Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

CEVDET ERGUN: YA TALİSCA OLMASAYDI?

Bu sezon ilk yarıda ‘Anderson’dan Masallar’ kıvamında ninni niyetine birçok maç izletti Anderson Talisca... Kafasını biraz Avrupa’ya çevirince, maç seçer olmuş, düblörünü sahneye sürmüştü. Antalya maçından sonra Kasımpaşa önünde de “duble” yaparak ‘Siyah-Beyazlı filmin başaktörü’nün dönüşünü müjdeledi... Kendisine İstanbul’u sevdiren Quaresma’nın ortaları, onun kafasıyla hayat buldu; Kasımpaşa şoke oldu.

Futbol bıçak sırtı bir oyun... İstifa eden Kemal Özdeş, kimbilir kaç kez stoperler Ben Youssef ve Omerou’ya “Duran toplarda Talisca’ya vurdurmayın” demiş, şanssız goller yiyen kaleci Ramazan’ı da uyarmıştır... Ama Talisca öyle gölge gibi süzülüyor ki, markajcısının feleği şaşıyor. İlk maçta 2 rakibinin arasından kafayı uzatması hala hafızalarda sıcaklığını koruyor. Negredo adeta gizli 10, Talisca ise forvet gibiydi... Bileğine aldığı darbe, Talisca’nın şovunu kısa kesmesini sağladı, ekrana yansıyan çığlıkları ise kulakları çınlattı...

Maç Sambacı çıkınca, başka bir boyuta geldi. Q7 işlemez oldu. Savunma Vida’landı, Medel ortada konuşlandı, sonra etkisiz eleman Negredo kenara geldi. Lens sağa, Babel forvete geçti; Güneş ve tribünler soğuk havada adeta boncuk boncuk terledi!

Bab’el freni’ gibiydi, kaçırdığı 2 gol klasına yakışmadı. Yoksa aklı, gol sevinçleriyle özdeşleştiği Cenk’te mi kalmıştı! Oğuzhan yine kayıp, savunmada Gökhan ‘gönül’süz, Pepe bile yenilen golde izleyiciydi.

Hücumdaki atletik ve genç oyuncuları, uluslararası tecrübesi olan isimlerle harmanlayan Kasımpaşa, Anadolu ekiplerinin “Çanakkale geçilmez” futboluyla yoğrulmadığı için 40 dakika boyunca diri Beşiktaş’ı izlemekle yetindi. Ne vakit ki rakip takım oyun disiplininden uzaklaşıp “nasıl olsa kazanıyoruz” havasına girdi, Paşa’ya cesaret geldi.

İlk 45’in sonlarında Edouk ve Pavelka biraz dikkatli olsa skor 2-2’ydi. Kartal, ikinci yarıda da Fabri’nin yüksek konsantrasyonuyla direndi.... İlk maçta Fabri’yi avlayan, dün bir kez direğe takılan Trezeguet skoru 2-1’e getirdiğinde Vodafone Park’ta gerilim filminin startı verildi. Artık tribündeki coşkulu tezahüratların yerini Bilic döneminde karabasan gibi çöken “endişe ve korku” almıştı. Paşa berabere bitirebilirdi, düdük geldiğinde tribünler “oh” çekti.

Soru şu; ‘Beşiktaş bu futbolla şampiyon olabilir mi?’... Cevap açık; ilk yarıyla evet, 2. yarıyla asla.

MEDEL

Oyunda rüzgar değiştiğinde tribünler, buna karşı koyan bir isyankar görmek istiyor... Dün ikinci kart tehlikesine rağmen Kartal’ın asi ruhu Medel’di...

NEGREDO

Çıkarken kızının döktüğü gözyaşları, Negredo’nun içsel dünyasındaki huzursuzluğunun evine kadar yansıdığının göstergesi. Love’ı kesmesi imkansız gibi.

