Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
HABERTURK.COM / Ajanslar

Minneapolis Belediye Başkanı Jacob Frey, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, Floyd’un ölümüne karışan 4 polisin görevlerine son verildiğini duyurarak ‘’Bu doğru bir karar’’ ifadesini kullandı.

Vatandaşların çektiği ve sosyal medyada paylaşılan video kaydında, beyaz polisin yere yatırarak diziyle boynuna bastığı Floyd, dakikalar boyunca defalarca "Lütfen, nefes alamıyorum, lütfen" şeklinde yalvarmıştı. Bir süre sonra yerde hareketsiz kalan Floyd, daha sonra gelen acil sağlık ekipleri tarafından ambulansa alınarak hastaneye kaldırılmış ancak kısa süre sonra kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği bildirilmişti.

"BU TUTUM TAMAMEN IRKÇILIK, BİZE ADALET YOK"

ABD’nin Minnepolis eyaletinde George Floyd isimli siyahi şüphelinin polis tarafından nefessiz bırakılarak öldürülmesi sonrasında Floyd’un ailesi ilk kez konuştu.

CNN'de canlı yayına katılan Floyd’un annesi ve kuzenleri yayın sırasında konuşmakta zorlandı. Floyd'un kuzeni Tera Brown polisler hakkında “Hizmet etmek ve korumak için orada olmaları gerekiyordu ve o hayatı için yalvarırken yardım etmek için hiçbiri bir şey yapmadı” dedi. Brown polisin yaptığının cezasız kalmaması gerektiğine vurgu yaparak, " Siyahilere yönelik bu tutum ırkçılıktır. Bize adalet yok" dedi.

Öte yandan Minneapolis polisi gözaltına alınan Floyd’un tıbbi problemden’ dolayı öldüğünü açıklamasına da tepki gösteren Brown, "Kuzenim resmen boğrularak öldürüldü. Polislerin açıklamasına inanmıyoruz.Herşey kamerada kayıt altında" diye konuştu. 4 polisin cinayetle yargılanması gerektiğini söyleyen Brown,"Polisler en ağır şekilde cezalandırılmalı. Hafif cezayı asla kabul edemeyiz. Herkes bu olaya öfkeli. Eğer ABD'de adalet varsa bu polisler en ağır cezayı alır. Dikkatle hukuk süreci takip edeceğiz" dedi.

Floyd’un gözaltına alınma şekline tepki gösteren Belediye Başkanı Frey, Facebook hesabından siyahi toplumundan özür dileyerek "Amerika’da siyahi olmanın cezası, ölüm olmamalı." ifadesini paylaşmıştı.

Bir iş yeri sahibinin "sahtecilik" şikayeti üzerine eşkal benzerliği şüphesiyle gözaltına alınmak istenen Floyd’a uygulanan şiddet, 2014 Temmuz’unda New York'un Staten Island bölgesinde yaşanan benzeri Eric Garner olayını hatırlatmıştı.

Sokakta kaçak sigara sattığı gerekçesiyle, New York polisi (NYPD) tarafından boğazı sıkılarak gözaltına alınmaya çalışılan Garner, defalarca "Nefes alamıyorum" diye yalvarmış, fenalaşması üzerine ambulansla hastaneye kaldırılırken yolda hayatını kaybetmişti. Eric Garner'ın son sözü "Nefes alamıyorum" ifadesi, ülke genelinde siyahilere karşı polis şiddetine karşı başlayan protesto gösterilerinde en önemli sloganlardan biri haline gelmişti.

MİNNEAPOLİS SOKAĞA İNDİ

ABD’nin Minneapolis eyaletinde, polis tarafından gözaltına alınan George Floyd isimli bir siyahinin ölümü üzerine soruşturma başlatılırken, bu kişinin gözaltına alınma şekli tepkilere neden oldu.

Olayın ardından Minneapolis'te çok sayıda kişi sokaklara inerek polis araçlarını taşladı. Polisin göstericiler göz yaşartıcı gaz kullanarak dağıtmaya çalışırken, gösterilerin gecenin ilerleyen saatlerine kadar sürdüğü ifade edildi.

Yoldan geçenlerin çektiği ve sosyal medyada paylaşılan video kaydında, beyaz polisin yere yatırdığı 40 yaşını aşkın Floyd'un boynuna dizini basarak, diğer ekipleri beklediği görülüyor.

Görüntülerde siyahi adamın, yerde defalarca "Lütfen, nefes alamıyorum, lütfen" şeklinde dakikalarca yalvardığı, bir süre sonra ise hareketsiz kaldığı yer alıyor.

Etrafta toplanan vatandaşlar, siyahi adamın yalvarmalarına rağmen boynundan dizini çekmeyen polise tepkilerini artırırken, bir süre sonra gelen acil sağlık ekipleri yerde hareketsiz yatan kişiyi ambulansa alarak hastaneye kaldırdı.

George Floyd'un, bir iş yeri sahibinin "sahtecilik" şikayeti üzerine eşkal benzerliği şüphesiyle gözaltına alınmak istendiği ve bu olaydan kısa süre sonra kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği kaydedildi.