Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Cem Sürgit: 'Alev Alev, söyleyecek sözü olan bir hikâye
0:00 / 0:00

SHOW TV'de ekrana gelen, Ay Yapım imzalı 'Alev Alev', perşembe akşamlarına damga vurmaya devam ediyor. Yönetmenliğini Ahmet Katıksız'ın üstlendiği, senaryosunu Burcu Görgün'ün yazdığı 'Alev Alev'in kadrosunda başarılı oyuncular Demet Evgar, Hazar Ergüçlü, Dilan Çiçek Deniz, Cem Bender, Berkay Ateş, Cihangir Ceyhan, Berker Güven, Toprak Can Adıgüzel ile usta oyuncu Zuhal Olcay buluşuyor. 

'Alev Alev'de 'Bülent'i canlandıran Cem Sürgit, Habertürk'e verdiği röportajda dizinin neden çok ilgi gördüğünü şu sözlerle açıkladı; "Söyleyecek sözü olan hikâyesi var ve güncel sorunlara dikkat çekiyor." Sürgit, 'Alev Alev'in kendi kariyeri açısından ne ölçüde önemli olduğunu ise "Dizi - sinema sektöründeki kariyerim adına doğru bir adım attığımı düşünüyorum" sözleriyle dile getirdi. 

"BÖYLE ANLAMLI BİR İŞİN PARÇASI OLMAKTAN DOLAYI ÇOK MUTLUYUM"

'Alev Alev' fenomen bir dizi. Çünkü...  
Çünkü her şeyden önce, söyleyecek sözü olan bir hikâyeye yaslanıyor ve güncel sorunlara dikkat çekiyor. Bu dizi, ülkemizdeki kadın gerçeğinden yola çıkarak pek çok sıcak meseleyi anlatıyor. Gerek günümüzde gerek geçmişte kadınların yaşadığı zulümler hem öfke uyandırıcı hem de çok üzücü. Tüm bunlar, kaliteli bir ekip tarafından ortaya konduğunda çıkan iş doğal olarak başarılı oluyor ve izleyicide yerini buluyor. Böyle anlamlı bir işin parçası olmaktan dolayı çok mutluyum.

"TİYATRO VE KAMERA ÖNÜ OYUNCULUĞU FARKLI DİNAMİKLERİ OLAN İKİ DİSİPLİN"

'Alev Alev'in kariyerinize nasıl bir etkisi olmasını umarsınız?
Ben tiyatro kökenli bir oyuncuyum. Dolayısıyla kamera önü oyunculuğu benim için her defasında hem yeni hem de oyunculuk birikimimi zenginleştiren bir deneyim oluyor. Sonuçta tiyatro ve kamera önü oyunculuğu farklı dinamikleri olan iki disiplin. 'Alev Alev' dizisi sayesinde bu kulvarda daha fazla tecrübe kazandığımı ve dizi - sinema sektöründeki kariyerim adına doğru bir adım attığımı düşünüyorum.

"EKİBE SÜRPRİZ BİR ŞEKİLDE DAHİL OLDUM"

'Alev Alev'in kadrosuna dahil olma sürecinden söz edebilir misiniz?
Tiyatroyla yoğun bir şekilde hemhal olduğum ve bambaşka hedeflere yöneldiğim bir dönemdeydim aslında. Tüm dünyanın başına gelen pandemiyle ülkemizde tiyatro sanatının sahipsiz ve desteksiz bırakılması, kendi kaderine terk edilmesi gibi üzücü hadiseler yaşanıyordu. Bunlar olurken sürpriz bir şekilde ekibe dahil oldum. Bir de bahsetmeden geçemeyeceğim; oğlum Deniz’in doğumuyla bu projenin onaylanması aynı zamanlara denk geliyor. Hatta hastaneden çıkıp auditiona gitmiştim, unutulmayacak bir anı. Bu proje Deniz’in şansı diyebilirim.