TALISCA ATIYOR KARTAL KAZANIYOR Beşiktaş'ın Antalyaspor karşısında kazandığı 3 puanı getiren Talisca, Kasımpaşa mücadelesinde de 2 gol attı. Ligin ilk 17 haftasında 3 gol atabilen Brezilyalı yıldız, Süper Lig'deki gol sayısını 7'ye çıkardı. Öte yandan Kartal'ın ligde attığı son 4 gol de Talisca'dan geldi

KARTAL YİĞİT: TALİSCA BAĞIRIYOR

Beşiktaş, Love’u transfer etti ama Talisca meydanlara çıkıp “Yeni santrfor benim” diye bas bas bağırıyor. Bakalım neler olacak göreceğiz? Kartal’ın “altın kafası” Antalya’dan sonra Paşa’yı da boş geçmedi. Enteresan bir futbolcu. Duruyor duruyor, bir çıkıyor pir çıkıyor. Dün de 20 dakikada şipşak 2 kafa golüyle Kasımpaşa’nın gardını düşürdü. Gerçi yenilen goller de kaleci Ramazan’ın hediyesiydi o ayrı ama Talisca santrfor meziyetleri taşıyan bir orta saha adamı olarak bu özelliklerini iyi kullanıyor. Negredo ilerde tek ama takımın gizli golcüsü Talisca. Şimdi Love da geldi, bu bölgede işler karışacak. Şenol Hoca’nın işi çok zor. Bu saatten sonra Talisca’yı kesemez, sistemi de değiştirmez bu görüntüde Negredo kulübeye çekilir. Ama o da başka bir sıkıntı. Yıllık 4.5 milyon Euro verdiğin İspanyol’u, bir anda kenarda unutmak başa bela açabilir. Şunu da unutmayalım; Love kanatta da oynayabilecek bir isim. Düşünebiliyor musunuz, Love, Negredo ve arkada Talisca... O zaman yemede yanında yat. Keyifli bir tablo çıkar ortaya.

Beşiktaş üst üste 2 maç kazanarak yeni bir seriyi başlatmak için ilk adımı attı. Attı ama oyun nasıl derseniz, hala ben geçen yılki Beşiktaş derim. Siyah-Beyazlılar eskisi gibi keyif vermiyor. Deplasmanlarda böyle oynuyor diyorduk ama dün de taraftarı önünde özellikle ikinci yarı hiç tat vermedi. Orta sahanın ofans anlamında ileriye katkısı hemen hemen yok gibi. Oğuzhan’ın sadece ismi var. Quaresma kendine oynuyor. Babel’den de o beklenen etki gelmeyince pozisyon anlamında ciddi sıkıntılar oluştu. Allah’tan savunma iyi de korkulan olmuyor. Buna rağmen Kasımpaşa, Talisca çıktıktan sonra bayağı baskı kurup pozisyona girdi. Golünü de attı. Takımda sanki bir enerji kaybı, doymuşluk var. İşte asıl en büyük tehlike de bu. 3. şampiyonluk için bu istek yetmez.

Talisca, “Yeni santrfor benim” diye bas bas bağırıyor.

SAMBA FARKI

Maçın kazananı yine Talisca. Pozisyon olmadık yerde gollerini yine sıraladı. O goller olmasa
Beşiktaş’ın işi hiç de kolay olmazdı.

O ESKİ HALİ YOK

Beşiktaş hala o pozitif görünümde değil. Negredo’nun kopuk oluşu, orta sahanın pozisyon yaratamaması da eksi olarak göze çarpıyor.

İBRAHİM YILDIZ: KASIMPAŞA ZORLADI AMA...

Güzel, keyifli ve coşkulu bir maç izledik. Karşılaşmanın kalitesini ve temposunu arttıran, Kasımpaşa’nın pozitif katkısıydı. Yenilen iki golün ardından, gösterdikleri çabayla oyuna ortak oldular. İyi vuruş eksikliği ve direkten dönen top, kendileri adına büyük şanssızlıktı... 

Kasımpaşa’nın ayağa isabetli paslar ve uzun kontra toplar, genel bir taktik anlayışı. Kenarları olabildiğince iyi kullanma niyetleri yerinde. Ancak Beşiktaş’ın iki beki Gökhan ve Adriano’nun ustalığını unutmamak gerekiyor. Savunma arkasına sarkma girişimlerini başarabilseler sonuç alabilirlerdi. Yakaladıkları fırsatları ise cömertçe harcadılar. Son vuruşları çok kötüydü...

Unutulmamalı ki, Beşiktaş iyi oyunculardan oluşan bir ekip. Savunma güvenliğini Pepe gibi usta bir oyuncu üstleniyor. Medel’in de hakkını vermek gerekiyor. Dün dikkatliydi, çok çalıştı...

