Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        BÜYÜ YAPMAK GÜNAH MI?

        Büyü yapmak dinen büyük günah kabul edilir ve İslam inancıyla açık biçimde çelişir. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu açıklamalarında büyünün haram olduğu ve ağır bir sorumluluk doğurduğu açıkça ifade edilir. Büyü, insanın iradesine müdahale etmeyi, başkasına zarar vermeyi ya da tabiatüstü güçler üzerinden sonuç elde etmeyi amaçlar. İslam’da böyle bir güç atfı yalnızca Allah’a aittir. Büyüde cinlerden yardım istendiği, bilinmeyen güçlere sığınıldığı ya da gayb bilgisine ulaşma iddiası bulunduğu için inanç bakımından ciddi bir sapma ortaya çıkar. Kur’an’da büyü açık biçimde yerilmiş ve insanları doğru yoldan uzaklaştıran bir fiil olarak tanımlanmıştır. Büyü yoluyla bir kimsenin iradesini etkilemeye çalışmak kul hakkı ihlaline girer ve bu yönüyle de ağır bir vebal taşır. İslam’da meşru olmayan yollarla sonuç elde etmek kabul edilmez. Zarar verme, kandırma ve aldatma gibi unsurlar büyünün temelinde yer alır. Bu sebeple büyü yapmak yalnızca ahlaki açıdan değil inanç yönünden de sakıncalı görülür. Din, insanın aklını ve inancını korumayı hedefler ve büyü bu hedefe ters düşen bir davranış kabul edilir.

        REKLAM

        BÜYÜ VE SİHİR AYNI MI?

        Büyü ve sihir İslam literatüründe aynı kavramı ifade eder ve aralarında hüküm bakımından bir ayrım yapılmaz. Türkçede günlük kullanımda iki farklı kelime gibi algılansa da dini kaynaklarda her ikisi de insanın iradesini etkilemeyi, tabiatüstü güçler yoluyla sonuç elde etmeyi ya da başkasına zarar vermeyi amaçlayan fiilleri kapsar. Büyü ve sihir kavramlarının aynı anlam çerçevesinde ele alındığı belirtilir. Kur’an ve hadislerde geçen “sihir” ifadesi, halk arasında büyü olarak adlandırılan uygulamaları kapsar. Bu tür fiillerde cinlerden yardım isteme, bilinmeyen güçlere yönelme ya da gayb bilgisine ulaşma iddiası yer alır. İslam inancında bu alan yalnızca Allah’a ait kabul edilir. Bu sebeple ister büyü ister sihir adıyla anılsın, yapılan fiilin mahiyeti değişmez. Her iki kavram da inanç açısından sakıncalı görülür ve haram kabul edilir. İsim farklılığı hükmü hafifletmez ya da meşrulaştırmaz. Esas olan uygulamanın içeriğidir ve bu içerik İslam’ın temel inanç esaslarıyla bağdaşmaz. Büyü ve sihir dinen aynı kapsamda değerlendirilir ve ikisi arasında hüküm bakımından bir fark bulunmaz.

        REKLAM

        BİLMEDEN BÜYÜ YAPMAK GÜNAH MI?

        Bilmeden büyü yapmak dinen sorumluluk açısından niyet ve bilinç durumuna göre değerlendirilir. İslam’da bir fiilin günah sayılmasında kişinin ne yaptığını bilmesi ve iradesiyle bu fiile yönelmesi esas alınır. Diyanet açıklamalarında büyünün haram olduğu açıkça belirtilirken, bilmeden yapılan fiillerin hükmünün farklı ele alındığı ifade edilir. Kişi yaptığı uygulamanın büyü niteliği taşıdığını bilmiyor, bunu dinen sakıncalı bir davranış olarak tanımıyorsa kasıt unsuru oluşmaz. Bu durumda doğrudan günah yüklenmesi söz konusu olmaz. Ancak öğrenme ve farkındalık ortaya çıktıktan sonra aynı davranışa devam edilmesi hükmü değiştirir. Bilgi sahibi olduktan sonra sürdürmek bilinçli tercihe dönüşür ve sorumluluk doğar. İslam’da cehalet mutlak bir mazeret kabul edilmez fakat irade ve kasıt yokluğu hafifletici bir unsur sayılır. Bu sebeple bilmeden yapılan bir davranıştan sonra doğru bilgiye ulaşıldığında vazgeçilmesi beklenir. Aksi halde fiil bilinçli hale gelir ve günah kapsamına girer.

        REKLAM

        BİLMEDEN BÜYÜ YAPTIRANIN TÖVBESİ KABUL OLUR MU?

        Bilmeden büyü yaptıran bir kimsenin tövbesi kabul olur. İslam’da tövbenin kabulü kişinin niyetine, pişmanlığına ve yönelişine bağlıdır. Bir fiilin dinen sakıncalı olduğunu bilmeden yapılması halinde kasıt unsuru oluşmaz. Kişi yaptığı davranışın büyü kapsamına girdiğini sonradan öğrenmişse, bu noktada sorumluluk bilginin ortaya çıkmasıyla başlar. Öğrendikten sonra pişmanlık duyması, bu tür uygulamalardan uzak durması ve Allah’tan bağışlanma dilemesi tövbenin temel şartlarını oluşturur. İslam’da tövbe kapısı samimi pişmanlıkla her zaman açıktır. Bilmeden yapılan bir fiilden dolayı kişi kendini ümitsizliğe sürüklememelidir. Esas olan hatada ısrar etmemek ve doğru yola yönelmektir. Kul hakkı söz konusuysa telafi yoluna gidilmesi de tövbenin tamamlayıcı unsuru kabul edilir. Bu çerçevede bilmeden büyü yaptıran bir kimse pişmanlık duyup bu davranışı terk ettiğinde ve samimiyetle tövbe ettiğinde tövbesinin kabul edileceği ümit edilir.

        İYİ NİYETLE YAPILAN BÜYÜ GÜNAH MIDIR?

        İyi niyetle yapıldığı iddia edilen büyü de dinen günah kabul edilir. İslam’da bir fiilin hükmü yalnızca niyete değil kullanılan yönteme de bağlıdır. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu açıklamalarında büyünün her türünün haram olduğu açık biçimde ifade edilir. Çünkü büyü insanın iradesine müdahale etmeyi, tabiatüstü güçlere yönelmeyi ya da gayb alanına dair iddialar taşımayı içerir. Bu unsurlar iyi bir amaç ileri sürülse bile meşru kabul edilmez. İslamiyet’te hayır amaçlı sonuçlara ulaşmak için gayrimeşru yollar kullanılamaz. Bir kişiyi koruma, bağlama ya da iyileştirme niyetiyle yapılan uygulamalar da büyü niteliği taşıyorsa hüküm değişmez. Zira büyü yönteminin kendisi inanç bakımından sakıncalıdır ve tevhid anlayışıyla bağdaşmaz. İyi niyet iddiası fiilin mahiyetini dönüştürmez. Bu sebeple zarar verme amacı bulunmasa bile büyü yapmak dinen doğru kabul edilmez ve günah sayılır. İslam’da çözüm yolları dua, meşru tedavi ve helal yöntemlerle aranır. Bunun dışındaki uygulamalardan uzak durulması gerekir.

        ÖNERİLEN VİDEO

        Bungalov tesisinde havuza düşen 3 yaşındaki çocuk, boğulma tehlikesi geçirdi

        SAKARYA'nın Sapanca ilçesinde bungalov tesisinde havuza düşerek boğulma tehlikesi geçiren 3 yaşındaki çocuk, yoğun bakıma alındı. (DHA)

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