Türk komedi dünyasının son yıllarda yetiştirdiği, kendine has üsluplarıyla fark yaratan; Cem Gelinoğlu ile Doğu Demirkol, nihayet aynı potada eridi.
Kariyerlerinin başından bu yana dost olan Cem Gelinoğlu ile Doğu Demirkol'u bir araya getiren 'Kardeşler Araştırma' adlı sinema filmi, yalnızca iki ünlü komedyenin buluşması değil; aslında iki farklı mizah ekolünün ortak bir paydada buluşması anlamına geliyor.
• Cem Gelinoğlu... Sıradan insanların hafif saf, samimi ve absürt yanlarını ustalıkla işliyor. Gözleme dayalı mizahında, sokakta her an karşımıza çıkabilecek karakterleri analiz ederken onların insani yanını asla öldürmüyor.
• Doğu Demirkol... Kelime oyunlarına dayalı, çok katmanlı ve 'Anti-kahraman' anlatısı üzerinden ilerleyen bir tarza sahip. 'Kaybeden' karakterin içindeki mizahı, iğneleyici ve zeki bir dille dışarı vuruyor.
GELENEKSEL MEDDAHLIĞIN MODERN YÜZLERİ
Cem Gelinoğlu ile Doğu Demirkol'un bir araya gelmesi, Türk komedi geleneğinin en eski kökü olan meddahlık müessesesinin modern bir güncellemesi olarak yorumlanabilir. Klasik tiyatro eğitiminden ziyade doğrudan halkın içinden gelen bu iki isim, gözlem yetenekleri ve anlatı güçleriyle meddahlık geleneğinin modern yüzlerini temsil ediyor.
ONLARIN BIG BANG'İ GÖZLEM VE DOĞAÇLAMA YETENEKLERİ
Geleneksel meddahlıkta sanatçı tek başınadır. Karakterleri, bir mendil ve bir sopa eşliğinde canlandırır. Cem Gelinoğlu, bu geleneğin daha halk tipi tarafını temsil ederken; Doğu Demirkol ise daha çok durum komedisi ve absürtlük üzerinden ilerleyen, meddahlığın o eleştirel ve iğneleyici dilini kullanan tarafta yer alıyor. Gelinoğlu'nun da Demirkol'un da kariyerini başlatan ve ilerleten Big Bang (Büyük Patlama), meddahlığın özü olan gözlem ve doğaçlama yetenekleridir.
Bu iki ayrı mizah evreni 'Kardeşler Araştırma' filminde çarpıştığında, ortaya yüksek tempolu bir kahkaha tufanı çıktı. Hafiye olan iki kardeşin başından geçenleri hikâye edinen film, alışılagelmiş katı senaryo kalıplarından ziyade, ikilinin arasındaki muazzam kimyaya ve paslaşmaya odaklanıyor.
Cem Gelinoğlu’nun bitmek bilmeyen enerjisiyle Doğu Demirkol'un rafine ironisi, 'Kardeşler Araştırma'da kusursuz bir dengeye ulaşıyor. İzleyiciler, sadece klasik bir hikâye değil; zeki ve kurnaz zihinler olan 'Orhan' ile 'Erhan'ın birbirlerini köşeye sıkıştırmaya çalışırken düştükleri komik durumların birer şahidi olacaklar.
Poll Films by Polat Yağcı ve 25 Film ortak yapımı olarak çekilen 'Kardeşler Araştırma'nın senaryosunu; Koray Şahin, Murat Kaman ve Eray Kaman yazdı. Koray Şahin ile Murat Kaman'ın yönettiği filmde Cem Gelinoğlu ile Doğu Demirkol'a; Güven Kıraç, Eray Kaman, Cansu Diktaş, Toprak Sağlam, Cihan Durmaz eşlik etti.
"İÇİMİZE SİNEREK HAYAT BULDU"
♦ Teklif geldiği zaman neler hissettiniz? Filmin hangi özellikleri sizi etkiledi?
