Çanakkale gezi rehberiyle, Türk tarihine adını altın harflerle yazmış bu şehrin tarihi ve turistik yerlerini daha iyi tanımanıza yardımcı olacağız... Çanakkale kendi adını taşıyan boğazın iki yakasında, Gelibolu ve Biga yarımadaları üzerinde kurulu. Birçok uygarlığın ayak izlerini taşıyan Çanakkale'nin, Babakale, Assos, Kazdağları Milli Parkı...gibi tarihi ve turistik yerlerinden bir çoğunu sizler için derledik... İşte Çanakkale gezi rehberi...

ÇANAKKALE’YE NASIL GİDİLİR?

Çanakkale İstanbul’a 320 Ankara’ya 653 İzmir’e 319 km Birçok kentten Çanakkale’ye diret otobüs var. İstanbul ve Ankara’dan Çanakkale’ye haftanın belli günleri direkt uçuşlar yapılıyor.

 

 

ÇANAKKALE’DE GEZİLECEK YERLER

GELİBOLU

Çanakkale Boğazı ve Ege Denizi arasında birçok ulusun anılarına kazınan uzun ve kanlı bir savaşın geçtiği, şimdilerde çam ormanları ve kır çiçekleriyle kaplı Gelibolu Yarımadası Milli Parkı’nın içerisinde, yüzlerce anıtsal yapı, Türk şehitliği, Türk anıt ve kitabesi, yabancı mezarlık, 1 ilçe merkezi, 8 köy, 1 liman, 2 feribot iskelesi, 3 kamp alanı, 4 kale, 8 tabya yer alıyor. Kocaçimen Tepesi, 305 metre ile en yüksek yeri...

 

TROİA TARİHİ MİLLİ PARKI

Troas Bölgesi’nin bir kısmı 1996 yılında ‘Troia Tarihi Milli Parkı olarak ilan edildi. Troia ise 1998 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne alındı. Çanakkale merkeze bağlı Teyfikiye köyü sınırları içerisinde yer alan Troia antik kenti il merkezine 30 kilometre Milli park sahası içerisinde konaklama imkanı yok, dileyen Çanakkele’nin Ezine ilçesinde kalabilir. Asya ve Avrupa kıtaları ile Ege ve Karadeniz arasında stratejik konumu nedeniyle Troia birçok yıkım ve savaşa tanıklık etti. Kent dokuz kez yıkıldı ve yeniden kuruldu. Bunların en önemlisini konu edinen İzmirli ozan Homeros’un İliada ve Odysseia destanlarının anayurdu da Troia idi. Kentteki ilk kazıları Alman H. Schliemann yaptı ve yurtdışına kaçırdığı eserlerle de arkeoloji tarihinde hep konu oldu. Bu eserler Kral Primos’un Hazinesi olarak biliyor ve Homeros’un Troia’sı olarak tanımlanan Troia VI dönemine tarihleniyordu. Oysa araştırmalar İÖ. 2550 2250 yıllarına ait olduğunu gösterdi. Yaptığı kazılarla Triat kentini efsaneden gerçeğe dönüştüren isim ise M. Kofmann oldu.

BABAKALE

Asya kıtasının batıdaki en uç noktası olan Babakale, antik çağda Lekton veya Lektos ismiyle bilinmektedir. Homeros'un İlyada destanında, Bababurnu'ndan “Lektos burnundan fırladılar denizden vardılar canavarlar anası çok pınarlı İda'ya” diye bahseder. Babakale'nin en önemli özelliklerinden biri de Osmanlı Devletinin yaptırdığı son kale olmasıdır. 1723-26 yıllarında Kaptan-ı Derya Kaymak Mustafa Paşa tarafından inşa ettirilen kalenin içinde, halen ayakta olan Ulucami, çifte hamam ve çeşmeler yaptırılmıştır. Babakale el yapımı bıçaklarıyla da ünlüdür.