Beklendiği gibi sağlı sollu ortaların amacı Negredo’yu gole itmekti. Babel ve Quaresma bu konuda tartışılmaz yaratıcı isimler... Ancak Quaresma’yı ayrı değerlendirmek gerekiyor. Dün iki golde de büyük katkısı vardı. Her pozisyonda orta yapabilme özelliğini gösterdi... Ancak Negredo vasatın üzerine çıkamadı.

Süper ikiliden süper katkı! Ricardo Quaresma ve Anderson Talisca genel anlamda da Siyah-Beyazlı takımı taşımaya devam ediyor... Antalya ve Kasımpaşa’ya 2’şer gol atan Talisca ligdeki gol sayısını 7’ye çıkardı. Sambacı’nın aynı zamanda 3 de asisti var. İki haftada 3 gol attıran Q7, asist sayısını 5’e yükseltti. Portekizli yıldızın 1 de golü var.

Kasımpaşa rakibinin gücünü ve artılarını iyi hesaplamış. Olabildiğince oyunu kontrol altında tutma niyetindeydiler. Rakibin hızlı oyununa karşın daha kontrollü ve garanti paslarla tempoyu istedikleri gibi ayarlamaya çalıştılar. Bu düşünceleri ancak yedikleri iki golden sonra sahaya yansıdı. Bir anlamda geç kaldılar. Bu oyun anlayışlarını maçın başından itibaren uygulayabilseler maça ortak olabilirlerdi.

Beşiktaş’ın değişmeyen oyun sistemlerinde en önemli oyuncu şüphesiz Quaresma. Kasımpaşa Portekizli oyuncuya ilk yarıda önlem almayınca her topu kendi ceza sahasında gördü. İki stoperin hava toplarında etkisiz kalışı, oyuncu takibindeki dikkatsizlikleri yenilen gollerde ortaya çıktı.

Kasımpaşa orta sahasının pasif kalışı oyunda dengeleri bozan en önemli etkendi. Futbolun içinde olan oyun sertliği yoktu. Oyunu kendi alanında kabul ettiler. Rakipleri hiç zorlanmadan ceza sahalarına kadar geldi. Pres olmayınca boş alanları Siyah-Beyazlı oyuncular iyi değerlendirdiler. Bu kadar geniş alanda Beşiktaş’a karşı oynamak cesaret ister. Daha yakın oynayabilseler dengeyi kurabilirlerdi. İkinci yarıdaki iyi oyunlarının karşılığını alamadılar. 

Kasımpaşa ikinci yarı daha iyi oynadı. Son vuruşları başarısızdı…

TALİSCA ÇOK FARKLI

Oynadığı oyun, mücadele gücü ve isteğini attığı gollerle süsleyen Talisca gizli bir santrfor gibi… Dün de klasını bir kez daha ortaya koydu. Topu iyi takip ederek iki güzel kafa golü attı. Sakatlanıp oyundan çıkınca eksikliği daha net gözüktü.

ÖZDEŞ’İN TAKTİĞİ

Beşiktaş’a karşı daha dikkatli olmalıydı. Çok açık oynattı. Orta alan ve takım bütünüyle pres yapamadı. Maçı ilk yarıda kaybetti.

BÜLENT YAVUZ: HAKEM GÖÇEK'E TAM NOT 

Beşiktaş, aldığı 3 puanla zirve yarışında hata yapmadı. Karşılaşmanın hakemi Hüseyin Göçek, belki de hakemlik hayatının en güzel karşılaşmasını yönetti. Hüseyin’i ilk defa bu kadar relax, dikkatli ve bir o kadar da kontrollü gördüm. Öncelikle vücut ve beden dilini agresiflikten, pozitifliğe çevirmiş. Bu da oyuncularla iletişimini sevgi ve saygı çerçevesinde olumlu etkiledi. Yüksek kondisyonu ve pozisyonlara yakın olması sayesinde ikili mücadelelerin hepsinde topun yanındaydı. Otoriter ve disiplinliydi. Çıkan sarı kartların tamamı doğruydu. Ceza alanları içerisinde dikkatli ve hatasızdı. Kasımpaşalı Bernard Mensah, ceza alanına girerken Beşiktaşlı Pepe ile omuz omuza mücadeleye girişti. Paşalı oyuncu yere düşünce cılız da olsa penaltı itirazında bulundu. Pozisyonun penaltıyla alakası yoktu. Devam kararı doğruydu.