Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Amerika Birleşik Devletleri tarihinin en sıra dışı başkanlarından biri olan Donald Trump, 20 Ocak itibariyle görev süresini doldurdu ve yerini Joe Biden'a bıraktı.

Çarşamba günü göreve başlayan Joe Biden, göreve gelir gelmez Trump'ın icraatlerini geri çeviren bir dizi kararnameye imza atarak başkanlık döneminin temasıyla ilgili de ciddi ipuçları vermiş oldu.

Ancak Biden'ın önünde ortadan ikiye bölünecek kadar kutuplaşmış bir toplum, yüzbinlerce Amerikalı'nın hayatını kaybetmesine neden olan koronavirüs pandemisinin yarattığı çetin koşullar ve tüm dünyadaki müttefikleriyle ilişkileri zayıflamış bir ülke var.

4 yıllık Trump döneminin ardından göreve gelen Biden ise seçim gününden bu yana yaptığı tüm konuşmalarda 'iyileşme' vurgusu yapıyor ve ABD'yi yeniden rayına oturtma sözü veriyor. Bu sözlerine yerine getirip getiremeyeceği konusunda ilk değerlendirme ise Biden'ın görevdeki 100. gününün ardından yapılacak. Zira 1933'te Büyük Buhran'dan kısa bir süre sonra göreve gelen Franklin Roosevelt'ten bu yana tüm ABD başkanlarının başarısı, ilk 100 günde ajandalarının ne kadarını uygulamaya koyabilip koyamadıklarıyla ölçülüyor.

Peki ABD'nin 46. Başkanı Joe Biden'ın takviminde hangi icraatlar var ve tecrübeli politikacı ofisteki ilk günlerinde hangi adımları atmayı planlıyor? İşte Biden'ın 'ilk 100 gün' planı...

SALGIN VE EKONOMİ: 1.4 TRİLYON DOLARLIK PAKET

ABD Başkanı Joe Biden'ın Beyaz Saray'daki ilk günlerinde en önemli gündem maddesi şüphesiz koronavirüs salgını olacak. Şu ana kadar 400 bin Amerikalının hayatını kaybettiği salgın konusunda gerekli önlemleri almadığı için Trump yönetimini sıklıkla eleştiren Biden, görev süresinin ilk saatlerinde tüm federal binalarda maske takılmasını zorunlu hale getirerek bu konudaki ilk adımlarını attı.

Biden'ın salgın konusunda atmayı planladığı en ciddi adım ise 1.4 trilyonluk yardım paketi olacak. ABD Başkanı, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada bu paketin hızlıca Kongre'den geçmesini umduğunu söylemişti. 1.4 trilyon dolarlık paketin içerisinde, ulusal aşı programı için 20 milyar dolar, herkese dağıtılacak 1400 dolarlık yardım çekleri ve asgari ücretin saatlik 15 dolara yükseltilmesi gibi kalemler yer alıyor.

Biden yönetimi ofisteki ilk 100 günde 100 milyon ABD'li aşılamayı planlıyor ve bunun için daha fazla sağlık ekibini seferber etmeye hazırlanıyor.

Biden yönetimi ayrıca 100 gün içerisinde ülkedeki okulları tamamen açmayı planlıyor ve bunun güvenli bir şekilde yapılabilmesi için de yardım paketi içerisinden 130 milyar dolarlık bir kaynak kullanmayı öngörüyor.

Biden'ın daha önce Kongre'ye sunacağını söylediği ikinci paket ise vergilerle ilgili. Yeni bir vergi planı oluşturmaya hazırlanan Biden yönetimi, şirket vergilerinin yüzde 21'den yüzde 28'e yükseltmek istiyor. Bu vergi artışının yılda 400 bin dolardan fazla kazanan kişi ve kurumlar için olacağı belirtilirken, Biden'ın yeni vergi planının takvimiyle ilgili henüz net bir bilgi yok.

İKLİM KRİZİ ARTIK ÖNCELİK: DÜNYA ZİRVESİ GÜNDEMDE

Yeni ABD yönetiminin, Trump yönetimiyle tamamen zıt yönde hareket etmeyi planladığı konuların basında iklim krizi geliyor. Nitekim Biden, Beyaz Saray'a adımını atar atmaz da Donald Trump'ın ABD'yi çektiği Paris İklim Anlaşması'na yeniden dahil olunmasına yönelik bir başkanlık kararnamesi yayınladı.

Sık sık iklim krizi ve küresel ısınmayı bir 'aldatmaca' olarak tanımlayan Donald Trump'ın aksine, iklim krizini öncelikli bir mesele olarak ele alacağını daha önce açıklayan Biden, kabinesinde eski ABD Dışişleri Bakanı John Kerry'e İklim Değişikliği Özel Temsilcisi olarak yer vererek bu konuda ciddi olduğunu göstermişti.