Doğu Demirkol... Cem ağabeyin de rol alacağını duyunca çok mutlu oldum. "Cem Gelinoğlu ve seni düşünüyoruz" dediklerinde hemen Cem ağabeyi arayıp fikrini sordum. İkimiz de o kadar büyük bir coşku içindeydik ki, ilk iş olarak bu heyecanımızı nasıl dizginleyeceğimizi düşündük. Ancak o coşku biraz durulunca işe odaklanabildik.
Cem Gelinoğlu... Süreç tam da öyle gelişti. "Doğu ile bir projemiz var, ikiniz olsanız ne güzel olur" dediklerinde bu eşleşmeyi ben de kendimize çok yakıştırdım. Doğu hem uzun boylu ve yakışıklı hem de çok komik; cast olarak birbirimizi iyi tamamlayacağımızı düşündüm. Mizah tarzlarımız farklı görünse de aslında çok fazla ortak noktamız var. Proje bizim kalemimizden çıkmasa da kumaşı o kadar kaliteliydi ki, "Biz bu işi daha da büyütürüz" dedik. Hem aramızdaki diyaloglar hem de yapım tarafının o özenli ve nazik yaklaşımı birleşince, bu iş içimize sinerek hayat buldu.
"EN BAŞINDAN BERİ BİLİYORDUM"
♦ Daha önce birlikte çalışma imkanınız olmamıştı ama arkadaştınız, değil mi?
Cem Gelinoğlu... Evet, arkadaştık. Ben Doğu’nun stand-up gösterilerini zaten çok severdim; pek çok kez izlemeye gitmişliğim vardır. Hatta BKM’de ilk sahneye çıktığı dönemleri bile yakından takip ediyordum, gösterisindeki o enerjiyi en başından beri biliyordum.
Doğu Demirkol... Ben de Cem ağabeyin 'Vine dönemindeki videolarının hastasıydım. Hatta çekimlerde aklıma geldikçe kendisine de hatırlattım; "Şöyle bir mimiğin vardı, şu videoda şöyle duruyordun" diye paslaştık. Bizimki çok güzel bir buluşma oldu. Umarım setteki o eğlencemiz izleyiciye de aynı samimiyetle geçer.
"BAMBAŞKA BİR NOKTAYA TAŞIDI"
♦ 'Kardeşler Araştırma'nın, sinema izleyicilerini salonlara çekme adına nasıl bir misyon üstleneceğini düşünüyorsunuz?
Cem Gelinoğlu... Yapımcılarımız bu konuda gerçekten cömert davrandılar; film için ne gerekiyorsa hiçbir fedakârlıktan kaçınmadan harcadılar. Ben bunu her şeyden önce izleyicilere duyulan bir saygı olarak görüyorum ve bu yaklaşımlarını tebrik ediyorum. Oyunculara sunulan iyi koşullar ve nitelikli mekanlar, bizim de işimizi büyüten unsurlar. Doğu'nun doğal oyunculuğu ve komedi yeteneği de filmi bambaşka bir noktaya taşıdı. Güven Kıraç gibi bir usta ve Eray (Kaman) ile birlikte harika bir ekip komedisi ortaya çıkardık. İzleyicilerin içtenlikle güleceği bir iş vaat ediyoruz.
"KENDİMİ ŞANSLI HİSSEDİYORUM"
♦ Çekimler için ciddi bir bütçe ayrılmış... Bu durum size çalışma sürecinde fazladan bir şevk verdi mi?
Doğu Demirkol... Elbette, yapım tarafı elinden geleni yaptı. Biz de bu emeğin karşılığını vermek için sabahın köründe setlerdeydik. Bu film için normalde zorlanacağım bir disiplinin içine girdim. Kendimi şanslı hissediyorum; zaten Cem ağabeye çok gülüyorum, çekimler boyunca her sahnede adeta beleşe Cem Gelinoğlu gösterisi seyretmiş oldum.
