Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Türk futbolu için tarihi günlerden biri olacak.

        Maçın sonucuna göre 2026 Dünya Kupası'na ya katılacağız ya da katılamayacağız.

        Vincenzo Montella'nın teknik direktörü olduğu Türkiye A Milli Futbol Takımı'nın parolası net; "Ya kazanacağız ya kazanacağız"...

        Veya;

        "Bu maçı alacağız. Başka yolu yok."

        11 Haziran - 19 Temmuz 2026 arasında ABD, Meksika ve Kanada'nın ortaklığında düzenlenecek olan 2026 Dünya Kupası'na katılma mücadelesi veren Türkiye, İspanya'nın ardından grup aşamasını 13 puanla ikinci sırada tamamladı. Bu sonuçla Ay-yıldızlılar, turnuvaya katılabilmek için iki aşamalı ve tek maç üzerinden baraj maçları oynama hakkı kazandı.

        Baraj maçlarının ilk ayağında, 27 Mart'ta İstanbul'da Romanya'yı ağırlayan millilerimiz, Ferdi Kadıoğlu'nun 53'üncü dakikada attığı golle maçı; 1 - 0 kazanarak ikinci baraj maçına çıkma hakkını elde etti.

        Ferdi Kadıoğlu, İngiltere Premier Lig ekiplerinden Brighton & Hove Albion FC 'de oynuyor.
        Ferdi Kadıoğlu, İngiltere Premier Lig ekiplerinden Brighton & Hove Albion FC 'de oynuyor.

        Bu akşam saat 21.45'te Kosova'nın başkenti Priştine'deki Fadıl Vokrri Stadyumu'nda oynanacak maçı kazanmamız halinde 2002'den sonra ilk kez bir dünya kupasına katılacağız.

        Türkiye, tarihinde Kosova ile oynadığı 3 maçı da kazandı. Ancak Kosova, deplasmanda oynadığı ilk baraj maçında Slovakya'yı 4 - 3 yenerek ne kadar tehlikeli ve formda bir takım olduğunu gösterdi.

        1950 Türkiye A Milli Futbol Takımı
        1950 Türkiye A Milli Futbol Takımı

        Türkiye, Kosova maçını kazandığı takdirde üçüncü kez bir dünya kupasına katılacak. Aslına bakılırsa vakti zamanında ülkemizin maddi imkânları el vermiş olsaydı, dördüncüsüne katılıp - katılmayacağımızı konuşuyor olacaktık.

        Şöyle;

        1950'de Brezilya'da düzenlenecek olan Dünya Kupası'na gitmek için Türkiye'nin tek bir maç yapması yeterliydi. 2'nci gurupta yer alan Türkiye'nin rakibi komşusu Suriye idi. 20 Kasım 1949'da Ankara 19 Mayıs Stadyumu'nda oynanan maçı Türkiye; 7 - 0 kazandı. Dünya Kupası'na katılmaya hak kazandık kazanmasına ama ortada iki büyük sorun vardı. Birincisi; Brezilya'ya gitmek için günümüzün 105 milyon lirasına takabül eden 200 bin liralık bir bütçe gerekiyordu ki bu rakam, Türkiye Futbol Federasyonu'nun toplam bütçesinden bile fazlaydı. Sözün özü o kadar para yoktu. İkincisi ise gemi yolculuğu 30 gün süreceği, bu nedenle futbolcular antrenman yapamayacağı için kondisyon düşüklüğü yaşanacaktı.

        Bu iki nedenden dolayı Türkiye, ilk kez katılmaya hak kazandığı Dünya Kupası'ndan çekilmek zorunda kaldı.

        Peki Türkiye'nin yerine hangi ülke Brezilya 1950'ye katıldı?

        Hiçbir ülke katılmadı.

        Şöyle;

        Türkiye çekilme kararı alınca, FIFA turnuvadaki boşluğu doldurmak için elemelerde elenen Portekiz'e teklif götürdü. Ancak Portekiz de benzer mali ve lojistik sebeplerle bu teklifi kabul edemedi.