"KARAKTERİ OLUŞTURURKEN ONU 'İYİ YA DA 'KÖTÜ' OLARAK YARGILAMAM"

Yeşilçam'ın 'Kötü' karakterlerini canlandıran oyuncuları 'Kötü' karakterleri canlandırmanın daha zor olduğunu söylerdi. Bu yorumu 'Bülent' üzerinden göz önünde bulunduracak olursak sizin bu konudaki görüşünüz nedir? Bu bağlamda 'Bülent'i analiz edebilir misiniz?
Kariyerim boyunca birçok farklı rolde oynadım. Oynadığım her rolün bambaşka, farklı bir insan olduğunu unutmadan hazırlanırım. Karakteri oluştururken onu 'iyi' ya da 'kötü' olarak yargılamam. 'Bülent'; makyavelist, çıkarcı, sosyopat, havai bir adam. Sınıf düzeyi her ne olursa olsun her ailede bir 'Bülent' vardır diye düşünüyorum. Hazır yiyici, üçkağıtçı, ağzı iyi laf yapan, esprili, bir yandan da şeytan tüyü olan bir karakter... İzleyicilerden çeşitli tepkiler alıyorum. Eski kocasına benzeten de var; dayısına, amcasına da... İfade alanı daha geniş, dişli, kıvrak karakterleri oynamanın oyunculuk açısından her zaman daha eğlenceli ve daha özgürleştirici olduğunu düşünmüşümdür. Tüm bunların farkında olmama rağmen bazı izleyicilerin bu karaktere verdiği uç tepkilere şaşırdığımı belirtmek isterim. Halbuki bu sadece bir oyun.

"SONRASI KONSERVATUVAR VE PROFESYONEL HAYAT"

Sizi oyunculuğa yönlendiren unsurlar neler oldu?
Tiyatro, hayatımda hep vardı, çok eskiye dayanıyor. Sahneye ilk defa ilkokulda bir müsamerede kovboy olarak çıkmıştım. Sonrası ortaokul - lise tiyatro kolları, sene sonu gösterileri, konservatuvara hazırlık kursları şeklinde devam etti. Bir noktada tiyatroyla hep kol kola yürüdüğümü fark edip oyunculuğu meslek olarak yapmaya karar verdim. Sonrası konservatuvar ve profesyonel hayat… Aslında her şey kendimi var ettiğim yerin tiyatro olduğunu idrak etmemle başladı.

"OYUNA DEVAM"

Oyunculuk sizin için ne ifade ediyor? Mesleğiniz adına bugüne kadar planlarınızı, hayallerinizi ne ölçüde gerçekleştirebildiniz?
Bence insanın her döneminde oyunculuk başka bir anlam ifade ediyor. İlkokulda fark edilmek, lisede komik olup güldürmekten keyif almak vb. İlerleyen yaşlarda bir oyuncunun ifade alanı daha güçleniyor. Bu, uzun ve değişken bir süreç. Bir dönemde toplumsal olaylar, bir dönemde kendi yaşayıp şahit oldukların, bir dönemde sıkışıp kalıp söyleyemediklerin sahnedeki varoluş amacını başkalaştırıyor. Kariyerim boyunca çoğunlukla hayallerimin peşinden koştum. Meşakkatli bir süreçti. Bu yüzden kendimi idealist bir insan olarak tanımlayabilirim. Seçerek, bin bir elekten geçirerek, kendi istediğim projelerde yer almaya özen göstererek bir kariyer oluşturdum. Geriye dönüp bakınca, hayallerimin bir çoğunu gerçekleştirmiş gibi hissediyorum. Şimdi ise yeni planlar oluşturup hayaller kuruyorum. Tabii ki hayat da benim için aynı şekilde... Oyuna devam.