"BAŞKALARININ HAYATINI DİDİKLEMEYE MERAKLI BİRİ DEĞİL"
♦ Sizden gerçek hayatta hafiye olur muydu?
Doğu Demirkol.. Cem ağabeyden kesinlikle olurdu! Müthiş güçlü içgüdüleri var. Kimin kimi aldatabileceğini veya birinin o anki gerçek niyetini sadece bakarak bile hissedebiliyor.
Cem Gelinoğlu... (Gülerek) Doğu, kibarlığından bana "Takıntılı bir manyak" diyemedi. Bence Doğu’dan hafiye olmazdı. Çünkü o, başkalarının hayatını didiklemeyi seven biri değil. Doğu, etrafındakileri rahatsız edecek araştırmalara girmez, hep kendi tabağıyla ilgilenir. Ben ise biraz fazla meraklı ve gözlemciyim.
Doğu Demirkol... Sadece meraklı değil; hem iyi bir gözlemci hem de detaylara takıntılı birisin. Mesela çekimlerde bir karaktere girerken, bazen o duygudan kaçtığım, işin sadece "komik" kısmına odaklanıp üstünkörü geçtiğim anlar oldu. Cem ağabey bunu anında yakaladı. "Orada o duygudan kaçıyorsun Doğu, kendine dön," dedi. O an o duyguyu karaktere yakıştıramadığımı bile hissetti. Kendi duygumu bana benden daha iyi ifade edecek kadar detaylı bir gözlem gücü var.
"BUGÜNKÜ HALİNE GETİRDİK"
♦ Karakterine hazırlanırken belirli birini mi gözlemledin yoksa her şey doğaçlama mı gelişti?
Cem Gelinoğlu... Aslında belirli bir kişi üzerine gözlem yapma durumum olmadı. Filmde hayat verdiğimiz 'İlişki Ekspertizi' karakteri tamamen Koray’ın (yönetmenin) fikriydi ve gerçek hayatta pek rastlayabileceğimiz bir tipleme değildi. Daha çok özgün bir karakter yarattığımız için dışarıdan birini kopyalamak yerine; yönetmenimiz, oyuncu arkadaşlarımız ve Doğu ile bu karakteri nasıl şekillendirebileceğimiz üzerine uzun uzun konuştuk. Birbirimizi besleyerek ve sahneleri birlikte büyüterek karakteri bugünkü haline getirdik.
"ÖYLE SAHNELER OLDU Kİ"
♦ Mizah anlayışlarınızı harmanlayarak mı sundunuz, yoksa set sırasında tatlı bir rekabet yaşadınız mı?
Doğu Demirkol... Yaşamaz mıyız! Öyle sahneler oldu ki, "Bu adam neden bu kadar komik?" diye sinirim bozuldu. Hatta yönetmene gidip esprili bir dille şikâyet ettim; "Neden onun replikleri böyle, benim daha komik olmam lâzım!" dedim. (Gülüyor)
Cem Gelinoğlu... Zaten öyle de oldu; bu filmin asıl komiği kesinlikle Doğu... Karakteri de bu duruma çok müsaitti. Dublajda izlerken kendimden çok Doğu’nun sahnelerine güldüm. Aramızdaki ilişki en başından beri o kadar şeffaf ve naif ilerledi ki, egoya hiç yer kalmadı. Birbirimize fikir verirken tek bir amacımız vardı: İnsanları güldürmek. Doğu’nun mizah gücü, benim deneyimim, Murat Kaman, Eray Kaman ve tüm ekibin kalemini birleştirerek çok güçlü bir kolektif zekâ oluşturduğumuzu düşünüyorum.
Doğu Demirkol... Benim karakterim daha fırlama olsa da ben Cem ağabeye daha çok gülüyorum. Tek bir mimiği ya da bakışı beni koparmaya yetiyor; o can alıcı nokta hep onda kalıyor.