        Bunun üzerine Fransa'ya "Siz katılır mısınız?" dendi. Fransa, önce katılacağını bildirdi. Hatta Türkiye'nin olması gereken Grup 4'e yerleştirildi. Ancak Fransa da son anda yol mesafesinin çok fazla olduğunu ileri sürerek turnuvaya katılmaktan vazgeçti.

        İskoçya ve Hindistan da benzer nedenlerle çekilince ve yerlerine başka bir ülkenin milli takımı ikame edilemeyince Brezilya 1950, 16 takım yerine, 13 takımla düzenlendi.

        Brezilya, dünya kupası için 200 bin kişilik Maracana Stadyumu’nu inşa etti. Final maçında Uruguay, Brezilya’yı 2 – 1 yenerek şampiyonluğa ulaştı. Uruguay - Brezilya maçının 173.850 kişilik seyirci sayısı, Dünya Kupası tarihindeki en yüksek seyirci rekoru oldu. Resmî rakam bu olsa da, o gün Maracana'da 200 binden fazla kişinin olduğu yaygın olarak kabul edilmektedir.
        Brezilya, dünya kupası için 200 bin kişilik Maracana Stadyumu’nu inşa etti. Final maçında Uruguay, Brezilya’yı 2 – 1 yenerek şampiyonluğa ulaştı. Uruguay - Brezilya maçının 173.850 kişilik seyirci sayısı, Dünya Kupası tarihindeki en yüksek seyirci rekoru oldu. Resmî rakam bu olsa da, o gün Maracana'da 200 binden fazla kişinin olduğu yaygın olarak kabul edilmektedir.
        REKLAM

        ŞANS BİZE GÜLDÜ

        1954'te ise Dünya Kupası, İsviçre'de organize edilecekti.

        Türkiye'nin 1954 Dünya Kupası'na katılım hikâyesi, futbol tarihimizin en ilginç ve unutulmaz anlarından birine sahne oldu. O dönemki statü gereği katılım süreci, sahadaki mücadeleden çok bir kura atışıyla belirlendi.

        Şöyle;

        Türkiye elemelerde, 9'uncu Grup'ta İspanya ile eşleşti. İspanya ile oynanan maçlar büyük bir çekişmeye sahne oldu.

        6 Ocak 1954'te Madrid'de oynanan ilk maçı, İspanya 4 - 1 kazandı.

        14 Mart 1954'te İstanbul Mithatpaşa Stadyumu'nda oynanan rövanş maçını ise Türkiye, 1 - 0 kazandı.

        O yıllarda averaj sistemi uygulanmadığı için, iki takımın birer galibiyeti olması nedeniyle üçüncü bir baraj maçı oynanmasına karar verildi.

        1954 Türkiye A Milli Futbol Takımı.
        1954 Türkiye A Milli Futbol Takımı.

        17 Mart 1954'te Roma'da oynanan bu karar maçı 2 - 2 beraberlikle sonuçlandı. Uzatmalarda da eşitlik bozulmayınca iş, o zamanki kural gereği kura çekimine kaldı.

        Kupanın kaderini belirleyecek olan kurayı, Roma Olimpiyat Stadyumu'nda görevli olan İtalyan bir çocuğun çekmesi kararlaştırıldı. Franco Gemma adındaki çocuğun gözleri bağlandı. Önüne Türkiye ve İspanya yazılı iki kağıdın olduğu bir kutu konuldu. Franco'nun kutudan çektiği kağıtta Türkiye'nin adı çıkınca ilk kez bir dünya kupasına katılma hakkı elde ettik.

        Bu kuradan sonra Franco Gemma, Türkiye tarafından bir halk kahramanı gibi kabul edildi. Türkiye Futbol Federasyonu da Franco'yu bir süre Türkiye'de misafir etti.

