Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
DHA

Mersin'in Silifke ilçesinin 30 kilometre kuzeyinde yer alan Uzuncaburç Antik Kenti, günümüze kadar korunan binlerce yıllık tapınakları, kiliseleri ve anıt mezarlarıyla dikkati çekiyor.

DHA'nın haberine göre metrelerce uzunluğundaki sütunlarıyla İzmir'deki Efes Antik Kenti'ni de andıran 2 bin 500 yıllık antik kent, ziyaretçilerine, Roma döneminden kalma anıt mezar ve kiliseleri de görme imkanı sunarken gün yüzüne çıkması için 5’nci dönem kazıları da başladı.

Mersin Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Klasik Arkeoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ümit Aydınoğlu başkanlığındaki kazı yılın 12 ayı devam edecek.

35 kişilik bir ekibin dahil olduğu kazında, Zeus kutsal alanı, anıtsal çeşme binası, antik tiyatro, nekropol alanında Rahip Kralların izi gün yüzüne çıkartılacak.

Doç. Dr. Aydınoğlu, Helenistik dönemde bölgenin önemli bir başkenti, dini merkezi, haç alanı ve kutsal mekanı olduğunu belirterek, "Burası bölgenin en önemli ve en büyük antik kenti olarak karşımıza çıkıyor. Bu önem sadece Helenist dönem olarak adlandırdığımız süreç içinde değil, Roma, geç antik Bizans hatta Yörükler dönemine kadar devam eden bir sürece sahiptir. Roma döneminde burası bir kentte çevriliyor, devasal yapılar ekleniyor. Görünen anıtsal yapıların çoğu Roma dönemine aittir. Bizans da kullanımları devam ediyor. Bugün ki öneminden bahsedersek halen bir kırsal köy ile antik bir kent iç içe varlığını devam ettiriyor" dedi.

'RAHİP KRALLAR YÖNETMİŞ’

Antik kentin Roma döneminde yönetim olarak da kendine özgü olduğunu ifade eden Doç. Dr. Aydınoğlu, "Helenistik dönemde bunası başkentken burada bir yönetim şekli var. Burada rahip krallar hanedanlığı var. Bölgeye de hakim bir hanedanlık. Burada, Büyük İskender ile işbirliği halinde inşa faaliyeti gerçekleştiriliyor. Bölgeyi yönetirken, burada Helenistik döneme ait bir kulemiz var, orada da bunların yazıtları yer alıyor. Bu yazıtlarda bölgeyi buradan yönettiklerini biliyoruz. Bu hanedanlık aslında bir tapınak devlettir. Birçok tapınak çalışanı var. Toprak işleyip, üretim yapıyorlar ve bunu da ticarette çeviriyorlar. Bu nedenle de Uzuncaburç, hem bölge hem de Türkiye arkeolojisi için önemlidir" diye konuştu.

'MİMARLIK AÇISINDAN ÇOK ÖNEMLİ'

Antik kentin mimarlık açısından da göz kamaştırdığını vurgulayan Doç. Dr. Aydınoğlu, "Bölge için korunmuş en önemli antik kentlerden biri, bu kadar iyi korunmuş başka bir yer neredeyse yok. Anadolu ve antik dünya için önemini de şöyle söyleyebilirim, birkaç önemi var ama ben bir tanesini öne çıkarmak isterim. Buradaki Zeus Olbios kutsal alanımız var. İçinde çok büyük bir tapınağımız var. Bu kutsal alan Anadolu da az sayıda örneği olan kutsal alanlardan biridir. Örneğin tapınağın sütün başlıkları, dönemi için Anadolu da kullanılan en erken korit sütunlardır. Bu da yapıyı mimarlık açısından önemli hale getiriyor" ifadelerini kullandı.