Cem Gelinoğlu... Benim canlandırdığım 'Orhan' karakteri patron olduğu için daha toparlayıcı, ekibi yönetmeye çalışan bir adam ama benim favorim kesinlikle 'Erhan'. Bence filmin bombası o karakter. Her oyuncu o 'Doğurgan' karakteri oynamak ister ama kadroya baktığınızda ben ağabey duruyorum, Doğu’da ise o kardeş fırlamalığı var. Karşımda kötü oynayan bir 'Erhan' olsaydı belki üzülürdüm ama Doğu o kadar komik oynadı ki, "Tamam" dedim; bizim için önemli olan filmin bütünüyle devleşmesiydi.
"HAKKANİYET DUYGULARINI ÖN PLANA ÇIKARDIK"
♦ İzleyicilerin salondan çıkarken hangi duygular içinde olmasını umarsınız?
Doğu Demirkol... Biz hikâyemizde kardeşlik, sevgi, barış ve hakkaniyet duygularını ön plana çıkardık; bu değerlerin izleyiciye geçmesi kıymetli.
Cem Gelinoğlu... Benim için en değerlisi, salondan çıkarken "Vay be! Ne kadar çok güldük" dedirtebilmek. Doğu kesinlikle haklı ama bu özel projede spesifik bir "Şu duyguyla çıksınlar" planından ziyade, temel amacımız izleyiciyi samimiyetle güldürmekti.
Doğu Demirkol... Sonuçta hepimiz stresli zamanlardan geçiyoruz. İzleyiciler salonun kapısından girdikleri an tüm gündemi unutup tamamen filmin dünyasına dahil olabilir ve oradan ruhsal olarak rahatlamış bir şekilde çıkabilirlerse; işte bu bizi gerçekten mutlu eder.
Güven Kıraç - Cem Gelinoğlu - Doğu Demirkol - Eray Kaman "ENDİŞE EDİYORUM"
♦ Sinema filmleri, sanatın tapusu olarak görülürken, dijital platformlar geniş bir ulaşım ağı sunuyor. Sizce oyuncular, bu iki mecra arasında bir sıkışmışlık yaşıyor mu?
Cem Gelinoğlu... Ben sinemanın tutkusunun, hikâyenin insana bir şekilde ulaşmasından kaynaklandığına inanıyorum; bu illaki dev bir perde olmak zorunda değil. Ancak bir noktada çekincelerim var. Fazla mütevazı olduğunuzda sizi saf sanmaları gibi, iyi hikâyeleri sadece telefon ekranına sığdırdığımızda, o işlerin hak ettiği hürmeti ve saygıyı görmeyeceğinden endişe ediyorum. Telefondan ya da tabletten, Hemen açıp izlenen bir hikâyenin o eski büyüsünü kaybedeceğini düşünüyorum. Ulaşım kolaylaşıyor ama o esere gösterilen saygı azalıyor.
Temsili Fotoğraf "PAYLAŞILDIKÇA ANLAM KAZANIYOR"
♦ Bir süre sonra sinema salonlarının yeniden eski popülerliğine kavuşacağını düşünüyorum...
Cem Gelinoğlu... Kesinlikle.... Çünkü sinema sadece bir hikâyeye tanık olmak değil; bir toplulukla aynı anda kahkahayı paylaşmak, sosyalleşmek demek. Bunu şuna benzetiyorum: Issız bir adada dünyanın en ünlü kadınıyla sevgili olduğunuzu hayal edin; bunu kimseye anlatamadıktan sonra o durumun pek bir manası kalmıyor. Sinema da paylaşıldıkça anlam kazanan bir deneyim.
Doğu Demirkol... Çok doğru... Evinizden çıkıp kocaman bir salonda, tanımadığınız insanlarla ortak bir duyguya girmek aslında bir ritüel, bir etkinlik. Komedi filmini tek başına izlemekle, yüzlerce kişiyle aynı anda gülmek aynı keyfi vermez. Hüzünlü bir filmde tek başına ağlamakla, o duyguyu bir salonda paylaşmak arasında büyük bir fark var.
