HABERTURK.COM

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Yeniden Asya Girişimi toplantısında bir konuşma yaptı.

Çavuşoğlu'nun sözlerinden satır başları:

Suriye'de yaşanan krize çözüm bulmak için çalışıyoruz. Rejimin saldırganlığı ve arsızlığı artıyor. Bunu dengelemek ve durdurmak için, Astana ve Soçi sürecinde olduğu gibi komşumuz Rusya'yla çaba sarf ediyoruz. Burada Rusya'ya önemli görevler düşüyor. Bir an önce kalıcı ateşkes ve siyasi sürece ivme kazandırmak istiyoruz. Ancak bize de saldırılar oluyor. Bunların karşılığını verdik vereceğiz.

Kıtamızda yaşanan sorunların çözümü için daha aktif rol oynamaya çalışacağız. Önümüzdeki süreçte bu sorunların çözümü için siz Asya'daki dostlarımızla çalışmak istiyoruz. Türkiye, güçlü bir NATO üyesi ve önemli bir Avrupa ülkesi olarak Asya ile ilişkilerimizde bir çelişki görmüyoruz. Bu bir çelişki değil, birbirini tamamlayan politikalardır. Batılı kimliğimiz, Asya'daki varlığımızı, Asya ile aramızdaki bağlar da Avrupa'daki mevcudiyetimizi güçlendirecektir.

Bir Asyalı olarak Asya'yı iyi biliyoruz. Güçlü ilişkilerimiz mevcut. İkili ilişkilerde birçok Asya ülkesiyle özel ilişkilere sahibiz. Asya'da 30 büyükelçiliğimiz ve 22 başkonsolosluğumuz mevcut. Tüm Asya ülkelerinde temsilciliklerimiz mevcut.

Güçlü ilişkilerimize rağmen yoğun dış politika gündeminde Asya'yı zaman zaman ihmal ettiğimizi gördük. Bu nedenle Yeniden Asya girişimiyle bölge ile olan ilişkilerimizi canlandırmak istedik. Asya'nın yükselişine katkı sağlamayı arzuluyoruz. Geniş bir yelpazede, kazan kazan anlayışıyla önceliklerimizi gözden geçireceğiz.

Çin'deki koronavirüs salgınında hayatını kaybedenlerin ailelerine ve Çin devletine baş sağlığı diliyorum. Türkiye, Wuhan'a sağlık yardımı gönderen ender ülkelerden biri oldu. Tüm dünyada olduğu gibi uçuşlarla ilgili bazı tedbirler alıyoruz ama hiçbir Çin vatandaşının mağdur edilmesini istemeyiz. Ayrıca Çin ihtiyaç duyduğu sürece ilave tıbbi yardımlarımızı ulaştıracağız. Vatandaşlarımızın yanı sıra kardeş Azerbaycan ve komşu Gürcistan ve Buglaristan vatandaşlarının tahliyesinde işbirliği yaptıkları için Çin makamlarına teşekkür ediyoruz.

"AMACIMIZ SOÇİ VE ASTANA'YI CANLI TUTMAK

Çavuşoğlu, yaptığı konuşmanın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı:

"Astana ve Soçi süreçleri yara almaya ve önemini kaybetmeye başladı. Temaslarımız var. Cumhurbaşkanımız bugün çok sayıda temaslarda bulundu. Amacımız Astana ve Soçi süreçlerini canlı tutmak. Acilen yapılması gereken rejimin saldırganlığını durdurmak.

Sahada ihlaller rapor ediliyor ama bunun faydası yok. Rejimin İdlib'i almak için saldırmasını bekliyorduk. Bunu önlemek için birçok mekanizma kurduk. Bunlardan biri de gözlem noktalarımızdı. Bunları güçlendirmek bizim görevimiz. Dün giden askerlerimizin amacı da bu noktaları güçlendirmekti. 

Biz tüm faaliyetlerimizde, daha önce özellikle Kuzeydoğu Suriye'de ABD ile, aynı şekilde İdlib'de ve diğer bölgelerde de her zaman bilgilendirme yapılıyor. Dün Lavrov da aynısını söyledi. Sahada askerlerimiz ve istihbaratlarımızın temas halinde olduğunu söyledi. Böyle bir bildirimde bulunmamak mümkün değil. Biz bu bildirimlerde bulunuyoruz. Burada rejimi kontrol edememe bahanelerini doğru bulmuyoruz. Diyaloğun amacı da Rusya ile sükuneti sağlamak. Ama rejimin dizginlenmesi gerekiyor."

"FİLİSTİN KONUSUNU BM'YE TAŞIMA KARARI ALDIK"

"Dün Cumhurbaşkanımızın talimatıyla Cidde'deki İİT toplantısına katıldım. Buradaki ABD'nin barış planı dediği planın reddedilmesi önemliydi. Orada yaptığımız konuşmalarda, yapmamız gerekenleri kayda geçirdik. Daha önce iki defa İstanbul'da da iki defa olağanüstü zirveler gerçekleştirmiştik. BM'yi olağanüstü toplantıya çağırarak iki önemli karar aldırmıştık. Yine dün bizim önerimiz üzerine, BM'den de karar çıkartılmasını kararlaştırdık. ABD kararı açıkladıktan sonra bazı Müslüman ülkelerin ABD'yi memnun edecek açıklamalar yaptığını gördük. Dünkü konuşmamızda bu tutumları Allah da affetmez, ümmet de affetmez dedik. Önemli olan Arap Ligi ve İslam İşbirliği Teşkilatı toplantılarında gösterdiğimiz birliği her zaman göstermek. 

Bu konunun önce Güvenlik Konseyi'ne taşınması gerekiyor. ABD'nin veto edeceğini şimdiden söyleyebiliriz. Güvenlik Konseyi'nden sonra BM Genel Kurulu'na taşınır. Bunun takvimini New York'taki elçimiz takip ederler. Burada sadece İslam dünyası olarak, dünyanın geri kalanından kopuk olarak değil, İsrail'in zulmüne karşı olan herkesle beraber hareket etmemiz gerekiyor.

İdlib konusunda ABD ve Avrupa'dan destek uzun süredir geliyor. Burada yerinden edilen insanlarla ilgilenen kimse olmadı. Burada Almanya ve Şansölye Merkel'i ayrı tutmak isterim. Almanya'yı özellikle yerinden edilmiş insanlar konusunda destek sözü var. Ama gerek Amerika, gerek koalisyon, gerekse Batı dünyası insani konularda hassas olan herkesin sadece sözle değil, icraatle destek vermesi gerekiyor.

İdlib'de kararlılığımızı sık sık vurguladık. Bu insani dramı durdurmak bizim sorumluluğumuzda. İlave 2 milyon insan gelirse bu bizim için de çok büyük bir sorun olacak. Atılması gereken ne adım varsa atacağımız başkomutan olarak sayın Erdoğan açıkladılar, benim de vurgulamak istediğim buydu. "