"BUNUN BAŞKA YOLU YOK"

Her oyuncunun kendince bir oyuncu tanımı vardır. Sizin tanımınız nedir?
Oyunculuk, insanın karakterini geliştiren bir meslek. Oyuncu, bilinçaltını özgürleştirerek, kendini daha derin bir şekilde ifade ederek hayatı biraz daha katlanılır kılabilir. Dua eder gibi oyunculuk da dürüst bir çalışma. Ruhu, gündelik hayatın deformasyonundan pisliğinden arındırır. Oyuncu kişisi daha mutlu, huzurlu, aşkın bir hayat sürebilir. Mesela ben özünde utangaç, fazla göz önünde olmaktan hoşlanmayan, çekingen bir insanım. Oyunculuk benim sosyal olduğum, kendimi daha kolay ifade edebildiğim, özgürleştiğim bir alan. Bunların yanında oyunculuk profesyonel bir iş, bir disiplindir. Her meslekte olduğu gibi işinde iyi olabilmek, çok çalışmaktan geçer. Bunun başka bir yolu yok.

"SÜREÇTEN KEYİF ALMAYI BİLMEK GEREKİYOR"

Mesleğiniz adına nihai başarı nedir?
Sınırlarımı tahmin eden, onları geliştirmeye çalışan bir oyuncuyum. Sonuç değil, süreç odaklı bakarım. Çünkü süreçten keyif almayı bilmek gerekiyor. Herkesin yolculuğu ayrı. Doğru dizi ve sinema projelerinde yer almak, tiyatromuzu bir mekâna taşıyıp üretmeye devam etmek, günün sonunda rahat ve özgürce işimi yapabilmek gibi hedeflerim var. Tabii ki işini neden yaptığını, kim olduğunu, nerede olduğunu unutmadan...

"KENDİ BESTENİ YAPIP, ÇALIP SÖYLEMEK GİBİ"

Hafiften Tiyatrosu'nun kurucularındansınız. Bir tiyatronun kurucuları arasında yer almak nasıl bir histir. Oyuncuların tiyatro kurmasının temelinde hangi düşünceler, hayaller, idealler vardır?
Herkesin muhakkak farklı bir motivasyonu olabilir ama benimki kendi kurduğum düşleri, kendi belirlediğim çerçevede gerçekleştirebilmekti. Bir başkasının hayallerine ortak olmakla kendi hayallerini gerçekleştirebildiğin bir işte çalışmak apayrı duygular. Bunun insanın kişiliğinin gelişiminde çok önemli bir yer tuttuğuna inanıyorum. Başka işlerde zorunluluktan çalışırken insan işine ve kendine yabancılaşabiliyor. Düşlerini gerçekleştirirken ise heyecanını geri kazanıyor, daha inançlı ve özgür oluyor. Kendi besteni yapıp, çalıp söylemek gibi…

"HAYATIMIN EN UNUTULMAZ ZAMANLARIYDI"

Avrupa Birliği üzerinden kazandığınız burstan söz edebilir misiniz? Bursu kazanabilmek için hangi özelliklere sahip olunması gerekiyor? O süreç nasıl işledi? Bursla gittiğiniz İngiltere'deki 'The Yellow House'da çalışmış olmak size, oyunculuğunuza ve mesleğinize bakış açısı olarak neler kazandırdı?
Aldığım eğitimde sıkıştığım, ülke şartlarından bunaldığımı hissettiğim bir noktada okuduklarıma, izlediklerime, duyduklarıma birebir şahit olmak, yeni deneyimler kazanmak, bir yandan gezip görmek, ufkumu genişletmek için bulunmaz bir fırsattı. Daha iyisinin nasıl yapılabildiğini görmek, sanata insana değer veren, bireysel gelişime ket vurmayan, insanların birbirine saygı duyduğu bir ülkede hem çalışmak hem vakit geçirmek benim adıma geliştirici bir tecrübeydi. Hayatımın en unutulmaz zamanlarıydı.

"DİSİPLİNLİ BİR ÇALIŞMA OYUNCUYU MAÇIN İÇİNDE TUTAR"

Şu ana kadar kariyerinizde mesleğiniz adına edindiğiniz en önemli öğreti ne oldu?
Hiçbir usta oyuncu tanımadım ki geceli gündüzlü çalışmadan başarılı olsun. İşler her gün yolunda gitmeyebilir ama uzun soluklu ve disiplinli bir çalışma oyuncuyu maçın içinde tutar. Kısacası; çalışmak, elinden geleni yaptığını bilmek ve günün sonunda huzurlu bir uyku uyumak.