"KAPIMIZ HER ZAMAN AÇIK"
♦ Sinemada yeni bir ikili olma gibi bir hayaliniz veya ortak planlarınız var mı?
Cem Gelinoğlu... Aslında ikimiz de kendi isimlerimizi ve markalarımızı zaten yarattık. Ancak bir araya gelmek, bu iki ayrı dünyayı birleştirmek gerçekten çok keyifli oldu.
Doğu Demirkol... Kesinlikle, bir araya gelince ortaya çıkan sinerji bizi de heyecanlandırdı. Şimdiden birbirimize anlattığımız yeni hikâyeler var; bazı projelerimizi şimdiden paylaştık ve üzerine düşünüyoruz. "İllaki bir ikili olalım" gibi bir zorunluluğumuz yok ama yeni projelerde yan yana gelme fikrine çok sıcak bakıyoruz.
Cem Gelinoğlu... Kafalarımız ve mizah anlayışlarımızda çok fazla ortak nokta var. En önemlisi de işin sadece komedi tarafını değil, değerli ve nitelikli tarafını da rahatça konuşabiliyoruz. Doğu bu konuda çok yapıcı, ben de öyleyim. Bu yüzden yeni iş birliklerine her zaman kapımız açık.
"KENDİ DÜNYAMA BAKIŞ AÇIMI YANSITACAK"
♦ Son yıllarda stand-up’a büyük bir ilgi var. Cem, duyduğuma göre sen de sahneye çıkmaya hazırlanıyorsun...
Cem Gelinoğlu... Evet, hazırlıklara başladım. Doğu ve diğer komedyen arkadaşlarımla da konuştum; "Pasta bölünecek, ne diyorsunuz?" diye takıldım tabii ama sağ olsunlar çok desteklediler. Kendi dünyama bakış açımı yansıtan bir oyun hazırladım ve yazım sürecini bitirdim. Yaklaşık 3 - 4 hafta içinde oyunu oturtup denemelerin ardından sahnelemeye başlayacağım.
"TOPLUMSAL DEĞERLER FAZLA ZORLANABİLİYOR"
♦ Doğu, sence bu ilginin nedeni insanların filtrelenmemiş hikâyelere duyduğu açlık mı?
Doğu Demirkol... Olabilir, insanlar daha rahat bir ortamda bir şeyler dinlemek istiyor. Artık kendimizi o kadar çok kısıtlıyoruz ki şaka yaparken Jako papağanı gibi olduk ama bu rahatlığın da bir sınırı olmalı; insanın kendi öz filtresi, bir vicdanı olmalı. Bazen rahat olacağız diye toplumsal değerler fazla zorlanabiliyor. Sadece kan donduran veya tabu yıkan espriler üzerinden gitmek mizahı çeşitlendirmiyor.
"O CESARETİ TOPLADIM"
♦ Cem, gösterinin teması ne olacak?
Cem Gelinoğlu... Zihnimin hayatımı ne kadar zorladığı üzerine bir tema seçtim. İnsanın kendiyle savaşı... Bende "ön lob" biraz fazla çalışıyor; takıntılar, kusursuz olma çabası, aşırı mantık arayışı... Bu durum insanı bazen sıkıcı veya didaktik yapabiliyor. Kusursuz olayım derken kendinizi çok saçma durumların içinde bulabiliyorsunuz. Benim hikâyem tam olarak bu.
Doğu Demirkol... Vay be! 10 yıldır anlatıyorum, bana sorsalar bir temam var mı bilmiyorum. (Gülüyor) Cem ağabey her şeyi planlayarak, çalışarak yapıyor; ben daha içgüdüselim.