        İsviçre'deki finallerde Türkiye; Güney Kore ve Batı Almanya ile aynı grupta yer aldı. Güney Kore'yi 7 - 0 yenip, Batı Almanya'ya 4 - 1 yenildik. Puanlarımız eşit olduğu için Batı Almanya ile yaptığımız "Tamam mı devam mı?" niteliğindeki baraj maçını; 7 - 2 kaybedince turnuvaya veda ettik.

        Aradan yıllar yıllar geçti...

        Öyle ki 48 yıl içinde 11 dünya kupası organize edildi ama hiçbirinde olmayı başaramadık.

        2002 Dünya Kupası'nda Türkiye; İlhan Mansız'ın Senegal'e attığı 'Altın Gol' ile yarı finale çıktı.
        2002 Dünya Kupası'nda Türkiye; İlhan Mansız'ın Senegal'e attığı 'Altın Gol' ile yarı finale çıktı.

        BARAJ MAÇIYLA GİDİP ÜÇÜNCÜ OLDUK

        Güney Kore - Japonya 2002...

        Dünya kupasına katılmak için daha iyi bir fırsat olamazdı.

        Zira grup aşamasındaki rakiplerimiz; İsviçre, Slovakya, Makedonya, Azerbaycan ve Moldova'dan oluştu. İsviçre bizim ayarımızda, diğerleri ise bizden güçsüzdü. Turnuvaya direk olarak katılma adına büyük bir engelimiz yoktu.

        Ne var ki oynanan maçlar sonrasında grup birincisi olarak İsviçre direk olarak katılma hakkı kazandı. Türkiye, topladığı 21 puanla ikinci olarak baraj maçı oynama hakkı elde etti.

        Baraj maçı için Avusturya ile eşleştik. 10 Kasım 2001'de Viyana'da oynanan ilk maçı Türkiye 1 - 0 kazandı. 14 Kasım 2001'de İstanbul'da yaptığımız maçı 5 - 0 kazanarak ikinci kez bir dünya kupasına katılma hakkı elde ettik.

        GRUP AŞAMASINDAKİ MAÇLARIMIZ

        Brezilya - Türkiye... 2 - 1

        Türkiye - Kosta Rika... 1 - 1

        Türkiye - Çin... 3 - 0

        4 puanla Brezilya'nın ardından ikinci olarak eleme turlarına katılan Türkiye, 48 yıl aradan sonra katıldığımız bu turnuvada, Şenol Güneş yönetimindeki milli takımımız dünya üçüncüsü olarak tarihi bir başarıya imza attı.

        ELEME TURLARINDAKİ MAÇLARIMIZ

        Japonya - Türkiye... 0 - 1 Türkiye (Son 16 Turu)

        Senegal - Türkiye... 0 - 1 Türkiye (Çeyrek Final)

        Brezilya - Türkiye... 1 - 0 (Yarı Final)

        Brezilya'ya yenilince finale çıkamadık. Güney Kore ile yaptığımız maçı 3 - 2 kazandık. Dünya kupasını ise final maçında Almanya'yı 2 - 0 yenen Brezilya kazandı.

        Bugünkü Kosova maçını kazandığımız takdirde 24 yıl aradan sonra bir dünya kupasına katılma hakkı elde ederek grup maçlarında; ABD, Avustralya ve Paraguay ile karşılacağız.

        Ülkece; "Haydi bizim çocuklar, vurduğunuz gol olsun" diyoruz.

        ÖNERİLEN VİDEO

        Gerçek Fikri Ne? - 28 Mart 2026 (ABD'nin Hedefi Hürmüz Adaları Mı?)

        Tahran'da patlama sesleri. İsrail uçakları Tahran'ı vuruyor. Petrol 200 doları aşar mı? ABD Hürmüz'ü açabilir mi? Hürmüz açılmazsa ne olur? Husiler Bab-El Mendeb'i kapatır mı? ABD'yi İran'da ne bekliyor? ABD'nin "Son Darbe" planı ne? ABD'yi Hürmüz'de ne bekliyor? Hedef İran'dan Uranyumu kaçırmak mı?...
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