa teşvik gibi iddialarla tutuklu bulunan Epstein, dün tutulduğu yüksek güvenlikli hapishanede ölü bulunmuştu.

Bazıları 14 yaşında olan onlarca kız çocuğunu pazarlamakla suçlanan Epstein'ın 2002 ile 2005 yılları arasında Palm Beach, Florida ve New York'taki evlerinde küçük yaştaki kız çocuklarıyla yüzlerce dolar karşılığında birlikte olduğu iddia ediliyordu.

ABD Başkanı Donald Trump, eski ABD Başkanı Bill Clinton, Prens Andrew, Prens Selman, Victoria Secret'ın patronu Lex Wesner, yönetmen Woody Allen ve oyuncu Kevin Spacey gibi isimlerle olan dostluğu tartışma yaratmıştı.

Epstein, Temmuz ayının ilk günlerinde tutuklanarak cezaevine konulmuştu.

2008'de de benzer suçlamalarla hakkında dava açılan Epstein o zaman savcılıkla bir anlaşma imzalayarak 13 aylık bir çalışma programına alınmış ve cinsel saldırgan olarak kayıt edilmişti. O dönem Epstein ile anlaşma yapan Florida Savcısı Acosta, daha sonra Trump yönetiminde Çalışma Bakanı olmuştu. Acosta, Epstein ile ilgili iddiaların ardından görevinden istifa etmişti.

HÜCRESİNDE YALNIZ BIRAKILIP DURUMU GÖZLENMEMİŞ

Daha önce de intihara teşebbüs ettiği iddia edilen Epstein'ın intihar gözetimi altına alınmış ancak daha sonra bu uygulamadan vazgeçilmişti. New York Times'ta yer alan habere göre, gardiyanların her 30 dakikada bir Epstein'ı kontrol etmesi gerekiyordu ancak bu prosedür intiharın gerçekleştiği gece yerine getirilmedi.

Buna ek olarak, intihar gözetiminden çıkarılmasından 2 hafta sonra cezaevi yönetimi Epstein'ın hücre arkadaşını başka bir hücreye transfer etti ve Epstein'ı hücrede yalnız bıraktı. New York Times'a konuşan 2 yetkili bunun normal cezaevi prosedürlerine aykırı olduğunu belirtti.

Cezaevi uygulamalarında yaşanan usulsüzlükler Epstein'ın ölümüyle ilgili soru işaretlerini de artırırken, ABD Adalet Bakanı William Barr da ölüm haberi nedeniyle dehşete düştüğünü söyledi ve konuyla ilgili soruşturma başlatıldığını duyurdu.

Barr, "Epstein'ın ölümü yanıtlanması gereken ciddi sorular ortaya çıkardı" ifadelerini kullandı.

KOMPLO TEORİLERİ HIZLA YAYILDI

Birçoğu çocuklardan oluşan bir fuhuş ağını yöneten ve birçok zengin ve güçlü isimle yakın ilişkileri olduğu belirtilen Epstein'ın ölümü komplo teorilerini de beraberinde getirdi.

Trump'ın avukatlarından Rudy Guiliani, Twitter üzerinden yaptığı paylaşımda, "'İntihar gözetimi' ifadesindeki 'gözetim' ne anlama geliyor? Kim gözlüyordu?" derken, bu koşullar altında Epstein'ın intihar etmesinin anlaşılamaz olduğunu belirtti.

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump'ta 'retweet' ettiği bir tweetle komplo teorilerine destek verdi. Muhafazakar komedyen Terrence K. Williams tarafından yapılan paylaşımda, "7/24 intihar gözetimi altında intihar ederek ölmek? Evet doğru! Bu nasıl olabilir? Jeffrey Epstein'ın Bill Clinton ile ilgili bilgisi vardı ve şimdi o ölü." ifadelerini kullandı.

Öte yandan gün boyu #EpsteinMurder (Epstein cinayeti),#ClintonBodyCount (Clinton ölü sayısı) ve #TrumpBodyCount (Trump ölü sayısı) gibi etiketler ABD'de hakkında en çok konuşulan konular oldu.

EPSTEIN'IN KİRLİ TEZGAHI: 'LOLİTA EKSPRESİ'

66 yaşındaki Epstein'a yönelik suçlamaların en ciddi olanlarından biri de ünlü milyarderin sahip olduğu Boeing 727 tipi 'Lolita Ekspresi' adı verilen uçakla ilgiliydi. İddialara göre, uçak New York'la Palm Beach arasında kız çocuklarını taşımak için kullanıldı.

2015 yılında Roberts Giuffre isimli bir kişi Epstein hakkında suç duyurusunda bulunarak, 15 yaşındayken Epstein tarafından 'seks kölesi' olarak satın alındığını ve Epstein birçok evinde ve özel jetinde defalarca kez cinsel istismara uğradığını belirtti.

Giuffre'nin iddasına göre kendisine istismarda bulunan isimler arasında İngiltere kraliyet ailesinden Prens Andrew ve Harvard hukuk profesörü Alan Dershowitz de bulunuyordu. Giuffre, Dershowitz ile uçakta yanlarında başka bir kız varken beraber olduklarını söyledi.

Epstein'ın uçağına 11 kez bindiği belirlenen Dershowitz iddiaları yalanlamıştı.

Lolita Ekspresi olarak bilinen uçakta bir de yatak bulunduğu daha önce uçakta hostes olarak görev yapan bir kişi tarafından da doğrulanmıştı.

'LOLİTA EKSPRESİ'NDE KİMLER UÇTU?

1997 ile 2005 yılları arasını kapsayan uçuş kayıtları birçok önemli ismin Epstein'ın uçağına bindiğini gösteriyor. Ancak isimlerini saklayarak veya değiştirerek uçağa binen önemli isimler de olabileceği düşünülüyor.

Bu isimler arasında, eski ABD Başkanı Bill Clinton, eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Sandy Berger, eski Kolombiya Devlet Başkanı Andres Pastrana, ünlü model Naomi Campbell ve Harvard Başkanı Larry Summers gibi isimler de bulunuyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın da Epstein'in jetine 1997 yılında en az bir kez bindiği belirtiliyor.

Eski ABD Başkanı Bill Clinton, 8 Temmuz'da Epstein hakkında soruşturmayla ilgili olarak yaptığı açıklamada, Epstein'in işlediği suçlarla ilgili hiçbir bilgisinin olmadığını belirtmiş ve suçlamalara konu olan uçakla 2002 ve 2003 yılları arasında 4 uçuş yaptığını belirtmişti. Ancak daha sonra uçuş kayıtlarını ele geçiren Fox News, Bill Clinton'ın Epstein'ın uçağına 26 kez bindiğini açıklamıştı.