ÇANAKKALE ARKEOLOJİ MÜZESİ

1965 yılında Zafer Meydanında bulunan kilisenin ek binasında faaliyete geçen müze, 1984 yılında eski kilise binasındaki yerinden Atatürk Caddesi üzerinde yeni müze binasına taşınmıştır. Geniş bir bahçesi ve iç içe geçmiş yedi salondan oluşan tek katlı Akeoloji Müzesi’nin girişinde yer alan birinci salonda etnografik eserler, özgün Çanakkale seramikleri ile Hellenistik ve Roma dönemlerine ait taş eserler sergileniyor. İkinci salonda, Troya eserleri sergilenir. Soldaki vitrinde Çanakkale’nin en eski yerleşim yeri olan Kumtepe’den ele geçmiş Prehistorik dönem eserleri sergilenmektedir. Üçüncü salonda, Troya buluntuları sergisi devam eder. Buradaki eserler arasında Eceabat’ta ele geçen ve bir sporcuya ait olan büyük boy bir mezar steli ilgi çeker. Dördüncü salonda, 1993-94 yıllarında Biga ve Çan ilçelerinde ele geçen lahitler sergilenmektedir. Beşinci salonda, Dardanos Tümülüsü’nden ele geçen buluntular sergilenmektedir. Altıncı salonda, farklı kazı alanlarından gelen eserler sergilenir. Hemen soldaki iki vitrinde Assos (Behramkale) eserleri yer alır. Yedinci salonda ise, Çanakkale’nin değişik yerlerinden gelen genelde Roma Dönemine ait heykeller sergilenmektedir.

ASSOS (BEHRAMKALE)

Troas bölgesinin güney kıyısında, bir bazalt tepesi üzerine kurulmuş Assos, Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı antik kalıntılarla dolu tarihi ve turistik bir beldedir. Assos, Lesvos (Midilli) adasındaki Meyhymna şehrinden gelen Aioller tarafından kurulmuştur. Assos'un çevresi yaklaşık 20 metre yükseklikte 12 değişik kapının yer aldığı yaklaşık 3200 metrelik surlarla çevrilmiştir M.Ö. 6. yüzyılda inşa edilmiş Athena Tapınağı'nın yanı sıra, agoralar, Gymnasium ve tiyatro binası bulunmaktadır. Assos Soktates'in yaşadığı ve tarihte ilk felsefe okulunun kurulduğu yerdir.

KAZDAĞLARI (İDA)

Dünyanın en fazla oksijen üreten ikinci dağıdır. Birincisi malum Alp Dağları. Çanakkale ve Balıkesir sınırları içinde yer alan ve Mitolojideki ismi İda olan Kazdağları'nın jeolojik konumu, iklim ve toprak yapısı sayesinde ilginç bitki örtüsü yüksek oranda oksijen üretiyor. Ayrıca Ege Denizi'nin kıyılarına kadar inen Kazdağları'nda hem kara hem de deniz iklimi birlikte görülüyor. Kazdağları ayrıca antik Yunan'da insanların tanrılara kurban adadıkları Zeus Sunağı'na da ev sahipliği yapıyor.

BOZCAADA

Bozcaada, Ege Denizi’nin kuzeyinde, Çanakkale'ye bağlı Türkiye’nin üçüncü büyük adası. Çanakkale Boğazı’nın hemen girişinde yer alıyor. Yerleşim, adanın kuzeydoğusunda yer alan ilçe merkezinde toplanmış. Yüzölçümü etrafındaki adacıklarla beraber 37.6 kilometrekare. Bozcaada’nın tamamı doğal ve tarihi sit alanı. Mitolojik dönemlere kadar uzanan zengin geçmişini ortaya çıkarmak için henüz ciddi bir arkeolojik kazı yapılmamış. 500 yıldır Türkler ve Rumların bir arada yaşadıkları Bozcaada’nın nüfusu 2500 civarında.

GÖKÇEADA

TÜRKİYE’DE GÜNEŞİN EN SON BATTIĞI YER; GÖKÇEADA…

Gökçeada, eski adıyla İMROZ, Türkiye'nin yüzölçümü bakımından en büyük adası. Ege Denizi'nin kuzeybatısında bulunan Gökçeada, tertemiz denizi ve mavi ile yeşilin buluştuğu şirin bir ada. Grek kültüründen eski Rum manastırlarından kiliselere kadar pek çok tarihi eseri gezebilir, tuz gölünde çamur banyosuna girebilir, Gizli koy, Laz koyu, Yıldız koy... gibi sayısız koylardan denizin ve güneşin tadını çıkarabilirsiniz.

ÇANAKKALE KENT MÜZESİ VE ARŞİVİ

Çanakkale mimarisine ait özgün dokunun korunduğu tarihi kent merkezinde Çarşı Caddesi ile Fetvane Sokağın birleştiği küçük meydan da yer alır. Yapı 2004 yılında Çanakkale Belediysi’nce satın alınarak Çanakkale Kent Müzesi ve Arşivi binası olarak restore edildi ve 6 Mart 2009 tarihinde hizmete girdi.

SAAT KULESİ

Vitalis Gaptiorele'nin finansmanıyla Sancakbeyi Cemil Paşa tarafından 1896'da yaptırılan kule 20 metre yüksekliğinde olup beş katlıdır. Ayvalık taşları ile yapılan kule küp şeklinde yükselmekte ve üzerinde çokgen olarak kubbe katı bulunmaktadır.