Cem Gelinoğlu... Bence Doğu doğduğunda stand-up’çıydı. Bir kelimeye can katmasını çok seviyorum; ona dümdüz "Şişe" dedirtin, o şişeyi komik söylemenin bir yolunu bulur. Ben kendimi birdenbire o denize atmalıyım. Çok iyi çalışıp binlerce kişinin karşısına geçince ya batacağım ya da hazırlıklı olduğum için başaracağım. Kendi zihnime şunu söyledim: "Kötü geçebilir, ben de bir insanım." Bu kabulü yapınca o cesareti topladım ve notlarımı birleştirdim.
♦ İlk sahne öncesinde güvendiğin insanlara özel deneme gösterileri yapacak mısın?
Cem Gelinoğlu... Yapmayı planlıyorum ama aslında yakınlarımın önünde daha çok heyecanlanıyorum. Birkaç komedyen arkadaşımı çağırmayı da düşündüm fakat bu konuda henüz net değilim. Bir stand-up’çı arkadaşımın beni izlemesi bende nasıl bir baskı yaratır, tam emin olamıyorum. Belki önce tek başıma süreci biraz toparlarım, ardından onlara özel bir gösterim yaparım; bakacağız.
"SEVGİLİM AYŞE İLE İLGİLİ ŞAKALAR VAR"
♦ Doğu, gösterinde yenilikler var. Konu başlıklarını ne kadar süreyle ya da kaç gösteriye göre yeniliyorsun?
Doğu Demirkol... İlişkiler önceki gösterilerimde de vardı ama daha geneldi, şimdi biraz daha Ayşe ile (Sevgilisi Ayşe Kırca) ilgili şakalar var. Çünkü sosyal, kültürel yetiştiriliş farklılıkları var. Onun dünyası, benim dünyam. Ben Amasya’da memur çocuğu olarak yaşamış bir karakterim, o da İstanbul’da ve yurt dışında yaşamış bir karakter. Buradaki çatışmalardan beslendiğim bir şeyler var ama bu tabii ki bizim özelimizde bir şey değil. Aslında ikimizin çatışması toplumdaki çatışmayı özetleyen bir şey oldu. Oradan yola çıkıp genel bir toplum analizi oldu. Aslında yayınlandıkça yenilemek lâzım ama ben yaşadıkça yeniliyorum. Bir şey yaşadıysam o hafta onu ekliyorum. En azından bir kısmı değişiyor.
"NE KÜÇÜMSÜYOR NE DE MUCİZE OLARAK GÖRÜYORUM"
♦ Gelecekte yapay zekâdan bir Doğu Demirkol veya bir Cem Gelinoğlu çıkar mı?
Cem Gelinoğlu... Bence 5 sene sonraki yapay zekâ, hepimizi şaşırtacak bir noktaya gelebilir. Zaten dünya çapında başarılı işler yapmış pek çok komedyenin tüm verilerine ve davranış biçimlerine sahip. Ancak günün sonunda biz insan olarak karşımızda duygusu olan birini görmek isteriz; o yüzden bu konuda büyük bir kaygım yok. Yapay zekâ karakterlerin birebir aynısını modelleyebilir ama o 'Ruhu' vermek, izleyicinin asıl sevdiği o insani dokunuşu yakalamak başka bir şey. Ben yapay zekâyı ne küçümsüyorum ne de mucize olarak görüyorum. İkisinin ortasında, biz üreten insanlara müthiş yardımcı olan bir araç. Eskiden 10 günde tamamladığımız teknik işleri artık bir saatte halledebiliyoruz.
"ETKİSİ YARI YARIYA"
♦ Peki bu kolaylık üretim arzusunu nasıl etkiler? İnsanı tembelleştirir mi?