Bilindiği üzere Kerry, Paris İklim Anlaşması'nın mimarlarından biriydi.

Biden yönetimi ilk 100 gününde, ABD'nin ev sahipliğinde bir dünya iklim zirvesi toplamayı planlıyor. Biden bu zirvede, sera gazı emisyonları konusunda dünya lideri olan ülkelerle temasa geçerek daha ciddi önlemler alacak olan ABD'yi takip etmelerini isteyecek.

GÖÇMEN DÜŞMANLIĞINA SON NOKTA

ABD'de Joe Biden yönetimiyle birlikte değişen politikalardan biri de Amerikan devletinin göçmenlere yönelik tavrı olacak. Bilindiği gibi Trump yönetimi 4 yıl boyunca göçmenlere yönelik açıktan düşmanca bir tutum sergilemişti.

Biden'ın göreve gelir gelmez yaptığı ilk icraatlerden biri, Trump'ın Meksika sınırına inşa edilmesi planlanan duvar için ilan ettiği 'acil durumu' iptal etmek oldu. Bu kararnameyle birlikte bir sonraki incelemeye kadar duvar inşaatı projesi de durdurulmuş oldu.

Biden'ın iptal ettiği bir diğer uygulama ise kamuoyunda 'Müslüman Yasağı' olarak bilinen düzenleme oldu. Trump'ın göreve geldikten bir hafta sonra imzaladığı kararname, nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan bazı ülkelerin vatandaşlarının ABD'ye girişini engelliyordu.

Biden'ın ayrıca Kongre'ye sayıları 11 milyona kadar ulaşan belgesiz göçmenlere 8 yıllık bir süreçte vatandaşlık yolunu açacak bir yasa tasarısını da kısa süre içerisinde sunması bekleniyor.

IRKSAL ADALET VE POLİS REFORMU

2020 içerisinde ABD'yi sarsan en önemli olaylardan biri George Floyd'un polis tarafından öldürülmesi olmuştu. Yıl içerisinde birçok siyah Amerikalının polis tarafından öldürülmesinin ardından Floyd cinayeti bardağı taşıran son damla olmuş, ülke genelinde milyonlarca kişi sokağa dökülmüştü.

Bu konu Biden'ın 100 günlük planında önemli bir yere sahip. Biden daha önce ırksal adalet ve ceza yargılaması reformlarının, kendi döneminin kilit unsurlarından biri olacağını söylemişti. Yeni Beyaz Saray yönetimi, ilk 100 günlük süreçte bunun için ulusal çapta polisi denetleyecek yeni bir komisyon kurmayı hedefliyor.

Biden'ın ayrıca hem 6 Ocak'taki Kongre baskınının ardından hem de yemin töreninde yaptığı konuşmada beyaz aşırıcıları terörist olarak tanımlaması ve 'yerel terör' ifadelerini kullanması bu konuda da adımların atılabileceği yorumlarına neden oldu.

DIŞ POLİTİKADA RESTORASYON DÖNEMİ

Biden yönetiminde Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı olarak görev yapacak Jake Sullivan, New Yorker'a yaptığı açıklamada yeni yönetiminin dış politika stratejisi için 'hızlı git, cesur ol' mottosunun takip edileceğini söyleyerek Biden yönetiminin izleyeceği yolla ilgili bir ipucu vermişti.

Biden'ın dış politika masasındaki öncelikli gündem maddesinin ise geleneksel müttefik Avrupa Birliği ile ilişkilerin yeniden güçlendirilmesi yer alacak. 36 yıl boyunca Senato Dış İlişkiler Komitesi'nde görev yapan tecrübeli bir dış politikacı olan Biden ilk olarak Trump'ın 'Önce Amerika' adını verdiği korumacı politikaları terk edecek. Nitekim Beyaz Saray Sözcüsü, ilk açıklamasında kullandığı 'ABD küresel masaya geri döndü' ifadeleriyle de bu yaklaşımı ilan etti.

Çin, Rusya ve İran'la ilişkiler bu dönemde yeni bir yola girerken, ABD'nin yeniden uluslararası konularda öncü bir role soyunma çabası içerisine girmesi bekleniyor.

Türkiye ile ilişkiler konusunda ise henüz net bir şey söylemek zor ancak Ankara'nın şiddetle karşı çıktığı Brett McGurk gibi bir ismin Biden'ın dış politika ekibine dahil edilmesi ve yeni dışişleri bakanı adayı Blinken'in S-400'ler konusunda yeni yaptırım ihtimali üzerinde durmasının olumlu sinyaller olmadığını söylemek mümkün görünüyor.