"KIZIM BENİMLE KALACAK..."
'Alev Alev'in yeni bölümünden ilk tanıtım yayınlandı. Kızı 'Güneş'in kanunen yanında kalabileceği haberini alan 'Cemre büyük bir sevinç yaşarken, bu mutluluğunu 'Ozan' ile de paylaşıyor. Bu umut veren gelişmenin ardından 'Çelebi'nin öfkeyle 'Cemre'nin evine gelmesi ise korku dolu anlara sahne oluyor.

'ALEV ALEV'İN 15'İNCİ BÖLÜMÜNDE NELER OLDU?
'Çelebi', 'Cemre'nin kızını görmemesi için engeller çıkarmaya devam ederken, bu durum 'Cemre'nin sabrını taşırdı. 'Güneş'i görebilmek için her yolu deneyen 'Cemre', finalde 'Güneş'e ulaşmayı başardı.' Çelebi'nin 'Güneş'i saklama planını bozan ise İskender oldu. 'Çelebi'ye öfkelenen 'İskender', 'Güneş'in kaldığı evin konumunu 'Çiçek'e gönderdi. Gittiği adreste 'Güneş'i bulan 'Cemre', kızına kavuştu. 'Çelebi'nin hamlelerine karşı artık sabrı tükenen 'Cemre', kızını alarak evden ayrıldı ve 'Güneş'i kendi evine getirdi. 'Cemre', Çiçek', 'Rüya', 'Tomris' ve 'Hanım'ın dayanışması ise 'Çelebi'yi giderek köşeye sıkıştırmaya başladı. Yaşananlardan sonra belediye başkanlığı adaylığından çekilmesi istenen 'Çelebi', yeni oyununu oynayarak herkesi şaşırttı. Önce parkta şiddet uyguladığı kadın 'Simge'ye ulaşan 'Çelebi', onun ifadesini geri çekmesini sağladı ancak bu hamlesi durumu değiştirmeye yetmedi. Adaylıktan çekildiğini açıklamak için basın mensuplarının karşısına geçen 'Çelebi', burada çöpe atılan bebeğin kendisi olduğunu söyledi. Kameralar karşısında duygusal bir konuşma yaparken gözyaşlarını tutamayan 'Çelebi'nin bu yeni oyunundan sonra neler olacağı ise şimdiden merak konusu oldu.

"ANNEM BİLE SENİN..."
'Alev Alev'in merakla beklenen yeni bölümünden 2'nci tanıtım yayınlandı. Tüm kadınların el ele verip 'Cemre'nin evini güzelleştirmeye başladığı tanıtımda Ozan'ın duygusal sözleri 'Cemre'yi şaşırtıyor. 'Rüya', 'Ömer'i kıskandığını belli ederken, aralarındaki tatlı atışma dikkat çekiyor. 'Çelebi', gözyaşları içinde 'İskender'e içindekileri söylerken, yaşayacakları yüzleşme merakla bekleniyor.

ALEV ALEV'İN 16'INCI BÖLÜMÜNDE NELER OLACAK?
'Cemre', 'Güneş'in geçici velayetini almak için çabalamaya devam etmektedir. 'Çelebi', zekice manevralarla kendisine yapılan saldırıları göğüslerken, karşısına hiç beklemediği yeni bir düşman çıkar. 'Ömer' ve 'İskender' arasında sert bir mücadele başlamak üzeredir. 'Ömer', bu mücadelede karşısında sürpriz bir ismi bulur. 'Rüya', 'Ömer'in annesi ile ilgili yarasını merak ederken, 'Çiçek' hakkında şok edici bir gerçekle yüzleşir. 'Cemre' ise 'Çelebi' ile olan savaşında, yeni ve umut dolu bir hayatın kapısını aralar.

'Alev Alev'in yeni bölümü, bu akşam saat 20'de SHOW TV'de...

 

Bu haberin seslendirmesi Voiser tarafından yapılmıştır.

ÖNE ÇIKAN HABERLER