Cem Gelinoğlu... Bence etkisi yarı yarıya... Tembelleştiren bir tarafı olduğu kadar, sunduğu alternatiflerle size yeni şeyler öğreten bir tarafı da var. Kendi senaryo sürecimde ona başvurduğumda bazen şunu hissediyorum: Belki bana doğrudan o "Şifalı" ana fikri vermiyor ama farklı seçenekler sunarak zihnimi serbest dolaşıma çıkarıyor. Onun sunduğu bir fikirden yola çıkarak çok daha iyisini bulabiliyorum. Yanınızda sürekli "Şu şöyle olsa nasıl olur?" diyebileceğiniz bir partner gibi... Fikri beğenmeseniz bile üzerine bir şey koyabiliyorsunuz. Günün sonunda, yazdıklarınız üzerine film kritiği yapabileceğiniz, size anında cevap veren bir mekanizmanın olması üretim süreci için çok değerli.
Ahlat Ağacı "YERİ HER ZAMAN AYRI KALACAK"
♦ Doğu; hem Nuri Bilge Ceylan hem de Zeki Demirkubuz gibi Türkiye’nin en ödüllü iki yönetmeniyle çalıştın. Bu deneyimler sana neler kattı?
Doğu Demirkol... Benim için çok özel ve güzel bir süreçti. Zeki Demirkubuz’un projesinde daha kısa bir rolüm vardı, bir haftada tamamladık. Nuri Bilge Ceylan’ın 'Ahlat Ağacı' ise 4 ay süren, çok daha yoğun bir mesaiydi. İkisi ağırlık olarak farklı işlerdi ama her ikisi de müthiş tecrübelerdi. Çekimler sırasında kendimi biraz 'Oyun' modunda tutmaya çalıştım; işin ciddiyetini ve büyüklüğünü çok fazla düşünürsem üzerimde baskı yaratır, özgürlüğümü kısıtlar ve stres yaparım diye daha rahat bir tavır takındım. Ancak filmi geçenlerde tekrar izlediğimde, yapılan işin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anladım. 'Ahlat Ağacı'nın yeri bende her zaman ayrı kalacak.
"PLAN YAPMAMAYI AMA HAZIRLIKLI OLMAYI ÖĞRENDİM"
♦ Cem, senin komedi dışında farklı bir türde film planın var mı?
Cem Gelinoğlu... Aslında zihnimde biriktirdiğim bazı distopik fikirler var, onları hayata geçirmeyi çok istiyorum. O projelerin neresinde olurum bilemiyorum; belki sadece yönetmek isterim. Şu an izleyicilerimizin bizden beklentisi tamamen gülmek üzerine, biliyorum ama bu işler biraz vitrinde beğendiğiniz bir şeye rastlamak ya da birdenbire aşık olmak gibidir; doğru projenin doğru zamanda karşınıza çıkması gerekir. Tabii ki dram türünde de oynamayı çok isterim. Artık sadece komedyenlikte değil, oyunculuk zanaatında da çok çalıştığımı ve piştiğimi düşünüyorum.
♦ O halde bu yönde bir planın var diyebilir miyiz?
Cem Gelinoğlu... Şöyle söyleyeyim; plan yapmamayı ama hazırlıklı olmayı öğrendim. Sadece işime odaklanıyorum ve üzerine çalışıyorum. Bir teklif geldiğinde bana uygun olup olmadığına bakarak ilerliyorum. "Şu zamanda şunu yapacağım" gibi keskin bir takvimim yok ama o doğru zaman geldiğinde ben hazır olacağım.
"İNŞALLAH BİZİ BİR ARADA DA SEVERLER"
♦ Başka neler söylemek istersiniz?
Doğu Demirkol... Elimizden geleni yaptık. Bence film çok komik oldu. İnşallah herkes beğenir. Salondan çıktıklarında; "Rahatladık. Oh! Dünya varmış" duygusuyla çıkarlarsa çok mutlu oluruz.
Cem Gelinoğlu... Benim de tam duygum böyle. Çünkü gerçekten uğraşıyorsunuz, emek veriyorsunuz. İnşallah bizi bir arada da severler, bir arada gülerler.